Yurtiçi hadde mamul fiyatlarının fabrika çıkış bazında genel olarak yatay seyretmesi, mevcut seviyelere kıyasla yaklaşık %1 düşüşle 590 $/ton civarında oluşması bekleniyor. Buna karşılık liman bazlı ihracat fiyatlarının güçlenmesi öngörülüyor. FOB fiyatlarının yaklaşık 500 $/ton seviyesine ulaşarak geçen yıla göre %9 civarında artış kaydedebileceği değerlendiriliyor.
2025 yılında ise yurtiçi prim ortalama 155 $/ton seviyesindeydi. Aynı dönemde EXW fiyatları yaklaşık 583 $/ton, ihracat fiyatları ise 458 $/ton FOB seviyelerinde gerçekleşmişti.
Son yıllarda Rus çelik üreticileri için iç piyasa daha yüksek marjlar sunuyordu. Bunun başlıca nedeni, yaptırımlar nedeniyle bazı ihracat pazarlarına erişimin kısıtlanmasıydı. 2026 yılında iç piyasada ruble bazında fiyatların kademeli olarak toparlanması mümkün görünse de, kurdaki olası zayıflama bu artışı dolar bazında sınırlayabilir. Bu durum, gelirlerini dengelemek isteyen üreticiler açısından ihracatı görece daha cazip hale getirebilir.
Fiyat baskısına en açık ürün gruplarının ise inşaat sektörüne doğrudan bağlı olan inşaat demiri ve diğer uzun mamuller olması bekleniyor. İnşaat faaliyetlerindeki zayıflama talep üzerinde şimdiden etkisini göstermeye başlamış durumda. Sanayi yatırımlarının düşük seyretmesi halinde çelik boru fiyatlarında da aşağı yönlü düzeltmeler gündeme gelebilir. Genel tabloya bakıldığında, sıkı kredi koşulları ile inşaat ve makine imalatı sektörlerindeki zayıf görünüm piyasanın yavaşlamasında belirleyici rol oynuyor.
Rusya’da çelik tüketimi son dönemde belirgin şekilde geriledi. 2025 yılında hadde mamul tüketimi yıllık bazda yaklaşık %14 düşerek 38,9 milyon tona geriledi. Ana tüketici sektörlerde toparlanma sağlanamazsa talepteki zayıf seyrin 2026 yılında da devam etmesi olası görülüyor.
Yıl sonuna doğru yurtiçi piyasanın ihracat alternatifine sağladığı primin mevcut seviyelere göre yaklaşık %20–25 daralabileceği değerlendiriliyor. Bazı ürün gruplarında iç ve dış piyasa fiyatları arasındaki farkın tek haneli seviyelere kadar gerilemesi, hatta bazı dönemlerde neredeyse ortadan kalkması mümkün. Nitekim Şubat ayının sonlarına doğru üreticiler inşaat demiri fiyatlarını ton başına yaklaşık 2.500 ruble artırmayı denedi. Bu artışın 3.000–5.000 ruble civarında bir prim yaratması bekleniyordu ancak piyasa bu artışı tam anlamıyla kabul etmedi.
Öte yandan Rusya’nın çelik ihracatında artış zaten başlamış durumda. 2025 yılında çelik ihracatı yıllık bazda %13 artarak 12,1 milyon tona ulaştı ve ülke dünyanın en büyük altı çelik tedarikçisi arasında yer aldı. İhracattaki büyüme, 2024 yılında uygulanan ihracat vergilerinin kaldırılması ve iç piyasadaki zayıf talep nedeniyle üreticilerin dış pazarlara yönelmesiyle desteklendi. Ürün gruplarına bağlı olarak gerçek ihracat hacminin açıklanan rakamların daha da üzerinde olabileceği ifade ediliyor.
Rus çeliği için en önemli ihracat pazarı Orta Doğu olmaya devam ediyor. Ancak bölgede artan jeopolitik riskler sevkiyatların daha fazla büyümesini zorlaştırabilir. Türkiye ve Kuzey Afrika da önemli ihracat noktaları arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra bazı hacimlerin aracılar üzerinden yeniden satış yoluyla Avrupa pazarına ulaşması da mümkün.
Küresel talep görünümü ise sınırlı da olsa destek sağlayabilir. Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomilerde çelik tüketiminin 2026 yılında yaklaşık %4,7 artması bekleniyor. Bu tablo Rus üreticilerin ihracatını 2025 seviyelerine kıyasla %5–10 artırmasına olanak tanıyabilir. Ancak yaptırımlar, lojistik zorluklar, ödeme kısıtlamaları ve dış pazarların sınırlı kapasitesi ihracattaki daha güçlü bir büyümeyi zorlaştırmaya devam edecektir.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı