Mülkiyet, imar ve iskan sorunu yaşanan YEDPA Ticaret Merkezi'ni ziyaret ederek esnafla bir araya gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, bu sıkıntıların en kısa sürede giderilmesi için çalışma yürüteceklerinin sözünü vererek ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Üçüncü Havalimanı Yabancı Ülkeleri Rahatsız Ediyor”
Bakan Özhaseki, İstanbul'da yapımı süren üçüncü havalimanının önemine değindi.
Bu projenin arkasında seneler süren uğraşın olduğunu anlatan Özhaseki, şunları anlattı:
"Dünya birbirini yiyor. Almanya'nın rahatsızlığının sebebinin birisi o, en önemli sebeplerinden birisi bu. Frankfurt Havalimanı'nın pabucu dama atılıyor. Hollandalıların kudurmasının sebebi bu, Amsterdam Havalimanı'nın pabucu dama atılıyor. Bunun gerisinde çok uzun bir süreç var. Bütün projelerin ciddi şekilde düşünülüp hedef konularak devam ettirilmesi gereken bir Türkiye'de yaşıyoruz. Eğer güçlü olacaksak böyle büyük projeler yapmamız lazım, risk almamız lazım. Bunu 3-6 aylık hükümetlerle yapamayız."
Daha sonra, YEDPA'da yaşanan sorunlarla ilgili Yeni Çamlıca, Mimar Sinan ve Mevlana mahallelerinin sakinleriyle Ataşehir'de düğün salonundaki toplantıda bir araya gelen Özhaseki, vatandaşlara sıkıntıların giderilmesi için çalışma başlattıklarını aktardı.
Fas'ta iki ay önce gerçekleştirilen İklim Konferansı'na Türkiye'yi temsilen kendisinin gittiğini hatırlatan Özhaseki, 95'i cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık düzeyinde olmak üzere 195 ülkenin temsilcilerinin bu toplantılara katıldığını belirtti.
Toplantılarda mülteci krizinin de ele alındığını kaydeden Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:
"195 ülke toplanıp ne yapıyoruz? Küresel ısınma var, havaya saldığımız karbon miktarı arttı, bu da hayatı tehlikeye düşürüyor. Bunu ne yapmamız lazım, geri çekmemiz lazım. Bunu nasıl yapacağız? Bunun için Yeşil İklim Fonu oluşturacağız. Hepimizin 100 milyar dolar da para vermemiz lazım. Ülkeler bunun için çırpınıyorlar ve acayip nutuklar atıyorlar. 100 milyar dolar da bunun için para toplanıyor.
Türkiye'ye sıra geldiğinde kürsüye çıktım dedim ki biz çevreciyiz, çevre bize Cenabı Allah'ın bir emaneti. Korumak için elimizden geleni yaparız, buraya katkıda bulunuruz. Bundan kimsenin endişesi olmasın ancak dedim, bir şeyi merak ediyorum. Niçin önlüyoruz küresel ısınmayı? Biyoçeşitlilik ölmesin, yani otlar kurumasın diye. Başka? Denizdeki canlıların bazılarının hayatiyeti son bulmasın yani balıklar ölmesin diye. Otlar kurumasın, balıklar da ölmesin diye 100 milyar dolar ayıran insanlık alemi, dünya milletleri size şimdi soruyorum, şu anda açık denizlerde çocuklar boğuluyor haberiniz var mı dedim. O çocuklar da canlı, o çocukların otlar kadar haysiyeti yok mu? Ölen insanların o balıklar kadar değeri yok mu? Sizin ülkenize iki tane mülteci gireceği zaman çalım atıp yere düşürüyorsunuz, tel örgüler çekiyorsunuz. Niye onları hiç düşünmüyorsunuz dedim. Onlar insandan sayılmıyor mu dedim. Otlar için 100 milyar dolar toplayan insanlar, hepsi gözüme bakıyorlar yani bizim dünyamıza bakışları böyle bunu anlatmaya çalışıyorum. Göstermelik bir soytarılık içerisindeler. İki gün önce haberlerde yine bir tane Batılı itfaiyeci köpek ölmek üzere, gitmiş suni teneffüs yapıyor, onu alkışlıyorlar ama alt satırlarda zavallı Suriye'den kaçan ailelerin 5 çocuğu boğulmuş. Onu parlatıyorlar, bunu göstermiyorlar. Onlar köpeklere verdikleri değer kadar bizim insanımıza değer vermiyorlar, biz bunun farkındayız."
Comments
No comment yet.