Bloomberg HT’ye konuşan Yayan, sektörün son dönemde hem fırsatlar hem de maliyet baskılarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, küresel gelişmelerin Türk çelik sektörüne etkilerini değerlendirdi.
Yayan, Çelik İhracatçıları Birliği’nin geçici verilerine işaret ederek, Türkiye’nin çelik ihracatının yılın ilk iki ayında ortalama %5 düşüş gösterdiğini, ancak mart ayında yeniden artış eğilimine girdiğini söyledi. Nisan ayının ilk 10 gününde ise ihracatta %30 artış kaydedildiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki kriz nedeniyle Çinli üreticilerin artan maliyetler sebebiyle sipariş kabul etmekte zorlandığını ifade eden Yayan, bu durumun Türkiye için avantaj oluşturduğunu belirtti. Çin’de maliyetlerin yükselmesinin, küresel ticarette dengeleri değiştirerek Türk çeliğine olan talebi artırabileceğini dile getirdi.
Yayan, geçmişte Yemen’de Husiler tarafından Babül Mendep Boğazı’na yönelik müdahaleler sonrasında Avrupa’dan Türkiye’ye çelik talebinin arttığını ve kotaların genişlediğini hatırlattı. Benzer bir sürecin Uzak Doğu kaynaklı siparişlerde de yaşanabileceğini ifade etti.
Öte yandan sektörün maliyet tarafında ciddi baskılarla karşı karşıya olduğunu belirten Yayan, özellikle hurda ithalatı, navlun ve sigorta giderlerinde önemli artışlar yaşandığını söyledi. Hurda fiyatlarının 360 dolardan 400 dolara kadar yükseldiğini belirten Yayan, bu artışın üreticiler açısından önemli bir zorluk oluşturduğunu vurguladı.
Avrupa Birliği’nin çelik ithalatına yönelik yeni düzenlemelerine de değinen Yayan, AB’nin ithalatı %50 oranında sınırlandırmayı hedefleyen ve mevcutta %38 seviyesinde olan ithalat payını %18’e indirmeyi amaçlayan çalışmayı kabul ettiğini aktardı. Türkiye’nin bu yeni düzenlemeler kapsamında özel bir konumda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yayan, serbest ticaret anlaşması çerçevesinde Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirecek şekilde pozitif ayrışması gerektiğini ifade etti.
Sektörün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yayan, Türkiye’de çelik sektörünün kapasite kullanım oranının %61 seviyesinde olduğunu söyledi. Daha verimli bir üretim yapısı için bu oranın artırılması gerektiğini belirten Yayan, karbon düzenleme mekanizmalarının da henüz tam olarak oturmadığına dikkat çekti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı