Piyasada yön arayışı sürerken, Kardemir satışları ile Merkez Bankası’nın politika adımları kısa vadede referans alınan başlıca göstergeler haline gelmiş durumda. Türk çelik piyasasında şu aşamada gözlenen durağanlık geçici bir görünüm sergilese de, özellikle girdi maliyetlerinin yüksek seyri fiyatların aşağı yönlü hareketini sınırlıyor ve yukarı yönlü ihtimali canlı tutuyor.
Geçtiğimiz haftalarda uzun çelik segmentinde yaşanan hızlı yükselişin ardından üreticiler, hem iç piyasada hem de ihracat kanallarında talebi canlandırabilmek için fiyatlarda geri adım atmaya yöneldi. Buna rağmen satış tarafında belirgin bir toparlanma görülmemesi dikkat çekiyor. Haftanın ilerleyen günlerinde, enerji maliyetlerindeki artış ve ithal hurda fiyatlarının güçlü duruşuna karşın, yurtiçi inşaat demiri fiyatlarında hafif aşağı yönlü bir düzeltme yaşandı.
İhracat piyasasında ise Türk üreticilerin Mayıs sevkiyatlı inşaat demiri teklifleri 595-615$/ton FOB seviyesine gerilerken, bir önceki hafta bu aralığın 600-620$/ton FOB olduğu görülüyordu. Bu durum, dış pazarlarda rekabet koşullarının üreticileri fiyat esnekliğine zorladığını ortaya koyuyor.
İç piyasada fiyatlar bölgelere göre farklılaşmaya devam ediyor. İzmir’de 610$/ton seviyeleri öne çıkarken, Marmara’da fiyatların 620$/ton civarında şekillendiği görülüyor. İskenderun bölgesinde ise bazı üreticilerin fiyatlarını 610$/ton seviyesine kadar taşıdığı dikkat çekiyor.
Yarı mamul tarafında yerli kütük satıcılarının teklifleri 540-550$/ton EXW bandında bulunuyor. İthal tarafta Rusya menşeli kütükler 495-500$/ton CFR seviyelerinden teklif edilirken, alıcıların beklentisi yaklaşık 490$/ton CFR civarında yoğunlaşıyor. Çin menşeli yarı mamuller ise 510-515$/ton EXW seviyelerinden bağlanabilirken, önceki hafta 500-515$/ton CFR aralığında işlem gördüğü biliniyor.
Genel tabloya bakıldığında, talep tarafındaki zayıflık fiyatlar üzerinde baskı yaratmaya devam etse de, maliyet kaynaklı destek piyasanın sert bir düşüş eğilimine girmesini engelliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde fiyat hareketlerinin, hem talep dinamikleri hem de maliyet unsurlarının etkileşimiyle şekillenmesi bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı