Şirketten yapılan açıklamada, thyssenkrupp’un çelik segmentinin yeniden yapılandırılmasında önemli ilerleme kaydettiği vurgulandı. Özellikle IG Metall ile varılan toplu yeniden yapılandırma anlaşması ve Duisburg’un güneyindeki tesisin geleceğine ilişkin hissedarlar mutabakatının bu sürecin temel unsurları arasında yer aldığı belirtildi.
Avrupa’daki düzenleyici çerçevenin de önemli ölçüde değişerek daha elverişli hale geldiğine dikkat çekildi. European Union’ın çelik üretimini stratejik bir sektör olarak konumlandırdığı, küresel aşırı kapasite ve damping etkilerine karşı koruma önlemlerini artırdığı ifade edildi. Bu kapsamda ithalat kotalarının sıkılaştırılması, kota aşımında tarifelerin iki katına çıkarılması, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın devreye alınması ve AB Çelik Eylem Planı’nın oluşturulması öne çıkan adımlar arasında gösterildi. Ukrayna’daki savaşın enerji maliyetlerini artırmasına rağmen sektör için uzun vadeli görünümün daha istikrarlı hale geldiği kaydedildi.
thyssenkrupp AG CEO’su Miguel López, çelik faaliyetlerinin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, şirket içinde, sendikalarla ve Avrupa’daki politika yapıcılarla prensipte uzlaşı sağlanmasının ardından kârlı büyüme koşullarının geçmişe kıyasla daha güçlü olduğunu belirtti. López, Jindal’ın süreç boyunca yapıcı bir ortak olduğunu ancak görüşmelerin şimdilik durdurulması konusunda ortak karar alındığını ifade etti.
Narendra Misra ise müzakereler süresince yürütülen iş birliğine teşekkür ederek, anlaşmanın askıya alınmasına rağmen taraflar arasındaki ilişkilerin sürdüğünü ve Avrupa’da düşük karbonlu çelik üretimi hedefinin korunduğunu söyledi.
Şirket, thyssenkrupp Steel Europe’un bağımsız bir yapı haline getirilmesi hedefinin değişmediğini vurguladı. Bu doğrultuda yeniden yapılandırma sürecinin şirket bünyesinde sürdürüleceği belirtildi. Son aylarda belirlenen endüstriyel strateji ve sendikalarla yapılan anlaşmaların, yapısal zorlukların aşılması için güçlü bir temel oluşturduğu ifade edildi.
Ayrıca, Salzgitter AG ile HKM tesisinin geleceğine yönelik Şubat ayında varılan mutabakatın, Duisburg’un güneyindeki tesis için yeni perspektifler sunduğu kaydedildi. Politik karar alıcıların da özellikle haksız rekabet ve küresel kapasite fazlası konularında sektöre yönelik adımlarını artırdığı belirtildi.
thyssenkrupp AG, ACES 2030 stratejisi kapsamında iş kollarını ayırmayı veya üçüncü taraf yatırımlarına açmayı planlıyor. Bu çerçevede şirketin bir finansal holding yapısına dönüşmesi hedefleniyor. Orta vadede ise thyssenkrupp Steel Europe’un bağımsız bir yapıya kavuşması ve şirketin azınlık hissesiyle varlığını sürdürmesi amaçlanıyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı