Şirketin 84 yıl önce kurulduğu şehirde hayata geçirilen proje, veri odaklı ve entegre üretim modeliyle madencilikte verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlamayı hedefliyor.
Yıllık 11,2 milyon ton üretim kapasitesine sahip Conceição 2 tesisinde gerçekleştirilen dönüşüm, yaklaşık 1,5 yıl sürdü ve toplam 51 farklı iyileştirme uygulaması hayata geçirildi. Proje kapsamında 100’ün üzerinde kamera sistemi kurulurken, 7 bin 300’den fazla ekipman ve sensör otomasyon altyapısına entegre edildi. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde üretim süreçlerindeki 400’den fazla değişken gerçek zamanlı olarak izlenip optimize ediliyor.
Vale Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Carlos Medeiros, projenin yalnızca teknolojik bir yatırım olmadığını vurgulayarak, “Usina Modelo, daha güvenli, daha öngörülebilir ve daha verimli bir üretim yapısının temelini oluşturuyor. Bu model, madencilikte rekabet gücünü artıracak yeni bir operasyon anlayışını temsil ediyor” dedi.
Yeni sistem sayesinde üretim süreçleri anlık olarak analiz edilerek cevherin özelliklerine göre otomatik ayarlamalar yapılabiliyor. Bu durum hem kaliteyi artırıyor hem de olası arızaların önceden tespit edilmesini sağlayarak plansız duruşları minimize ediyor. Yapay zekâ tabanlı kontrol mekanizmaları, üretim süreçlerinde insan müdahalesini azaltırken operasyonların daha stabil ve güvenli şekilde yürütülmesine imkân tanıyor.
Projenin sonuçları da kısa sürede somut şekilde ortaya çıktı. Pilot uygulama sürecinde tesisin verimliliği yüzde 25 artarken, 2024 yılı üretimi 9 milyon ton seviyesine ulaştı. Tesisin 2026 itibarıyla tam kapasite olan 11,2 milyon tona ulaşması hedefleniyor.
Ürün kalitesinde de önemli kazanımlar elde edildi. Özellikle düşük karbonlu çelik üretimi için kritik öneme sahip pellet feed üretiminde yüzde 40 artış sağlandı. Aynı zamanda çevresel performans da iyileştirildi. Cevher işleme sürecinde kullanılan gelişmiş analiz teknolojileri sayesinde atık içerisindeki demir oranı yüzde 26 azaltıldı. Bu gelişme, hem kaynak verimliliğini artırdı hem de atık miktarının düşürülmesine katkı sağladı.
Su yönetimi alanında da önemli ilerleme kaydedildi. Tesiste kullanılan suyun yüzde 92’si geri kazanılarak yeniden üretim sürecine dahil ediliyor. Bu sayede doğal kaynak kullanımı minimize edilirken sürdürülebilir üretim hedefleri destekleniyor.
İş sağlığı ve güvenliği açısından da dönüşüm dikkat çekiyor. Otomasyon, uzaktan kontrol sistemleri ve mekanik müdahale çözümleri sayesinde çalışanların riskli alanlara fiziksel erişimi önemli ölçüde azaltıldı. Operasyonlar büyük ölçüde kontrol merkezlerinden yönetilir hale gelirken, sahaya yalnızca ihtiyaç halinde müdahale ediliyor.
Vale Teknik Başkan Yardımcısı Rafael Bittar, tesisin dijital olgunluk seviyesinin önemli ölçüde yükseldiğini belirterek, “Artık operasyonel kararların tamamı gelişmiş sistemler tarafından destekleniyor. Bu durum, daha güvenli ve öngörülebilir bir üretim yapısı sağlarken verimliliği de artırıyor” ifadelerini kullandı.
Projenin hayata geçirilmesinde ABB ile stratejik iş birliği gerçekleştirildi. ABB, sistem entegrasyonu, otomasyon ve elektrifikasyon alanlarında destek sağlayarak farklı teknolojilerin uyum içinde çalışmasını mümkün kıldı. ABB Güney Amerika Madencilik Direktörü Fausto Almeida, projenin sektörde örnek bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti.
Usina Modelo programı aynı zamanda insan kaynağına yapılan yatırımla da öne çıkıyor. Tesis bünyesindeki 122 çalışan için toplam 2 bin 800 saati aşan eğitim programları düzenlenirken, çalışanların dijital yetkinliklerinin artırılması hedeflendi. Simülasyonlar ve sanal gerçeklik destekli eğitimlerle çalışanların yeni sisteme adaptasyonu sağlandı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı