NİHAL ÖZKEN
Mortgage faizlerinin, 10 yıl vadede yüzde 0.95’e kadar düşmesi, gayrimenkul sektörünü hayli hareketlendirdi. Resmi veriler, son bir ayda bankalara ev kredisi için başvuranların ‘5’ kat arttığını söylüyor. Akgün, 2017 yılında konut kredi faizlerinin yüzde 0.60’lara kadar düşmesini beklediklerini ifade ederek, “Sektörde asıl hareketlilik o zaman başlayacak” dedi.
Gelişmelerin piyasalara ve vatandaşa etkisini, İzmir Emlak Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Akgün ile konuştuk… İşte, Akgün’ün, www.insaatnoktasi.com takipçilerine özel değerlendirmeleri…
* Emlak piyasasında son durum nedir?
Hükümet, ekonominin can suyu inşaat sektöründe hareketliliği sağlamak için konut kredi faiz oranlarının indirimi yönünde telkinde bulundu. Böylece oranlar 0.90-0.95 bandına kadar geriledi. Böylece son bir yıldır yaşadığımız gerginlikler, olumsuz gelişmeler; yerini rehavete bıraktı. Hem hükümetin ‘pozitif’ açıklamaları hem de 15 Temmuz darbe girişiminden ekonominin çok da fazla yara almayışı, gayrimenkul sektöründe hareketliliğin devamını sağladı. Yatırımcılar, vatandaşlar konut edinimini ertelemedi. Emlak satışlarında Kurban Bayramı öncesine göre yüzde 35’lik artış var.
Önümüzdeki süreçte de faiz indirimi bekliyoruz. Konut kredi faizlerinin, 2017’nin ilk yarısında yüzde 0.60’a kadar ineceğini öngörüyoruz. Bu noktada, daha önce faizlerin 0.90-0.95 seviyelerine ineceği öngörümüzün gerçekleştiğini de hatırlatmak istiyorum. Özellikle Aralık ayından itibaren konut satışında düşüş beklentimiz var. Mart 2017 ile birlikte alımlar yeniden başlayacaktır.
KONUT KREDİ FAİZLERİNDE OLMASI GEREKEN YÜZDE 0.25-0.30
Aslında mortgage kredisi faiz oranlarının yüzde 0.25-0.30 seviyelerinde olması gerekiyor. İnşaat sektörünün hareketliliği için bu şarttır. Burada banka kartelinin kırılması lazım. Hükümet özel bir statü oluşturabilir. Yurtdışından, düşük faiz oranlarıyla borçlanma bulanabiliyor. Türkiye’ye de bu fonlar girebilir. Girmesine engel bir şey yok. Bankalar, yıllık yüzde 2-3 faizle bile kâr eder. Faizlerin bu seviyeye gerilemesiyle birlikte, bugünkü konut kredilerinden elde edilen gelirin bir misli fazlası elde edilecektir. Çünkü vazgeçilmez bir yatırım olarak konut sektörü daha da öne çıkacaktır.
* İzmir’de konut fiyatlarının yüksek olduğu görüşü var… Ne diyorsunuz?
İzmir’de konut fiyatları gerçeği yansıtmamaktadır. İzmir’de konutlar yüzde 50 fazlasıyla satılmaktadır. Yani 450 bin liralık konutun değeri aslında 300 bin liradır. Bunun da sebebi arsa fiyatlarının yüksekliğidir. Müteahhit üç konut üretiyorsa ikisini arsa sahibine veriyor. Biriyle de hem giderlerini karşılamaya hem de para kazanmaya çalışıyor. Bugün en akıllıca yatırım, arsa alıp kat karşılığı arsa sahibine vermektir.
* İzmir’deki yeni konut projelerini nasıl buluyorsunuz?
Müteahhitler, yıllarca sürecek mahkemelerden ziyade boş alanları tercih ediyor. İzmir’in kuzey, güney aksında, özellikle Bornova çevresinde boş arazilerin çok çabuk satıldığını ve projelendirildiğini görüyoruz. 300-500 konutluk dev projeler; sosyal imkanlar, farklı bir yaşam standardı ve kalite sunuyor. Ancak bu durum, konut fiyatlarının yükselmesini de tetikliyor. Bireysel müteahhitin yaptığı 3-5 konutun fiyatı da aşağı yukarı aynı ölçekte artıyor.
İZMİR, KENTSEL DÖNÜŞÜMDE SINIFTA KALDI
* İzmir’de kentsel dönüşümü nasıl buluyorsunuz?
Tamamen fiyaskodur. Göstermelik vardır, sınıfta kalmıştır. Kentte ne yazık ki yeterince arsa üretimi yok. Dolayısıyla kentsel dönüşüm, bina yık-bina yap şekline dönüştü. Yerel yönetimin bakışı böyle gittikçe, kent dönüşümü 200 yılda bitmez. “Sadece halkla anlaşarak kentsel dönüşüm yapacağım” mantığı asla gerçekleri yansıtmıyor. Hem vatandaşla anlaşacaksın hem de yasaların öngördüğü şekilde mahalle bazında, ada bazında yapacaksın. Müteahhitler Federasyonu’ndan destek alınarak ihaleler açılmalı. Kent dönüşüm ancak bu şekilde hızlandırılabilir.
Comments
No comment yet.