Şirket tarafından yapılan açıklamada, bu adımın son teknoloji düşük karbonlu alüminyum eritme teknolojisinin yaygınlaştırılması açısından önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulandı.
Mart ayında başlatılan devreye alma sürecinin, toplam 96 yeni potanın kademeli olarak faaliyete geçirilmesiyle 2026 yılının sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Söz konusu genişleme ile tesisin üretim kapasitesi yıllık yaklaşık 160.000 metrik ton birincil alüminyum artacak ve AP60 teknolojisiyle üretilen toplam kapasite 220.000 metrik tona ulaşacak.
AP60 genişletme projesi, Arvida’da kurulması planlanan alüminyum geri dönüşüm merkeziyle birlikte değerlendirildiğinde, Haziran ayında tamamlanması beklenen eski Arvida üretim tesislerinin kapanmasıyla ortaya çıkacak üretim kaybını fazlasıyla telafi edecek. Bu yönüyle proje, üretim sürekliliğini sağlarken aynı zamanda daha modern ve çevreci bir üretim altyapısına geçişi temsil ediyor.
Projenin ekonomik etkileri de dikkat çekici boyutta. Genişleme sayesinde yerel ölçekte yaklaşık 100 kalıcı ve yüksek nitelikli istihdam doğrudan desteklenecek. Bunun yanında tedarik zinciri genelinde iş gücü konsolidasyonuna katkı sağlanması bekleniyor. İnşaat sürecinin en yoğun döneminde 1.500’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, yükleniciler ve tedarikçiler aracılığıyla yapılan harcamalar Quebec ekonomisine 1 milyar doların üzerinde katkı sundu.
Rio Tinto’nun Quebec’teki yüz yılı aşkın geçmişinin yeni bir aşamasını temsil eden bu yatırım, şirketin Kuzey Amerika’daki müşterilerine ulaşım, inşaat, elektrik uygulamaları ve tüketim malları sektörleri için düşük karbonlu ve yüksek kaliteli alüminyum tedarik etme kapasitesini önemli ölçüde güçlendiriyor.
Şirketin Araştırma ve Geliştirme ekipleri tarafından geliştirilen AP60 teknolojisi, ticari ölçekte mevcut en verimli ve en düşük karbonlu alüminyum üretim teknolojileri arasında yer alıyor. Rio Tinto’nun Kanada’daki operasyonlarında kullanılan hidroelektrik enerji ile birlikte değerlendirildiğinde, bu teknoloji sektör ortalamasına kıyasla ton başına alüminyum üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını yaklaşık altıda bire indiriyor. Ayrıca, Arvida’daki eski eritme teknolojisine göre emisyonları yarı yarıya azaltırken, ince partikül maddelerde %90’a varan düşüş sağlıyor.
AP60 genişletme projesi aynı zamanda ELYSIS tarafından geliştirilen karbon içermeyen alüminyum elektroliz teknolojisine geçiş sürecini de destekliyor. Rio Tinto’nun da ortakları arasında yer aldığı bu girişim kapsamında, Saguenay-Lac-Saint-Jean’de bir gösteri tesisi inşa ediliyor. Kanada Hükümeti’nin Stratejik İnovasyon Fonu ile desteklenen ve Investissement Quebec iş birliğiyle yürütülen bu proje, alüminyum üretim sürecinden kaynaklanan doğrudan sera gazı emisyonlarını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Söz konusu teknolojinin en dikkat çekici özelliği ise üretim sırasında yan ürün olarak yalnızca oksijen açığa çıkarması.
Rio Tinto Alüminyum ve Lityum CEO’su Jérôme Pécresse, projeye ilişkin değerlendirmesinde Quebec’in 100 yılı aşkın süredir alüminyum sektörünün merkezlerinden biri olduğunu belirterek, AP60 teknolojisi sayesinde şirketin önümüzdeki on yıllar için güçlü bir konuma ulaştığını ifade etti. Pécresse, bu yatırımın Batı dünyasında son on yıldan uzun bir süredir hayata geçirilen ilk büyük birincil alüminyum projesi olduğuna dikkat çekerek, Rio Tinto’nun düşük karbonlu ve ileri teknoloji çözümler geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı.
Pécresse ayrıca, genişletilen AP60 tesisinin Kuzey Amerika pazarındaki rekabet gücünü artıracağını, şirketin sunduğu ürün çeşitliliğini geliştireceğini ve Quebec’teki operasyonların verimliliğini yükselteceğini belirtti. Yeni tesis sayesinde karbon emisyonlarının eski Arvida eritme tesisine kıyasla yıllık yaklaşık 290.000 ton azaltılmasının beklendiğini ifade eden Pécresse, ELYSIS gösteri tesisinin inşasıyla birlikte Rio Tinto’nun düşük karbonlu alüminyum tedarikinde güvenilir ve yenilikçi bir oyuncu konumunu pekiştirdiğini dile getirdi.
Mélanie Joly ise yaptığı açıklamada, Rio Tinto’nun bir asırdır Quebec’in sanayi altyapısının temel taşlarından biri olduğunu belirterek, şirketin yarattığı istihdam ve toplumsal katkıya dikkat çekti. Küresel rekabetin arttığı bir dönemde hükümetin Rio Tinto gibi ortaklarla birlikte çalışarak alüminyum sektörünü güçlendirmeyi ve yenilikçi teknolojileri desteklemeyi sürdürdüğünü ifade etti.
Quebec hükümeti adına konuşan Christine Fréchette ise ABD gümrük vergilerine ilişkin küresel belirsizliklere rağmen bu yatırımın, hem hükümetin hem de Rio Tinto’nun Quebec ekonomisine olan güvenini ortaya koyduğunu belirtti. Fréchette, projenin eyalet ekonomisi açısından kritik öneme sahip alüminyum sektörünün modernizasyonuna ve kademeli olarak karbonsuzlaştırılmasına katkı sağladığını ifade ederek, Quebec’in sürdürülebilir alüminyum üretiminde küresel liderliğini pekiştirdiğini vurguladı.
Teknik verilere göre AP60 teknolojisi ile üretilen her ton alüminyum yaklaşık 1,6 ton CO2e emisyonuna neden olurken, Arvida’daki mevcut eski teknoloji bu değeri yaklaşık 3,2 ton seviyesinde tutuyor. Küresel sektör ortalaması ise ton başına yaklaşık 10,9 ton CO2e emisyon olarak hesaplanıyor. Bu veriler, AP60 teknolojisinin hem çevresel performans hem de verimlilik açısından sektörde önemli bir sıçrama anlamına geldiğini ortaya koyuyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı