1 Temmuz itibarıyla başlayacak yeni sürece değinen Kutay Kenan Ülkü, kotaların ciddi oranda düşeceğini ve kota aşımı durumunda uygulanacak vergilerin kesinleştiğini ifade etti. Bu dönemde piyasada çok fazla spekülasyon ve ispatlanmamış söylem bulunduğunu belirten Ülkü, bilgi kirliliği nedeniyle hem şirket olarak hem de kişisel olarak durum netleşene kadar temkinli kalmayı ve beklemeyi tercih ettiklerini söyledi. Traderlar olarak en büyük görevlerinin müşterinin ve üreticinin üzerindeki riski almak olduğunu vurgulayan Ülkü, mevcut şartlarda alınacak risklerin rasyonel sınırları aştığını kaydetti.
Avrupa Komisyonu’nun kotalarda gitmek istediği kısıtlamalara karşın, hangi ürün grubunda nasıl bir dağılım olacağının henüz net bilinmediğini dile getiren Ülkü, AB’nin 2018 yılından bu yana, yani ABD'nin 232 sayılı kararı devreye sokmasından beri ne yapacağına karar vermeye çalıştığını hatırlattı. ABD’nin aldığı kararlarla piyasadaki belirsizliği ortadan kaldırdığını ve herkesin önünü görmesini sağladığını söyleyen Ülkü, Avrupa’nın ise Türk üreticilerini ve traderları sürekli bir belirsizlik içinde bıraktığını ifade etti.
"Avrupa Yakın Zamanda Çeliksiz Kalabilir"
Avrupa’daki yapısal sorunlara ve altyapı eksikliklerine dikkat çeken Kutay Ülkü, kıtada fiyatlar yükselirken lojistik ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle kapasite kısıtlamalarının mecburi olarak devam ettiğini belirtti. Avrupa’nın yaşlı bir kıta olduğunu ve birçok bölgesinde ciddi altyapı eksikliklerinin bulunduğunu dile getiren Ülkü, bu durumun acısının en geç bir iki yıl içinde çıkacağını ve Avrupa'nın çeliksiz kalacağını iddia etti.
Piyasada en çok ses getiren sektörün otomotiv olması nedeniyle tüm planların bu alana göre yapıldığını aktaran Ülkü, asıl büyük tehlikenin ve sıkıntının yapı çeliği ile ticari kalitedeki ürünlerde yaşanacağını savundu. Avrupalı üreticilerin artık ticari kalitede ürün üretmek istemeyeceğini, Türkiye ve Mısır gibi yakın coğrafyalardan bu ürünlerin gelişini engellemesiyle birlikte ticari piyasada mala erişim krizinin baş göstereceğini sözlerine ekledi.
Stoklar Yüksek, Alıcılar Beklemede
Avrupa çelik piyasasındaki güncel duruma da değinen Ülkü, alıcıların ve özellikle son kullanıcıların korku nedeniyle ithalattan uzak durduğunu paylaştı. Kapı teslimi (DDP) yapılan tekliflere bile şu an olumlu dönülmediğini, çünkü fabrikaların elinde ekim ve kasım aylarına kadar yetecek uygun seviyede stok bulunduğunu anlattı. Antwerp Limanı'ndaki depoların mal ile dolu olduğunu ve Avrupalı üreticilerden çok yakın vadeli yüklemeler için bile malzeme tedarik edilebildiğini belirten Ülkü, yılın ilk çeyreği iyi geçse de ikinci çeyrekte başlayan durgunluğun üçüncü ve dördüncü çeyreği de olumsuz etkileyeceğini tahmin etti. İç piyasada talebin dönmesi ve korkunun bitmesiyle birlikte eylül ve ekim aylarından sonra fiyatlarda yukarı yönlü hareketlilik beklediğini de sözlerine ekledi.
"Melt Pour" Kuralı Çelik Ticaretini İyice Sıkıştıracak
Gelecek dönemde devreye girmesi beklenen ve döküm yerini esas alan "Melt Pour" kuralına da değinen Kutay Ülkü, bu uygulamanın ticareti çok daha karmaşık hale getireceğini söyledi. Bu kuralın yasalaşması halinde, başka bir ülkeden hammadde alıp nihai ürüne dönüştüren üreticilerin o malı Avrupa'ya satmasının imkansızlaşacağını, çünkü ürünün hammaddenin geldiği ülkenin kotasından düşüleceğini ifade etti. Hindistan örneğini veren Ülkü, kotası kendisine yetmeyen bir ülkenin, başka ülkelerdeki boru veya soğuk saç üreticilerine hammadde sağlamayacağını, dolayısıyla küresel ticaret haritasının tamamen değişeceğini vurguladı.
Son olarak ticaretin önüne koyulan engellerin bir şekilde aşılacağını belirten Ülkü, Avrupa’daki çelik kullanıcıları ve distribütörlerin baskısıyla bu katı önlemlerin bir iki yıl içinde gevşetilmek zorunda kalacağını tahmin ettiğini söyledi. Ülkü, aksi takdirde yüksek vergilerin doğrudan enflasyona yol açacağını ve bu durumun Avrupa'da yaşayan tüketiciler için yeni bir ekonomik yük oluşturacağını belirterek konuşmasını sonlandırdı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı