EİB hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıya EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal, eski Pekin Ticaret Başmüşaviri Hakan Kızartıcı ve EİB Sanayi Sektörleri Uzmanı Kübra Bostancı konuşmacı olarak katıldı.
Toplantıda Çin'in dijital ticaret yapısı, e-ihracat destek mekanizmaları, pazara girişte dikkat edilmesi gereken unsurlar ve EİB'nin yürüttüğü Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamındaki çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı.
Öztürk: Çin, Türk ihracatçıları için önemli fırsatlar sunuyor
Toplantının açılışında konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin'in yaklaşık 5 trilyon dolarlık ticaret hacmi, 1,5 milyarlık nüfusu ve büyüyen orta gelir grubu ile Türk ürünleri açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.
Çin'de yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olduğunu belirten Öztürk, özellikle katma değerli Türk ürünleri için pazarda önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti.
Son dönemde Çin'den Türkiye'ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artışın ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik davetlerinin iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesi açısından önemli olduğunu dile getiren Öztürk, bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Öztürk, EİB olarak Çin pazarını stratejik önemde gördüklerini belirterek, 5-10 Kasım tarihlerinde Şanghay'da düzenlenecek CIIE kapsamında gerçekleştirilecek Türkiye Milli Katılım Organizasyonu ile firmaların Çinli alıcılarla buluşmasını sağlamayı amaçladıklarını kaydetti.
Çin pazarında başarılı olabilmek için doğru ürün konumlandırması, dijital pazarlama, Çin'in e-ticaret altyapısının etkin kullanılması ve güvenilir iş ortaklarıyla çalışmanın büyük önem taşıdığını ifade eden Öztürk, Çin'in önümüzdeki dönemde Türk ihracatçıları için önemli büyüme pazarlarından biri olacağını, bu pazara erken yatırım yapan firmaların avantaj elde edeceğini söyledi.
Öztürk ayrıca, Türkiye'nin 2026 yılının ocak-haziran döneminde Çin'e ihracatının yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştığını, iki ülke arasındaki 41,6 milyar dolarlık dış ticaret açığının azaltılmasında CIIE'nin önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
CIIE'de yedinci milli katılım organizasyonu gerçekleştirilecek
Toplantıda sunum yapan EİB Sanayi Sektörleri Uzmanı Kübra Bostancı, Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nın dünyanın yalnızca ithalata odaklanan ilk büyük uluslararası fuarı olduğunu belirtti.
2018 yılından bu yana her yıl 5-10 Kasım tarihleri arasında Şanghay'da düzenlenen fuarın Çin Ticaret Bakanlığı ile Şanghay Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildiğini belirten Bostancı, Dünya Ticaret Örgütü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı gibi uluslararası kuruluşların da organizasyona destek verdiğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl fuara 150'den fazla ülke ve bölgeden katılım sağlandığını, 4 binden fazla firmanın ürünlerini sergilediğini ve fuar alanının 430 bin metrekarenin üzerine çıktığını belirten Bostancı, organizasyonu 460 binden fazla profesyonel ziyaretçinin takip ettiğini, fuar kapsamında yaklaşık 83,5 milyar dolarlık ön anlaşma hacmine ulaşıldığını ifade etti.
Bostancı, CIIE'nin yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon olmadığını, Çinli ithalatçılar, distribütörler, perakende zincirleri ve sanayi kuruluşlarıyla doğrudan ticari bağlantılar kurulmasına imkân sağlayan küresel bir platform niteliği taşıdığını söyledi.
EİB'nin bu yıl CIIE kapsamında Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yedinci kez düzenleyeceğini belirten Bostancı, organizasyon kapsamında firmalara stant kurulumu, alan tahsisi, tanıtım faaliyetleri, lojistik hizmetleri ve çeşitli organizasyon destekleri sunulacağını kaydetti.
Bostancı, organizasyonun en önemli unsurlarından birinin ise firmaların talep ettikleri alıcı profillerine göre Çinli ithalatçılarla bire bir B2B iş görüşmelerinin planlanması olduğunu belirterek, bu sayede fuar ziyaretinin yalnızca ürün sergilemenin ötesine geçerek doğrudan ticari temaslara dönüşmesinin hedeflendiğini söyledi.
Katılım bedelinin nakliye dahil metrekare başına 950 dolar, nakliye hariç ise 925 dolar olarak belirlendiğini aktaran Bostancı, minimum 15 metrekare ile başvuru yapılabildiğini ve katılımcıların fuarın tamamlanmasının ardından gerekli şartları sağlamaları halinde katılım bedelinin yüzde 35'i oranında devlet desteğinden yararlanabildiğini ifade etti.
Hasan Önal: Çin'de dijital görünürlük artık zorunluluk
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal ise Çin'in yalnızca dünyanın en büyük üretim merkezi değil, aynı zamanda dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip olduğunu söyledi.
Çin'de tüketicilerin alışveriş ve ödeme işlemlerinde büyük ölçüde dijital platformları kullandığını belirten Önal, ihracat yapmak isteyen firmaların fiziksel satış kanallarının yanında dijital kanallarda da güçlü şekilde yer alması gerektiğini ifade etti.
Önal, firmaların Taobao, JD.com, Tmall, TikTok ve WeChat gibi platformların çalışma yapısını iyi analiz etmeleri gerektiğini belirterek, Çin'de canlı yayın üzerinden satış modellerinin de hızla yaygınlaştığını söyledi.
Çin pazarına girişte doğru yerel iş ortaklarıyla çalışmanın önemine değinen Önal, bazı e-ticaret platformlarında mağaza yönetimi, dijital pazarlama ve sipariş süreçlerinin yerel hizmet sağlayıcıları aracılığıyla yürütülebildiğini ifade etti.
E-ihracat destekleri anlatıldı
Önal, Ticaret Bakanlığı'nın firmaların uluslararası pazaryerlerinde faaliyet göstermesini desteklemek amacıyla çeşitli teşvik mekanizmaları oluşturduğunu belirtti.
Pazaryeri komisyonları, dijital reklam faaliyetleri, sipariş karşılama hizmetleri ve yurt dışındaki çeşitli e-ihracat faaliyetlerine yönelik farklı destek programları bulunduğunu ifade eden Önal, hedef ülkelerde bazı destek oranlarının yüzde 70'e kadar ulaştığını söyledi.
Firmaların Çin gibi pazarlarda yalnızca fuarlara katılmalarının yeterli olmadığını belirten Önal, dijital pazarlama faaliyetlerinin de eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Çin'de uzun vadeli başarı için sabırlı olunması gerektiğini vurgulayan Önal, Uzak Doğu pazarlarında kısa sürede yüksek kazanç beklemek yerine istikrarlı yatırım yapılmasının önemine dikkat çekti.
"Marka tescili ihmal edilmemeli"
Hasan Önal, Çin pazarına girmeyi planlayan firmaların marka tescili konusunda da erken hareket etmeleri gerektiğini söyledi.
Çin'de ileride faaliyet göstermeyi planlayan firmaların dahi markalarını önceden tescil ettirmelerinin faydalı olacağını belirten Önal, Ticaret Bakanlığı'nın bu alandaki çeşitli destek mekanizmalarının da ihracatçılara önemli avantajlar sağladığını ifade etti.
Önal ayrıca, Bakanlık tarafından geliştirilen Kolay İhracat Platformu üzerinden firmaların hedef ülkelere ilişkin iş kültürü, mevzuat, dijital pazaryerleri, ödeme sistemleri ve tüketici alışkanlıkları hakkında kapsamlı bilgilere ulaşabileceğini belirtti.
Kızartıcı deneyimlerini paylaştı
Toplantının son bölümünde konuşan eski Pekin Ticaret Başmüşaviri Hakan Kızartıcı ise Çin'de görev yaptığı dönemde edindiği tecrübeleri katılımcılarla paylaştı.
Kızartıcı, Çin pazarının dinamikleri, fuar kültürü ve iş yapma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, katılımcıların Çin pazarı ve CIIE'ye yönelik sorularını da yanıtladı.
Toplantı, katılımcı firmaların Çin pazarına giriş, e-ihracat destekleri, dijital ticaret uygulamaları ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı'na katılım süreçlerine ilişkin sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı