Habere göre ABD, Meksika'nın Kuzey Amerika dışından ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerine, ABD'nin uyguladığı Section 232 tarifelerine benzer vergiler getirmesini talep etti. Görüşmelerin, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın (USMCA) gözden geçirilmesi süreci kapsamında yürütüldüğü belirtildi.
ABD'nin amacı, ABD, Meksika ve Kanada'da üretilen çelik ürünlerine tanınan tercihli ticaret koşullarını korurken, özellikle Çin menşeli ürünlere karşı ortak bir dış tarife uygulanmasını sağlamak olarak değerlendiriliyor. Tarife oranları ve kapsama girecek ürünler üzerindeki müzakerelerin ise devam ettiği ifade edildi. Kaynaklardan biri, tarafların yıl sonuna kadar bir çerçeve anlaşmasına varmayı hedeflediğini aktardı.
ABD ile Meksika arasında USMCA'nın geleceğine ilişkin ikili görüşmeler sürerken, Washington yönetimi 1 Temmuz'da anlaşmayı mevcut haliyle yenilemek yerine müzakereleri kademeli olarak yürütme kararı almıştı. ABD'nin bu süreçte bölgesel menşe kurallarını sıkılaştırmayı ve Çin'in Kuzey Amerika tedarik zincirlerindeki rolünü sınırlandırmayı amaçladığı belirtiliyor.
Öte yandan, Çin Uluslararası Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Akademisi Kıdemli Araştırmacısı Zhou Mi, ABD'nin tarife konusunu USMCA müzakerelerinde bir pazarlık unsuru olarak kullandığını savundu. Zhou, Meksika'nın ABD'nin taleplerini tamamen yerine getirmesi halinde dahi müzakerelerin sorunsuz ilerleyeceğine dair bir garanti bulunmadığını belirterek, Washington'ın tarifeleri baskı aracı olarak kullanmayı sürdürebileceğini ifade etti.
Zhou, Meksika'nın bu yönde adım atmasının üreticilerin hammadde maliyetlerini artıracağını, ülkenin imalat sanayisinin rekabet gücünü zayıflatacağını ve ihracat performansını olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. ABD'nin ticaret korumacılığının maliyetini komşu ülkelere yüklemeye çalıştığını öne süren Zhou, bu yaklaşımı "ticari zorbalık" olarak nitelendirdi.
Çin Ticaret Bakanlığı da daha önce ABD'nin Section 232 kapsamında çelik ve alüminyum ithalatına uyguladığı vergileri yüzde 25'ten yüzde 50'ye yükseltmesini eleştirerek, bu uygulamanın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla bağdaşmadığını ve küresel tedarik zincirlerinde istikrarsızlığa yol açtığını açıklamıştı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı