Öte yandan, jeopolitik gelişmeler enerji piyasaları üzerinden çelik sektörü açısından potansiyel bir risk unsuru oluşturmaya devam ediyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışı ve Katar’daki LNG üretim tesislerinde yaşanan duraklamalar, Avrupa doğal gaz fiyatlarında sert yükselişlere yol açtı. Özellikle Ras Laffan Sanayi Şehri’ndeki üretim aksamaları LNG arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı.
Enerji piyasası uzmanları, söz konusu gelişmelerin Avrupa ve küresel LNG tedarikinde belirsizlik ve fiyat dalgalanmalarını bir süre daha gündemde tutabileceğini belirtiyor. Ancak enerji maliyetlerindeki artışın çelik fiyatlarına henüz doğrudan ve net bir yansıması görülmedi. Piyasada genel beklenti, olası maliyet artışlarının önümüzdeki dönemde kademeli şekilde fiyatlara yansıyabileceği yönünde.
İşçilik tarafında fiyatlar şu ana kadar sabit kalırken, talep oldukça düşük seyrediyor. Piyasa katılımcıları, artan enerji maliyetleri ve jeopolitik risklerin spekülasyonu tetikleyerek üretim maliyetlerinden nihai ürün fiyatlarına, faiz oranlarından enflasyona ve en önemlisi talep daralmasına kadar uzanan bir domino etkisi yaratmasından endişe duyuyor. Bununla birlikte, İran’da olası bir hükümet değişikliğinin uzun vadede Avrupa için ticari ve enerji alanında fırsatlar doğurabileceği söylense de, bunun kısa vadeli fiyat oluşumlarına etkisi sınırlı görülüyor. Genel beklenti, fiyatların yalnızca spekülasyon kaynaklı dahi olsa yukarı yönlü baskı altında kalabileceği, ancak zayıf talep nedeniyle artışların kontrollü seyredeceği yönünde.
Avrupa çelik piyasası, geride bıraktığımız haftayı makroekonomik belirsizliklerin ve arz-talep dengesizliğinin gölgesinde, yatay-pozitif bir eğilimle tamamladı. I profil fiyatları kıta genelinde 750–770 €/t CPT seviyelerinde denge ararken, ticari çubuklar 665–675 €/t CPT bandında işlem görmüştür. Kuzey Avrupa piyasasının belirleyicisi olan Almanya’da inşaat demiri tekliflerinin 615 €/t CPT seviyesine kadar yükselmesi, lojistik maliyetlerin son fiyat üzerindeki baskısını teyit etmektedir. Benzer bir tablo sergileyen Polonya piyasasında ise filmaşin 635–660 €/t CPT bandıyla pozisyonunu korumuştur. Güney Avrupa’da ise İtalya inşaat demiri için 565–600 €/t EXW aralığındaki seyriyle rekabetçi bir ayrışma sergilemeye devam etmektedir.
Ek olarak, Vietnam’dan Avrupa’ya önemli miktarda yassı mamul gönderildiği bildiriliyor. PPGI, CRC ve HRC gibi ürünler, Avrupa müşterilerine satılırken, AB tarafından verilen varsayılan değerler yerine beyan edilen değerler üzerinden uygulanan CBAM nedeniyle fiyatlar olduğundan düşük görünüyor. Uzmanlara göre bu durum, ton başına yaklaşık 120 €’luk bir fiyat farkına denk geliyor ve önemli bir risk teşkil ediyor. Ekim ayında AB Komisyonu beyan edilen değerleri onaylamazsa, tüccarların önemli miktarda ek ödeme yapmak zorunda kalacağı belirtiliyor.
Genel olarak bu hafta Avrupa çelik piyasasında fiyatlar yatay ve hafif yukarı yönlü bir eğilim gösterirken, enerji maliyetlerindeki artış beklentisi piyasada temkinli bir fiyatlama davranışını beraberinde getirdi. Ancak zayıf talep, yukarı yönlü hareketlerin henüz güçlü ve kalıcı bir trende dönüşmesini engelliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı