Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (Dışyönder) Başkanı Dr. Hakan Çınar, ithalat rejiminde yapılan son düzenlemeler ve bazı ürün gruplarında artırılan ilave gümrük vergilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin yerli üretimini haksız dış rekabete karşı korumasının son derece önemli olduğunu belirten Çınar, gümrük vergilerinin tek başına bir sanayileşme politikası olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Çınar, “Türkiye elbette yerli üreticisini korumalıdır. Dünyada korumacılığın hızla yükseldiği, ülkelerin kendi sanayilerini ve stratejik sektörlerini güvence altına almaya çalıştığı bir dönemde bizim bunun dışında kalmamız düşünülemez. Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmalıyız. İthalatı pahalılaştırmak ile yerli üretimi güçlendirmek aynı şey değildir” dedi.
“KORUMA, ÜRETİCİ İÇİN KONFOR ALANINA DÖNÜŞMEMELİ”
İlave gümrük vergilerinin kısa vadede yerli üreticiye fiyat avantajı sağladığını ifade eden Çınar, uzun süreli ve performansa bağlı olmayan koruma politikalarının sanayide rekabet gücü sorununu çözmeyebileceğine dikkat çekti.
Çınar şöyle devam etti:
“Bir ürüne yüzde 20 veya yüzde 30 ilave vergi getirdiğinizde ithal ürünün maliyetini yükseltirsiniz. Böylece yerli üreticiye bir alan açarsınız. Buraya kadar doğru. Ancak asıl soru bundan sonra başlamaktadır. Yerli üretici bu süre içerisinde yatırım yapıyor mu? Kapasitesini artırıyor mu? Teknolojisini geliştiriyor mu? Verimliliğini yükseltiyor mu? İhracata yöneliyor mu? Eğer bunlar gerçekleşmiyorsa biz üreticiyi değil, mevcut maliyet yapısını koruyor olabiliriz.”
“TÜRKİYE ÜRETMEK İÇİN DE İTHALAT YAPIYOR”
Türkiye'nin ithalat yapısının dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirten Çınar, ithalatın önemli bölümünün sanayinin ihtiyaç duyduğu ham madde ve ara mallarından oluştuğunu vurguladı.
“Türkiye'nin ithalat meselesini sadece ‘yabancı ürün geliyor, yerli ürün satılmıyor’ şeklinde okumak büyük bir hata olur. Türkiye aynı zamanda üretmek için ithalat yapan bir ülkedir. Sanayicimiz birçok sektörde ham maddeyi, ara malını, teknolojik parçayı ve üretim ekipmanını dışarıdan temin ediyor. Dolayısıyla ithalata getirilen her yeni maliyetin ihracat üzerindeki etkisini de hesaplamak zorundayız.”
Çınar, yanlış ürün gruplarında veya yeterli yerli üretim kapasitesi bulunmadan uygulanan koruma tedbirlerinin Türk sanayicisinin maliyetlerini artırabileceği uyarısında bulundu.
“İthalatı pahalılaştırayım derken ihracatı pahalılaştırabiliriz. Bence bugün üzerinde en fazla düşünmemiz gereken risk budur.”
“KORUMA BİR HAK DEĞİL, SANAYİLEŞME SÖZLEŞMESİ OLMALI”
Türkiye'nin yeni bir koruma modeline ihtiyacı olduğunu ifade eden Çınar, “şartlı ve süreli koruma” modelinin tartışılması gerektiğini söyledi.
Çınar, “Devlet üreticiye ‘Seni üç yıl koruyorum ancak bu sürenin sonunda kapasiteni artırmanı, yatırım yapmanı, yerlilik oranını yükseltmeni, maliyetlerini düşürmeni ve mümkünse ihracata başlamanı bekliyorum’ diyebilmelidir. Koruma süresinin sonunda performans ölçülmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Yatırım yapan, istihdam oluşturan ve ihracata yönelen üreticinin desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini belirten Çınar, sadece yüksek gümrük duvarlarının arkasında faaliyet gösteren işletmeler için ise koruma politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“GÜMRÜK DUVARLARI FABRİKAYI KORUYABİLİR AMA FABRİKA KURMAZ”
Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gümrük duvarları fabrikayı koruyabilir ama fabrika kurmaz. Türkiye'nin sanayi politikasının temel hedefi ithalatı sürekli daha pahalı hale getirmek değil, Türkiye'de üretimi daha rekabetçi hale getirmek olmalıdır.
Enerji maliyetini, finansmana erişimi, teknoloji açığını, ölçek sorununu ve verimlilik problemini çözmeden yalnızca gümrük vergilerini yükselterek kalıcı bir sanayi politikası oluşturamayız.
Yerli üreticimizi mutlaka koruyalım. Ancak korurken dönüştürelim, büyütelim ve dünyayla rekabet edebilir hale getirelim. Çünkü Türkiye'nin ihtiyacı korunan fabrikalar değil, dünya ile rekabet eden fabrikalardır.”
DÜZENLEME HANGİ ÜRÜNLERE EK YÜK GETİRDİ
Yeni düzenlemede otomotiv ve yedek parça, elektrik-elektronik, soğutma sistemleri, LED, kablo ve bağlantı ekipmanları, plastik-kauçuk, lityum akümülatörler, lastikler, el aletleri, makine-sanayi ekipmanları ve oyuncaklar gibi geniş bir ürün grubunda ilave gümrük vergileri güncellendi; bazı oranlar yüzde 30'a kadar çıkıyor. Ayrıca 18 ürün grubunda gözetim düzenlemesi yapıldı ve PET resin ithalatında ton başına 120 dolar korunma önlemi getirildi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı