Küresel piyasaların hassas dengesi, Hürmüz Boğazı'nda tırmanan çatışmaların enerji ve sanayi sektörlerinde yarattığı şok dalgalarıyla bu hafta altüst oldu. Değişken ham petrol fiyatlarından Orta Doğu'daki daralan çelik tedarik zincirlerine kadar, krizin yansımaları Kahire'den Maskat'a kadar her yerde hissediliyor. İran kaynaklı çatışmaların başlamasıyla petrol fiyatları dramatik bir "V" grafiği çizdi. Uzun süreli bir abluka endişesiyle ham petrol fiyatları hızla 120 USD seviyelerine fırladı. Ancak, Trump yönetiminden gelen ve diplomatik bir çözümün yakın olabileceğine işaret eden açıklamaların ardından bu yükseliş kısmen frenlenerek fiyatlar tekrar 90 USD bandına çekildi.
Bu gevşemeye rağmen Asya piyasaları savunma pozisyonunu koruyor. Bölge genelinde hisse senetlerinde sert düşüşler yaşanırken, faiz oranları yükseldi ve yerel para birimleri güçlü ABD Doları karşısında değer kaybetti.
Enerji piyasaları gündemi meşgul ederken, Akdeniz hurda piyasasında da dinamikler değişiyor. Mısır'daki Avrupa hurdasına olan talep güçlü seyrini sürdürüyor; fabrikaların HMS 1&2 (80:20) için 365 USD/ton CFR eşiğinin üzerine çıkmaya istekli olduğu belirtiliyor.
Bu agresif fiyat teklifleri, Avrupalı ihracatçılar arasında stratejik bir eksen kaymasına neden oldu. Kargonun rotası giderek daha fazla Mısır limanlarına çevriliyor.
Cibuti ve Doğu Afrika: Stoklar Değerlendi, Arz Kısıtlı
Krizin en somut yansımaları bölgedeki kütük ve inşaat demiri fiyatlarında görülüyor. Özellikle Çin menşeli ürünlerde sert bir fiyat hareketi hakim. Kriz öncesi 490 USD olan Çin menşeli kütük CIF fiyatı, son iki hafta içinde 35 USD artarak ton başına 525 USD seviyesine ulaştı. Bu fiyat artışı sadece yeni sevkiyatları değil, halihazırda gemide olan ve limana ulaşmış mevcut yükleri de kapsıyor.
İthal inşaat demiri için yeni müşteri kabul edilmiyor; limandaki mevcut yüklerin tamamı satılmış durumda. Satıcılar, ellerinde kalan sınırlı stokları ise artan lojistik ve risk maliyetleri nedeniyle yüksek fiyattan pazara sunuyor.
45 Günlük Geri Sayım
Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda görünüm karamsarlaşıyor. Mevcut depo stoklarının en fazla 1 ila 1,5 ay yeteceği tahmin ediliyor. Bu sürenin aşılması halinde bölgeyi bekleyen riskler şunlar:
Çelik arzında kritik eksiklikler
İnşaat sektöründe ciddi operasyonel aksamalar
Stratejik Fiyat Düzenlemeleri
Artan lojistik maliyetlerini ve piyasadaki belirsizliği yansıtan şirket, temkinli bir fiyat artışına gitti. Artan genel giderleri dengelerken hassas olan piyasayı zorlamamak adına, hem kütük hem de inşaat demiri fiyatları ton başına 6-10 USD gibi makul bir oranda artırıldı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı