Asya’dan navlun maliyetlerinin hızla yükselmesiyle birlikte Rus tedarikçiler Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi pazarlarda tekliflerini artırma imkânı buldu. Bu bölgelerde Rus menşeli HRC ve yarı mamul ürün fiyatları yaklaşık $5–15/t artış gösterdi. Jeopolitik gerilimler sürdüğü sürece fiyatların yüksek kalabileceği öngörülse de, bölgedeki alıcılar alımlar konusunda temkinli davranmayı sürdürüyor.
Çin sevkiyatlarına yönelik navlun maliyetlerindeki artış, piyasadaki bu değişimin başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Orta Doğu’daki gerilimin tırmanmasının ardından Çin’den Türkiye, Kuzey Afrika, Lübnan ve Suriye gibi destinasyonlara gönderilen sıcak haddelenmiş rulonun taşıma maliyetleri önemli ölçüde yükseldi ve teslim fiyatlarını yaklaşık $20–30/t artırdı. Bu durum, Rus ihracatçıların rekabet gücünü korurken fiyatlarını yükseltmeleri için fırsat yarattı.
Nisan–Mayıs sevkiyatlı Rus sıcak haddelenmiş rulolar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki düzenli alıcılara CFR $490–495/t seviyelerinde sunulurken, Türkiye için teklifler $485–490/t CFR civarında bulunuyor. Yaptırımlara tabi olmayan bir Rus çelik üreticisinin ise mayıs teslimatı için Türkiye’deki ithalatçılara yönelik tekliflerini $525/t CFR seviyesinden $535–540/t CFR aralığına yükselttiği bildiriliyor. Buna karşılık Çin menşeli sıcak haddelenmiş rulo teklifleri Türkiye’ye $530–545/t CFR seviyelerinde yer alıyor. Çin malzemesinin artan navlun maliyetleri nedeniyle pahalanması, Rus üreticilere avantaj sağlarken bazı durumlarda daha yüksek primlerle satış yapma imkânı doğuruyor.
Rusya’nın Karadeniz limanlarında sıcak haddelenmiş rulo ihracat fiyatları tedarikçiye bağlı olarak $440–515/t FOB aralığında değişiyor. Şubat ayında ortalama FOB fiyatlar yaklaşık %3 artarak $452/t seviyesine yükseldi. Son yıllara bakıldığında ise fiyatların genel olarak düşüş eğiliminde olduğu görülüyor. Ortalama fiyatlar 2022’de $705/t, 2023’te $587/t, 2024’te $525/t ve 2025’te yaklaşık $460/t seviyelerinde gerçekleşti.
Orta Doğu’daki gelişmeler Çin çelik ihracatını da etkileyebilir. Çinli üreticiler 2025 yılında yaklaşık 21,5 milyon ton sıcak haddelenmiş rulo ihraç etti ve bunun yaklaşık %17’si Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt, Katar, İran ve Bahreyn’in de aralarında bulunduğu Körfez ülkelerine gönderildi. Bazı Çinli üreticilerin bölgedeki alıcılarla yeni sözleşme imzalamayı durdurduğu, ayrıca Çin çeliği taşıyan bazı gemilerin rotalarını değiştirdiği bildiriliyor. Bu gelişmeler diğer pazarlardaki alıcıların Çin menşeli ürünlere yaklaşımını daha temkinli hale getirdi.
Çelik yarı mamul fiyatlarının da yükselmesi bekleniyor. Rus kütük ihracatçılarının Türkiye’ye yönelik tekliflerini $5/t artırarak $475/t CFR seviyesine çıkarmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Bunun temel nedeni, Türk alıcıların daha ucuz alternatiflere erişiminin sınırlı olabileceği ve Çin’den tedarikten kaçınabilecekleri beklentisi. Türkiye’ye mayıs teslimatı için yaklaşık 50.000 tonluk standart Çin kütük tekliflerinin $500–510/t CFR seviyesine yükseldiği, son işlemin ise $490/t civarında gerçekleştiği bildiriliyor.
Piyasa analistlerine göre, Orta Doğu’daki gerilimlerin lojistik akışları etkilemeye devam etmesi halinde mevcut fiyat ortamı sürebilir. Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye ve daha geniş MENA bölgesine sıcak haddelenmiş rulo tedarik eden en büyük ülkeler arasında yer alıyor. Alım kararlarının ise Rus tedarikçilerin sunduğu indirim seviyesine ve Asya’dan gelen sevkiyatların navlun maliyetlerinin seyrine bağlı olması bekleniyor. Deniz taşımacılığının normalleşmesi veya Çinli üreticilerin fiyatlarını aşağı yönlü revize etmesi halinde Rus tedarikçilerin mevcut avantajı azalabilir.
Rus ihracatçılar ayrıca İran kaynaklı arzın azalmasından da fayda sağlayabilir. İran’ın 2025 yılında yaklaşık 31,8 milyon ton çelik üretimiyle dünyada 10. sırada yer aldığı belirtiliyor ve ihracatında yaşanabilecek herhangi bir düşüş diğer tedarikçiler için yeni fırsatlar yaratabilir.
Buna rağmen Türkiye ve MENA bölgesinde talep temkinli kalmaya devam ediyor. Türkiye’de yüksek faiz oranları ve inşaat sektörüne ilişkin belirsizlikler çelik tüketimini baskılamayı sürdürüyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki alıcılar ise jeopolitik riskler ve finansman zorluklarıyla karşı karşıya. Asya’dan gelen tekliflerin zayıflaması ilerleyen dönemde alımları teşvik edebilir, ancak gerçekleşecek işlem hacimleri büyük ölçüde navlun maliyetlerinin seyrine ve alıcıların daha yüksek fiyatları kabul etme isteğine bağlı olacak.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı