Steel Network
12,851.49 TRY BIST 100 BIST 100
50.80 EUR EUR EUR
43.28 USD USD USD
6.25 CNY CNY CNY
0.12 CNY CNY/EUR CNY/EUR
35.09 TRY Interest Interest
64.45 USD Fossil Oil Fossil Oil
5.85 USD Copper Copper
138.23 USD Silver Silver
104.09 USD Iron Ore Iron Ore
351.00 USD Shipbreaking Scrap Shipbreaking Scrap
6,909.19 TRY Gold (gr) Gold (gr)
103.00 USD Iron Ore 61% Fe Iron Ore 61% Fe

Binalar Depremde Sığınak Olmalı

Deprem ülkesi Türkiye’de nüfusun yüzde 95’i yani yaklaşık 76 milyon kişi deprem tehdidi altında yaşıyor. Türkiye’deki 20 milyona yaklaşan konut stoğunun yaklaşık yüzde 40’ı projesiz, yüzde 67’si ruhsatsız. Deprem gibi bir doğal afette yıkılabilecek riskli bina oranı ise yüzde 60. Tüm bu rakamların ülkemizdeki vahim tabloyu gözler önüne serdiğini belirten Areon Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Süha Yılmaz, 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümünde deprem gerçeğine karşı alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Yılmaz, binaların deprem anında kaçılacak değil, güvenle sığınılacak yerler olması gerektiğini vurguladı...

Binalar Depremde Sığınak Olmalı

Dünyanın en önemli ve hareketli coğrafi kuşaklarından birinde yer alan Türkiye’de, bugüne kadar ağır kayıpların yaşandığı birçok deprem meydana geldi. 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen Marmara depreminde resmi raporlara göre; 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı. Bu depremde 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 işyeri de hasar gördü. Marmara ve ardından 2011 yılında yaşanan Van depremleri de gösteriyor ki, ülkemizde depreme karşı ciddi önlemler alınması şart. Üstelik kapımızda büyük Marmara depremi varken beklemek için bir an bile zamanımız yok!

“76 milyon kişi deprem tehdidi altında"

17 Ağustos depreminin yıldönümünde, önümüzdeki dönemde daha fazla acı yaşamamak için alınması gereken önlemlere dikkat çeken Areon Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Süha Yılmaz, AFAD verilerine göre 80 milyonu aşan Türkiye nüfusunun yüzde 95’inin, yani yaklaşık 76 milyon vatandaşımızın deprem tehdidi altında yaşadığını hatırlattı. Depremlerin oluşturacağı hasarları azaltmanın en etkin iki yolunun, depreme dayanıklı yapılar inşa etmek ve toplumu depreme karşı eğitmek olduğunu belirten Süha Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti;

“Binalar, deprem anında kaçılacak değil, içine güvenle sığınılacak yerler olmalı. Doğru konut projeleri üretilmesi ciddi bir mühendislik işi. Zemin etüdünden projelendirmeye, malzeme kalitesinden yapım faaliyetine kadar bina üretim sürecinin her aşamasında alınacak mühendislik hizmeti kritik önem taşıyor. Güvenilir inşaat firmalarının uzman mühendis ekipleriyle, mevcut deprem ve yapı denetim yönetmeliğine uygun, orijinal projeye sadık kalarak inşa ettiği projeler sağlam ve güvenli yaşam alanları olarak öne çıkıyor.

Depreme karşı hazırlıklı olabilmek için elbette tüm ilgili resmi ve özel kurum ve kuruluşlara kanun ve yönetmeliklerde belirtildiği üzere görevler düşüyor. Ancak tüketicilerin de bilinçli olması gerekiyor. Sadece projenin konumuna, dış cephesine, sosyal donatılarına ya da konutun manzarasına, banyosuna, mutfağına aldanarak ev satın almak doğru bir yaklaşım değil. Binanın zemin etüdü raporuna bakılması, statik değerlerin sorgulanması, gerekirse mimar ya da mühendis gibi bir uzmana danışılması ve detaylı araştırma yapılması çok önemli. Bunun için de toplumun geneline ulaşacak nitelikli bilinçlendirme projelerinin geliştirilmesi şart. Özetle, ülkemizde binanın tasarımından yapımı ve denetimine kadar tüm aşamaları kapsayan bütüncül bir sistem kurulması ve toplumda güvenli yapı bilinci oluşturulması gerekiyor.“

“Kentsel dönüşüm Türkiye için bir devrim„
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası verilerine göre, Türkiye’deki 20 milyona yaklaşan konut stoğunun yaklaşık yüzde 40’ının projesiz ve yüzde 67’sinin ruhsatsız olduğunu ifade eden Süha Yılmaz, deprem gibi bir doğal afette yıkılma riski taşıyan bina oranının yüzde 60 olduğuna dikkat çekti. Tüm bu rakamların ülkemizdeki vahim tabloyu gözler önüne serdiğini belirten Yılmaz, bu noktada kentsel dönüşümün Türkiye için adeta bir devrim niteliğinde olduğunu söyledi. Yılmaz, kentsel dönüşüm sürecinin hızlanması için kamu ve özel sektörün gayretlerinin yanı sıra bina sakinlerinin de güvenle yaşayacakları konutlar inşa edilmesine yardımcı olmaları için uzlaşmacı olmaları gerektiğini bildirdi.

Binaların sadece depreme dayanıklı olmasının yeterli olmadığını söyleyen Yılmaz, her yönüyle çağdaş bina niteliklerini taşıyan sürdürülebilir projeler hayata geçirilmesi gerekliliğini vurguladı. Kentsel dönüşümün sadece yapısal bir yenilenme olmadığının da altını çizen Yılmaz, bu sürecin düşük yapı kalitesi, plansız kentleşme, ulaşım ve altyapı alanlarının yetersizliği gibi sorunlara da çare olacağını belirtti.
 

Comments

No comment yet.

Only +plus subscribers can access this content.

SUBSCRIBE now to share your thoughts on the markets and get more comments.
SUBSCRIBE If you already have an account Sign In

Most read news

Limak Holding highlighted artificial intelligence and women engineers at Davos

Wednesday, January 21, 2026

The Aegean Mining Exporters' Association:We aim for exports of USD 1.5 billion in 2026 and over USD 2 billion in 2030

Monday, January 19, 2026

Gökhan Sığın became the new CEO of Vestel

Monday, January 19, 2026

Dutch nail producer moves manufacturing operations to Türkiye

Monday, January 19, 2026

EU approves Germany’s EUR 200 million hydrogen support in Canada

Monday, January 19, 2026
Follow List
Expand
Your watch list is empty

Add your favorite commodities for quick access and don't miss the latest price change news.


There are no news categories you follow
Edit Notification Preferences
E-bulletin subscription
Sign up to receive the latest news and daily iron prices by e-mail and sms
Become a Plus Subscriber Now!
Try it free for 3 days!
Subscribe Now
Neutral Prices
Be informed
Provincial Iron Prices
Comments and Analysis
Subscribe Now