Gürsoy, soruşturmayı yürüten Ticaret Bakanlığı yetkililerine teşekkür ederek, alınan kararın yerli üretim dalının maruz kaldığı haksız rekabetin tespiti açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Çin menşeli firmalar için %24,85–%36 arasında belirlenen damping marjlarının sektör açısından önemli bir veri olduğunu ifade eden Gürsoy, Güney Kore menşeli ürünlerde belirlenen %10,48–%27 aralığındaki oranların ise sektör beklentilerinin altında kaldığını söyledi.
Gürsoy, “Damping uygulamalarının varlığı açıkça ortaya konmuştur. Ancak özellikle Güney Kore için belirlenen oranlar piyasadaki bozucu etkiyi tamamen ortadan kaldıracak seviyede değildir. Bazı ithalatçı firmalar, bu oranların ticareti sınırlayıcı bir etki yaratmayacağını değerlendiriyor ve ticari anlaşmalarını bu çerçevede şekillendiriyor. Güney Koreli ihracatçılar olası vergileri rahatlıkla karşılayabileceklerini ifade etmektedir. Bu nedenle belirlenen oranların piyasa üzerindeki caydırıcılığı dikkatle izlenmelidir,” dedi.
“Yerli üreticiler ciddi baskı altında”
Sektörün mevcut ekonomik koşullarına değinen Gürsoy, yerli üreticilerin son dönemde ciddi baskı altında olduğunu belirterek, 2025 yılında ithalatın arttığını ve kapasite kullanım oranlarının gerilediğini söyledi. Gürsoy’a göre, 2025’te Güney Kore’den yapılan ithalat 2024’e göre %21, Çin’den yapılan ithalat ise %32 artmıştır. 2021 ile 2025 karşılaştırıldığında ise Güney Kore’den yapılan ithalat %127, Çin’den yapılan ithalat %50 artış göstermiştir.
“Türkiye, Çin ve Güney Kore için önemli bir alternatif pazar”
Küresel ticaret gelişmelerine de değinen Gürsoy, Çin’in 2025 yılında tarihinin en yüksek çelik ihracat seviyelerine ulaştığını ve artan ticaret önlemlerinin Türkiye’yi bu ülkeler için önemli bir alternatif pazar haline getirdiğini ifade etti. Gürsoy, “Özellikle Güney Kore ile yürürlükte olan Serbest Ticaret Anlaşması nedeniyle gümrük vergisinin bulunmaması bu yönelimi daha da güçlendirmektedir,” dedi.
Gürsoy ayrıca, 2025 yılında Türkiye’nin toplam soğuk haddelenmiş, galvanizli ve boyalı sac ithalatının yaklaşık %27’sinin Güney Kore menşeli olduğunu ve Çin’in %31’lik pay ile öne çıktığını belirtti.
“Önlemlerin güçlü ve caydırıcı biçimde uygulanması kritik”
Son olarak Gürsoy, yerli üretim dalının maruz kaldığı zararın soruşturma bulgularıyla açıkça ortaya konduğunu vurgulayarak, “Önlemlerin güçlü ve caydırıcı biçimde uygulanması, Türkiye’nin üretim gücünün korunması ve yatırımların sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Süreç boyunca gösterdikleri hassasiyet ve titiz çalışmalarından dolayı Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz,” dedi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı