Alman çelik sektörü, ciddi bir yapısal krizle karşı karşıya bulunmakta. Yüksek enerji fiyatları ve AB dışı ülkelerden artan çelik ithalatı, zayıf talep ve daralan marjlarla birleşerek sektörde oldukça zorlu bir piyasa ortamı oluşturmaktadır. Badische Stahlwerke (BSW) de bu koşullardan etkilenmiş olup, yüksek kapasite kullanımına rağmen 2025 yılını zarar ile kapatmıştır. Şirket, yılı daha çok stratejik yeniden yapılanma ve geleceğe hazırlık süreci olarak değerlendirmiştir. BSW, özellikle enerji maliyetleri ve ticaret koruma politikaları konusunda siyasi otoritelerden daha net ve kararlı adımlar atılmasını beklemektedir.
BSW Genel Müdürü Florian Glück, 2025 yılının şirket açısından zorlu geçtiğini ifade ederek, özellikle konut inşaatındaki zayıflığın talebi önemli ölçüde aşağı çektiğini belirtmiştir. Avrupa’da inşaat sektöründeki durgunluk nedeniyle ana ürün olan inşaat çeliğine yönelik talep düşük seviyelerde kalırken, küresel kapasite fazlası ve AB dışından gelen düşük maliyetli ürünler de piyasa üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. Buna ek olarak Almanya’daki yüksek enerji ve şebeke maliyetleri, enerji yoğun üretim yapan şirketler üzerinde önemli bir yük oluşturmaktadır.
Şirket, bu zorluklara karşı 2025 yılı içerisinde önemli bir yapısal adım atmış olup, Südwest Grubu’nun Hollandalı Van Merksteijn Group ile birleşmesiyle Reinforcing Steel Europe B.V. çatısı altında Avrupa ölçeğinde daha güçlü bir yapı oluşturulmuştur. Bu yapılanma ile Almanya, Hollanda, Belçika ve Fransa’daki üretim ve işleme tesisleri tek çatı altında toplanmış, üretimin grup içerisinde daha verimli şekilde değerlendirilmesi sağlanmıştır.
Zorlu piyasa koşullarına rağmen yüksek kapasite kullanımının sürdüğü, ancak kârlılığın ciddi şekilde baskı altında kaldığı belirtilen açıklamada, BSW’nin 2025 yılında üst üste üçüncü kez zarar açıkladığı ifade edilmektedir. Şirket, 2026 yılında maliyet optimizasyonu ve süreç iyileştirmelerine odaklanacağını, bununla birlikte Almanya’da çelik üretimi için daha rekabetçi bir çerçeveye ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaktadır.
Brüksel’de gündemde olan yeni ticaret koruma mekanizmalarına da değinen şirket, genel olarak bu adımları desteklemekle birlikte mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığını belirtmektedir. Özellikle çelik üretiminde ara ürünlerin kapsam dışında bırakılmasının, düşük maliyetli ithalatın devam etmesine yol açtığı ifade edilmektedir. Bu durumun Avrupa’da üretim yapan firmalar açısından rekabeti daha da zorlaştırdığı değerlendirilmektedir.
Enerji maliyetleri konusunda ise Almanya’daki elektrik fiyatlarının hâlen AB ortalamasının üzerinde seyrettiği belirtilmekte, mevcut destek mekanizmalarının parçalı yapısı nedeniyle yeterli etki oluşturmadığı ifade edilmektedir. Bu nedenle tüm araçları kapsayan daha bütüncül bir sanayi elektriği fiyat modeline ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır.
Genel değerlendirmede BSW, hem enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de ticaret politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, aksi halde Avrupa çelik sektörünün rekabet gücünün daha da zayıflayabileceği uyarısında bulunmaktadır.
Comments
No comment yet.