Derin deniz hurda fiyatları, üreticilerin sıkışan marjları nedeniyle yatay seyrini koruyor. Nihai mamul tarafında talep neredeyse yok denecek kadar zayıf. Son dönemde yapılan hurda alımları ise yeni siparişlerden ziyade mevcut kontratları karşılamaya yönelik zorunlu tedarik olarak öne çıkıyor. Piyasada birçok üretici, ihtiyaç halinde kısa süreli duruşlarla süreci yönetip zaman kazanma seçeneğini masada tutuyor.
Avrupa ve Baltık bölgesinde ağır kış koşulları fiziksel akışı zorlaştırırken, 2026 yılına ilişkin büyüme beklentileri de sektöre güçlü bir toparlanma sinyali vermiyor. Buna karşın karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik temasların yoğunlaşması, orta-uzun vadede dönüşüm açısından pozitif bir başlık olarak değerlendiriliyor. Hurda politikalarında olası düzenlemeler ve krom ihracat vergisi ihtimali de sektör gündeminde yerini koruyor. Ayrıca yıl içerisinde çelik ürünlerine yönelik yeni ticari önlemlerin devreye alınması bekleniyor.
Genel tablo, hurda fiyatlarında aşağı yönlü riskin güçlendiğine işaret ediyor. Sektör temsilcileri, Şubat sonu–Mart başı döneminde 20 dolar/ton seviyesinde bir geri çekilmenin sürpriz olmayacağı görüşünde. Kısa vadede güçlü bir toparlanma beklentisi ise oldukça sınırlı.
Öte yandan Türk çelik üreticileri, zayıf yurtiçi inşaat talebi ve kısıtlı ihracat siparişleri nedeniyle özellikle uzun mamul ve inşaat demiri segmentinde dar marjlarla üretim yapmaya devam ediyor. Yurt içinde toplama kısıtları ve uluslararası navlunların görece sabit seyri, satıcıların teklif seviyelerini koruma eğilimini destekliyor. Ancak talep tarafında belirgin bir iyileşme görülmedikçe, piyasadaki kırılgan görünümün devam etmesi bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı