AB kurumları arasında sağlanan uzlaşma, mevcut çelik koruma önlemlerinin 1 Temmuz 2026’da sona ermesinin ardından devreye girecek yeni bir tarife-kota sistemi oluşturuyor. Yeni düzenleme kapsamında çelik ithalat kotalarının 2024 seviyelerine kıyasla yaklaşık %47 azaltılması, kota dışı ithalata uygulanan verginin ise %50’ye çıkarılması öngörülüyor.
Outokumpu, söz konusu düzenlemenin Avrupa çelik sektörünü küresel aşırı kapasite, haksız rekabet ve karbon kaçağı risklerine karşı daha güçlü koruyacağı görüşünü paylaştı. Şirket, düşük talep, Asya kaynaklı düşük fiyatlı ithalat ve ABD’deki yüksek gümrük vergileri nedeniyle Avrupa üreticilerinin kapasite kullanımında ciddi düşüş yaşandığını belirtti.
Şirket ayrıca serbest ticareti desteklediklerini ancak bunun adil rekabet koşullarıyla mümkün olabileceğini vurguladı. Outokumpu, Asya’dan Avrupa’ya yönelik sübvansiyonlu çelik ithalatı ve mevcut koruma önlemlerinin aşılmasının sektörde dengesizlik yarattığını ifade etti.
Açıklamada, Outokumpu CEO’su Kati ter Horst’un değerlendirmelerine de yer verildi. Ter Horst, Avrupa’nın düşük karbon ayak izine sahip paslanmaz çelik üretimine dikkat çekerek, Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması’nın (CBAM) önemli bir dengeleme unsuru olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Şirket ayrıca “eritme ve döküm (melt and pour)” ilkesinin düzenlemede yer almasını desteklediğini açıkladı. Bu ilke kapsamında çeliğin üretildiği ülkenin, ürünün menşeinin belirlenmesinde esas alınması ve böylece üçüncü ülkeler üzerinden kota aşımının önlenmesi hedefleniyor.
Yeni sistemde, kullanılmayan ithalat kotalarının ilk yıl çeyrekler arasında devredilebilmesine izin verilirken, sonraki yıllarda bu uygulamanın Avrupa Komisyonu tarafından ürün bazında yeniden değerlendirileceği bildirildi. Outokumpu, bu esnekliğin tedarik zinciri istikrarı açısından önemli olduğunu ifade etti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı