Şirket, bunun 15 milyon dolarlık ilk dış yatırım turunu 60 milyon dolar değerleme üzerinden tamamlarken, söz konusu yatırımın Yeni Zelanda'da bir derin teknoloji girişiminin ilk yatırım turunda ulaştığı en yüksek tutarlardan biri olduğu belirtiliyor.
Yatırım turuna Punakaiki Fund ve fon yöneticisi 2040 Ventures liderlik ederken, Outset Ventures, Motion Capital ve Icehouse Ventures da finansmana katıldı. Ayrıca adı açıklanmayan Avustralyalı bir sanayi müşterisi, şirkete 5 milyon dolar sermaye yatırımı yaparak kurucu yatırımcılar arasında yer aldı.
Demir üretim süresini saatlerden dakikalara indiriyor
CullBeck'in geliştirdiği teknoloji, geleneksel yüksek fırınlarda kullanılan kok kömürü yerine hidrojeni indirgeme olarak kullanıyor. Şirket, bu yöntem sayesinde demir üretim süresini 12-14 saatten yaklaşık 2,5 dakikaya düşürdüğünü ve laboratuvar ölçeğinde saatte yaklaşık 10 kilogram çelik üretebildiğini açıkladı.
Şirket, aldığı yatırımı NZ Steel'in Glenbrook tesisinin yanında kurulacak pilot üretim modülünün finansmanında kullanacak. 2027 yılının başında kurulması planlanan tesisin 2028 yılında faaliyete geçmesi ve saatte 2,5 ton üretim kapasitesine ulaşması hedefleniyor.
CullBeck'in geliştirdiği modüler sistem, kamyonla taşınabilecek büyüklükte tasarlanırken, Yeni Zelanda'nın titanomanyetit içeren siyah demir kumu rezervlerini işleyebilecek şekilde geliştirildi. Şirket, bu nedenle Endonezya ve Filipinler gibi benzer jeolojik yapıya sahip "Ring of Fire" ülkelerini öncelikli hedef pazarlar arasında görüyor.
1 milyar dolarlık gelir potansiyeli
Şirkete yatırım yapan Avustralyalı sanayi müşterisi, Glenbrook'daki pilot tesisin başarılı olması halinde 18 üretim modülü satın almayı planladığını açıkladı. CullBeck CEO'su ve kurucu ortağı Martin Hacon, bu planın gerçekleşmesi durumunda şirket için 1 milyar doların üzerinde gelir yaratabileceğini belirtti.
Ancak söz konusu rakamın imzalanmış bir satış sözleşmesini değil, pilot tesisin başarıyla tamamlanmasına bağlı potansiyel siparişleri ifade ettiği vurgulanıyor. Şirket ayrıca Endonezya ve Filipinler'den de ilgi gördüğünü açıkladı.
İlk aşamada gri hidrojen kullanılacak
CullBeck'in teknolojisi uzun vadede sıfır emisyonlu çelik üretimini hedeflese de, ilk ticari uygulamalarda gri hidrojen kullanılacak. Doğal gazdan üretilen gri hidrojen, kok kömürünün kullanımını ortadan kaldırsa da hidrojen üretimi sırasında karbon emisyonu oluşturuyor.
Şirket, hidrojen maliyetlerinin düşmesi veya yeşil hidrojen arzının artmasıyla birlikte sistemin ilerleyen dönemde tamamen düşük karbonlu üretime geçebileceğini belirtiyor.
Dünya genelinde yılda yaklaşık 2 milyar ton çelik üretilirken, sektör küresel karbon emisyonlarının %7-8'ini oluşturuyor. Bu nedenle hidrojen bazlı demir üretim teknolojileri, çelik sanayisinin karbon ayak izini azaltmaya yönelik en önemli çözümler arasında gösteriliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı