Çelik üreticilerinin yanı sıra ekipman üreticileri, tedarikçiler, politika yapıcılar, çevre sivil toplum kuruluşları, finans kuruluşları ve akademisyenleri bir araya getiren iki günlük konferansta, sektörün geleceğinin iş birliği ve bilgi paylaşımında yattığı vurgulandı. Bu yılki forumda, çelik sektörünün bugüne kadarki yeşil dönüşüm ve geçiş süreci değerlendirilirken, iddialı iklim hedeflerine ulaşmak için üreticilerin daha hızlı ilerlemesini sağlayacak kritik kolaylaştırıcı faktörler tartışmaya açıldı.
Etkinliğin ilk gününde gerçekleştirilen açılış oturumunda, küresel geçiş sürecinin kapsamlı bir değerlendirmesi yapılarak forumun resmi startı verildi. Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Edwin Basson, Çolakoğlu Metalurji A.Ş. CEO'su Uğur Dalbeler ve Dünya Çelik Birliği İletişim ve İklim Savunuculuğu Direktörü Åsa Ekdahl tarafından gerçekleştirilen açılış konuşmalarının ardından, Dünya Çelik Birliği Sürdürülebilir Üretim Direktörü Andrew Purvis'in moderatörlüğünde "Risk ön plana çıktığında – fiziksel risk ve sigorta" başlıklı kritik bir panel düzenlendi. Panel kapsamında, Cenevre Birliği İklim Değişikliği ve Çevre Direktörü Dr. Maryam Golnaraghi, " Sigorta sektörüyle stratejik iş birliği temel iş ortamının dayanıklılığını artırır" isimli çalışmasına dayanan stratejik bir sunum gerçekleştirerek çelik ve sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu iklim risklerini katılımcılarla paylaştı.
Dr. Golnaraghi yaptığı sunumda, şiddetlenen aşırı hava olayları ve yavaş değişen iklim trendlerinin işletmelerin varlıklarını, operasyonlarını, tedarik zincirlerini, iş güçlerini ve lojistik süreçlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Karbonsuzlaştırma ile iklim direncinin birbiriyle derinden bağlantılı olduğunu ifade eden Golnaraghi, küresel ölçekte yaşanan ekonomik kayıpların yalnızca iklim değişikliğinden kaynaklanmadığına, yanlış arazi imar uygulamaları, güncelliğini yitirmiş yapı yönetmelikleri ve yaşlanan altyapı gibi sosyo-ekonomik kararların da işletmelerin kırılganlığını artırdığına dikkat çekti. Dirençlilik sorununun şirketler tarafından tek başına çözülemeyeceğini aktaran Golnaraghi, yerel yönetimlerden finansörlere kadar uzanan karmaşık bir paydaş ekosisteminin birlikte hareket etmesi gerektiğini, sigortacılar ve reasürörlerin ise bu dinamik risk ortamının en sonunda yer alarak ağır maliyetlerle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Artan sigorta maliyetlerinin ve teminat bulma zorluklarının sanayi projelerinin tasarım, inşa ve işletme süreçlerini sınırlamaya başladığına işaret eden Golnaraghi, sigorta şirketlerinin sürece geleneksel olarak sadece inşaat ve işletme aşamasında dahil olmasının artık yetersiz kaldığını bildirdi. Yeni dönemde sigorta risk mühendislerinin, yer seçimi ve fizibilite çalışmalarının yapıldığı en erken aşamalarda sürece entegre edilmesi gerektiğini savunan Golnaraghi, sigorta sektörüyle kurulacak ileriye dönük risk modellemesi, dirençlilik çözümlerinde Ar-Ge ve risk paylaşım ortaklıkları gibi stratejik iş birliklerinin endüstriyel müşterilerin karbonsuzlaştırma hedeflerine ulaşmasında ve prim maliyetlerinin düşürülmesinde hayati bir rol oynayacağını sözlerine ekledi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı