Urtim Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Urfalılar, “Son dört yıldır her sene çok ciddi büyüme rakamlarına imza atan ailemiz büyüme rasyolarından ziyade ekibine önem veren bir strateji uygulayarak insan sermayesine de ciddi bir yatırım yapmıştır. Dünyada ilk beş kalıp ve iskele firmasından biri olmak ana hedefimiz” dedi. Odak noktalarının sıfır hatalı, standartlara uygun ürünler üretmek olduğunu söyleyen Urfalılar, ABD, Kanada, Asya Pasifik ülkeleri ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin hedef pazarları olduğunu kaydetti.
Urtim’in Hadımköy’de 21 bin metrekare fabrika ve 15 bin metrekare depolama alanıyla yılda 45 bin ton civarında üretim yapan bir firma olduğunu vurgulayan Urfalılar, “Urtim, sektörünün amiral gemisidir. Kaynak proseslerimizin yüzde 95’ini robotik hatlarla yapan firmamız beş kıtada yaklaşık 50 ülkeye birinci sınıf ürünler ihraç etmektedir. Ar-Ge çalışmaları, insana yatırım ve standartlara uygun ürün üretme konusundaki taviz vermez tutumumuz bizi sektörümüzdeki diğer firmalardan ayrıştıran ana unsurlardır” ifadelerinde bulundu. Otomasyon ve robotik üretimin hız ve kalite anlamında büyük bir fayda sunmakla beraber ciddi tasarruf da sağladığına vurgu yapan Urfalılar, “Dünya piyasalarına hizmet verebilmek için aynı standartlarla ürün yapabilmek çok önemli ve biz bu konuda oldukça iddialıyız. Burada tekrar bir parantez açarak insana yaptığımız yatırımlarımızın bizi en az teknolojik yatırımlar kadar heyecanlandırdığını ve son beş senedir firmamızın bir nevi kabuk değiştirdiğini de belirtmek isterim” şeklinde konuştu.
"Mega projelerden altyapı projelerine kadar çözüm ortağıyız"
Türkiye’de yapılan A+ niteliğindeki hemen hemen tüm projelerde yer aldıklarını, 3’üncü Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İzmir’deki Star Rafinerisi, Tüpraş Rafinerisi, Çamlıca Camii gibi projelere çözüm ortağı olduklarını dile getiren Urfalılar, imza attıkları projelere şu örnekleri verdi: “Metro inşaatlarında, büyük konut projelerinde mesela; Akasya, Batı Şehir, Avrupa Konutları, Nispetiye 10, Sinpaş projeleri, Kalyon İnşaat'ın Kartal Devlet Hastanesi, Ağaoğlu 1453, TOBB’un Yedi Mavi, Cengiz-Alarko Çanakkale vb. ilk akla gelen iş ortağı olduğumuz projeler. Yurt dışında Tekfen, Çalık, Rönesans, Enka gibi ENR 225 içinde yer alan global inşaat firmalarıyla ciddi projelerimiz var.”
Kalıp-iskele sektöründe gelişmiş ülkelerde satıştan çok kiralama sisteminin mevcut olduğunu ve firma olarak bu anlayışla ilerlediklerini kaydeden Urfalılar, “Önümüzdeki dönemlerde tıpkı kurumsal araç kiralama firmaları gibi bizim sektörümüzde de ciddi boyutta kiralama operasyonları olacak. Yurt içindeki kiralama faliyetlerimize ek olarak yurt dışı projeler için de kiralama operasyonlarına hazırlanıyoruz. Ayrıca uzun zamandan beri uygulamakta olduğumuz buyback modelinin yani proje süresi sonrası geri alma garantili satış stratejimizde oldukça iyi sonuçlar sağlamıştır” dedi.
"Sektör, 550 milyon euro büyüklüğünü üç katına çıkarabilir"
Türk kalıp ve iskele sektörüne yönelik değerlendirmelerde bulunan Urfalılar, sektörün şu an yıllık 550 milyon euro civarında bir büyüklüğe sahip olduğunu vurguladı. Urfalılar, “Hem ülkemizin potansiyeli hem de hinterlantımız olan ülkelerin sağlayacağı büyüme ile bu rakamın kısa sürede üç katına çıkma şansı vardır. Sektör olarak buna odaklanmamız gerekmektedir” dedi. Urfalılar, sektöre yönelik değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“Özellikle 1 Temmuz 2015 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından devreye sokulmuş olan ‘Güvenli İskele’ kullanımı zorunluluğu ve TSE’nin çalışmaları sonucunda Euroscaf gibi emniyetli ürünlerin piyasaya çıkması özellikle merdiven altı dediğimiz haksız rekabeti de getiren güvensiz iskelelerin kullanımı engelledi. Özellikle iş kazaları ve dolayısıyla işçi ölümleri radikal bir düşüş trendine girdi. Benzer bir standart çalışmasını kalıp sektörü için Ayna Komitesi Üyesi olduğum TSE ile beraber hayata geçirmek için Bakanlığın denetiminde yürütüyoruz. Bu bağlamda Avrupa Standartlar Komitesi’nin (CEN) toplantılarına Teknik Müdürümüz Cevdat Dal katılmakta ve aktif rol almaktadır. Amacımız, standartların belirlenmesi ve ona uygun ürünler üretilmesinin zorunlu kılınarak haksız rekabet ve ondan daha da önemlisi işçi sağlığını ön planda tutan ürünleri pazara kazandırmaktır. Sektörün hedefi ise önce 1.5, arkasından 3-5 milyar dolar ihracat rakamlarına ulaşmak olmalıdır.”
Comments
No comment yet.