Şirket, devlet kontrolündeki British Steel ile Speciality Steel UK (SSUK) varlıklarının tek bir alıcıya satılmasının sektör açısından daha güçlü bir yapı oluşturacağını savundu. Bu iki varlığın tek çatı altında birleşmesi halinde, ülkenin en büyük çelik üreticisinin ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Şirketin CEO’su Alan Svoboda, İngiliz hükümetine yaptığı çağrıda, güçlü bilanço yapısına ve sektör tecrübesine sahip bir oyuncunun tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklama, Sev.en’in 7 Steel markası üzerinden potansiyel bir alıcı olarak konumlanmak istediği şeklinde yorumlandı.
Sev.en, halihazırda Galler’in Cardiff kentindeki elektrik ark ocağı tesisine odaklanarak İngiltere’ye 100 milyon sterlin yatırım planlıyor. Şirket, uygun fırsat oluşması halinde ülkede “yüz milyonlarca sterlin” ek yatırım yapabileceğini de vurguladı. Yatırım planları arasında hidrojen bazlı yeni fırın teknolojileri de yer alıyor.
Öte yandan, olası bir satın alma süreci bazı kritik koşullara bağlı. Hükümetin SSUK için Norveçli girişim Blastr ile yürüttüğü görüşmelerden vazgeçmesi ve British Steel’in Çinli sahibi Jingye Group ile tazminat konusunda anlaşma sağlaması gerekiyor.
Svoboda, birleşik bir yapının daha az kamu desteği gerektireceğini ve daha sürdürülebilir bir çözüm sunacağını ifade ederken, istihdam tarafında ise ciddi kesintiler öngörmediklerini, çalışanların katma değeri yüksek nihai ürünlere yönlendirilebileceğini belirtti.
İngiltere hükümetinin ithalata yönelik %50’ye varan korumacı tarifeleri de Sev.en’in yatırım iştahını artıran unsurlar arasında gösterildi. Şirket, küresel çelik piyasasında zayıf seyrin devam ettiğini ancak uzun vadede İngiltere çelik sektörüne olan güvenlerinin sürdüğünü dile getirdi.
Olası bir satın alma senaryosunda Sev.en’in, Tata Steel’i geride bırakarak İngiltere’nin en büyük çelik üreticisi haline gelmesi mümkün görünüyor. Bu durum, grubun sahibi Pavel Tykač’ı ülke sanayisinde kilit oyunculardan biri haline getirebilir.
Sektör kaynakları, özellikle elektrik ark ocaklı tesislerin görece cazip varlıklar olduğunu, ancak British Steel’in düşük emisyonlu üretime geçiş için ciddi kamu desteğine ihtiyaç duyacağını vurguluyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı