İran-ABD gerilimleri ve savaş durumu, İran çelik sektöründe üretim, ihracat ve lojistik üzerinde nasıl bir etki yarattı?
Öncelikle SteelRadar’a bu röportaj için teşekkür etmek istiyorum. Son 10 gündeki gelişmelerden zaten haberdar olduğunuzu biliyorum. Gerilimlerin sona ermesinden memnuniyet duymuştuk. Ancak 8 Temmuz’da ABD tarafından İran’ın güneyinde yeni bir saldırı gerçekleştirildi. Bu gelişmeler nedeniyle durum daha karmaşık hale geldi. Açıkçası, savaş ortamında İran’ın güney limanlarından yükleme yapmak isteyen alıcıların sayısı azalıyor. Olumlu bir gelişme yaşanabileceği konusunda umutluyduk, ancak son raporlara göre İran’da bir dizi füze saldırısı gerçekleştiğini gördük. Bekleyip ne olacağını görmemiz gerekiyor. Savaşın devam etmesi halinde ihracatın sürüp sürmeyeceğini henüz bilmiyoruz. Buna bağlı olarak navlun fiyatlarının artması bekleniyor. Eğer bir satın alma yöneticisiyseniz, durumun nasıl gelişeceğini görmek için bir süre beklemeniz gerektiğini düşünüyorum. Umarım bu gerilimler kısa sürede sona erer.
İranlı üreticiler üretime kesintisiz devam ediyor
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ardından İran’ın çelik ve hammadde sevkiyatlarında normalleşme başladı mı?
Üretim açısından baktığımızda, birkaç ay önce gerçekleşen saldırıların ardından onarım çalışmalarının başarıyla tamamlandığını ve MSC’deki 8 numaralı fırının yeniden faaliyete geçtiğini gördük. Bildiğiniz üzere MSC’nin sekiz fırını bulunuyor. 8 numaralı fırın saldırıda hasar görmüştü, ancak şu anda yeniden üretime başladı. Genel olarak çelik üretimi açısından İranlı şirketler faaliyetlerini düzgün bir şekilde sürdürebiliyor. Geçen yıla kıyasla bu yıl çelik üretimi biraz daha düşük olabilir. İhracat konusuna gelince, açıkladığım gibi son üç hafta boyunca her şey sorunsuz ilerliyordu. Gemi hareketlerine göre genel durum istikrarlıydı ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi sayısı her geçen gün artıyordu. Ancak yeni saldırılar ve ardından gelen tepkiler nedeniyle, artık gemi trafiğinin devam edip etmeyeceğini veya yeniden aksayıp aksamayacağını görmemiz gerekiyor.
Gaz ve elektrik kesintileri üretim maliyetlerini etkiliyor
Son gelişmeler, enerji maliyetleri, navlun ücretleri ve sigrta primleri açısından İranlı çelik üreticilerinin rekabet gücünü nasıl etkiledi?
İran çelik sektörü, büyük enerji arzı sorunları olmadığı sürece her zaman üretim maliyetleri açısından rekabetçi olmuştur. Beş yıl geriye baktığımızda bu tür sorunlarla karşılaşmıyorduk. Ancak son dört-beş yılda İran, yaz aylarında elektrik kesintileri ve kış aylarında gaz kesintileri yaşamaya başladı. Her iki durum da çelik üretimini etkiledi. Bu faktörlerin üretim maliyetlerini artırdığına inanıyorum.
Buna ek olarak, yaptırımlar nedeniyle ve özellikle savaş dönemlerinde navlun fiyatları önemli ölçüde arttı. Savaştan önce ve 9 Şubat’a kadar, İran’ın güney limanlarından Çin gibi destinasyonlara giden bazı gemiler için navlun fiyatları metrik ton başına 25 ABD dolarının altındaydı. Ancak liman yoğunluğu nedeniyle gemiler demirde beklerken gemi sahipleri de ek maliyetlerle karşılaşmak zorunda kaldı.
Genel olarak, son yaşanan saldırı sırasında İran’ın güney limanlarından Çin’in güney, kuzey ve nehir limanlarına yönelik navlun fiyatları sırasıyla metrik ton başına 36, 37 ve 38 ABD dolarına yükseldi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasından ve yaklaşık üç hafta önce ABD ablukasının kaldırılmasından sonra bile, petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 70-75 ABD dolarına gerilemesine rağmen navlun oranları yüksek kalmaya devam etti. Tüm bu faktörler, savaş durumuyla bağlantılı maliyetlerle birlikte, hammaddeler de dahil olmak üzere İran çelik ürünlerinin rekabet gücünü azalttı. Daha önce belirttiğim gibi, bu zorlukların çözüleceğini, yük hareketlerinin artacağını ve İran çelik ürünlerinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü yeniden kazanacağını umuyorum.
Ana zorluk uluslararası rekabet
2026’nın ikinci yarısında İran çelik sektörü için en büyük riskler ve fırsatlar neler olacak?
İlk ve en önemli konu savaş durumudur. Eklemek istediğim bir nokta şu ki, savaş nedeniyle bazı İran çelik ürünleri ve hammaddeleri alıcıları şimdiden başka ülkelere yönelmeye başladı. 13 Haziran ile 24 Haziran 2025 tarihleri arasında süren 12 günlük savaş sırasında ve ayrıca son Ramazan Savaşı döneminde, İran ürünlerinin düzenli alıcıları alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Bu nedenle, bunun en önemli zorluklardan biri olacağına inanıyorum. Vietnam da İran ile rekabet ediyor ve yakın zamanda dünyanın en büyük onuncu çelik üreticisi olarak İran’ı geride bıraktı. Uluslararası pazardaki bu artan rekabetin sektörün başlıca sorunu haline gelebileceğine inanıyorum.Üretim açısından bakıldığında, 2026’nın ikinci yarısındaki ana zorluk gaz arzındaki kesintiler olacaktır. İran’ın bu zorlukların üstesinden başarıyla geleceğini ve bu durumdan daha güçlü bir şekilde çıkacağını umuyorum.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı