Sovyetler Birliği döneminden kalan güçlü sanayi altyapısı, mühendislik know-how'ı ve yazılım (IT) potansiyeliyle Ukrayna'nın küresel pazarda her zaman stratejik bir oyuncu olduğunu belirten UTİAD Başkanı Ali Sezen, her iki ayda bir bölgeyi bizzat ziyaret ettiğini aktardı. Karşılıklı bombardımanların sürdüğü gergin ortama rağmen Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacminin şaşırtıcı boyutlara ulaştığını ifade eden Sezen, ihracatta en çok artış kaydeden sektörlerin başında kimya hammaddeleri, demir-çelik, otomotiv ve makine aksamının geldiğini belirtti.
"Tahıl Ambarları İçin Galvanizli Saç İhraç Ediyoruz"
Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin çelik ihracatında Ukrayna'nın üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Sezen, ülkede yaşanan hammadde ve ürün talebinin gerekçelerini şu sözlerle açıkladı: "Savaş nedeniyle Ukrayna'daki devasa çelik tesisleri ya Rus tarafına geçti ya da yerle bir oldu. Azovstal, İliç gibi Donesk ve Mariupol bölgesindeki dev fabrikalar tamamen tuzla buz olmuş durumda. Üretim kapasitesini kaybeden Ukrayna, ihtiyacını Türkiye'den karşılıyor. Özellikle Odesa, İliçevsk ve Yujnıy limanlarının toplam tahıl kapasitesi milyonlarca tonu buluyor. Kuzey ve Doğu bölgelerinden getirilen tahılları liman çevresinde stoklamak için devasa hangarlar inşa ediliyor. İşte bu hangarların yapımında kullanılmak üzere Türkiye'den çok ciddi miktarda galvanizli saç gidiyor. Bunun yanı sıra inşaat demiri, köşebent, profil ve sıcak saç ihracatımız da tam gaz sürüyor."
Ukraynalı üreticilerin bazı ürün gruplarında Türk çeliğine karşı anti-damping soruşturması açma hazırlığında olduğunu da sözlerine ekleyen Sezen, geçmişte çimentoya getirilen benzer engelleri hatırlatarak trader ve üreticilerin bu konuda hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi.
Ukrayna Türk Çeliği İçin Tehdit mi?
Sektör temsilcilerinden gelen "Savaş öncesi iç tüketiminin 5 katı üretim yapan ve Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalayan Ukrayna, ileride Türk çelik sektörü için bir tehdit oluşturur mu?" sorusunu yanıtlayan Ali Sezen, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kısa ve orta dönemde Ukrayna, Türk demir-çelik sektörü için kesinlikle bir tehdit olamaz. Tam aksine, ihracat anlamında en büyük pazarlarımızdan biri olmaya devam edecektir. Savaş sonrası ülkenin sanayisini, şehirlerini, liman ve havalimanlarını yeniden inşa etmek için trilyonlarca dolarlık bir bütçe ve milyonlarca ton çelik ihtiyacı söz konusu. Zarar gören fabrikaların hemen ayağa kalkması imkansız. Ayrıca iki ülke arasında imzalanan STA'da en çok çekiştiğimiz konular çelik kotaları ve ihracat vergileriydi; ancak bu pürüzler aşıldı. Anlaşma iki ülke parlamentosundan da geçti. Yakın zamanda liderlerin bir araya gelmesiyle yürürlüğe girecektir. Türk firmalarına mesajım; şimdiden gidip Ukrayna'da yapılarını kursunlar, ofis ve depolarını açsınlar."
Ukrayna Hurda İhracatını Tamamen Kapattı
Ukrayna iç piyasasındaki hammadde politikalarına da değinen Sezen, çelik devi Metinvest'in bölgedeki ağırlığına rağmen Ukrayna hükümetinin kısa süre önce hurda ihracatını tamamen kapattığını açıkladı. Kritik hammaddeyi savaş sonrası dönem için içeride tutmak istediklerini belirten Sezen, bu karardan önce Türkiye'ye uygulanan yüksek ihracat vergilerinin (export tax) artık ihracatın tamamen durmasıyla hükmünü yitirdiğini ifade etti. Öte yandan Avrupa Birliği'nin Karbon Sınır Vergisi (CBAM) uygulamalarında Ukrayna'ya yönelik esneklikler sağladığını ve ton başına vergi oranlarında indirime gidildiğini de güncel bir gelişme olarak paylaştı.
Venezuela’da Ambargolar Kalktı: Ayda 150 Bin Ton Hurda İhracatı
Konuşmasının son bölümünde küresel hurda tedariki için bir diğer uzmanlık alanı olan Venezuela pazarına parantez açan UTİAD Başkanı Ali Sezen, 2018 yılından beri bu ülkeden kesintisiz hurda ihracatı gerçekleştirdiklerini belirtti. Amerika'nın ülkede kontrolü sağlamasının ardından Maduro dönemine ait yaptırımların neredeyse tamamının kalktığını ve önümüzdeki süreçte uluslararası para transferi (SWIFT) sisteminin de açılacağını müjdeleyen Sezen, "Şirket olarak Venezuela'dan ayda 150 bin ton, yılda ise yaklaşık 2 milyon tona yakın hurda ihracatı gerçekleştiriyoruz. Siyasi değişim günü limandaki gemilerimiz için endişelendik ancak hiçbir aksama olmadı; aksine bankacılık ve finans blokajları kalktı. Dünyanın en büyük petrol ve doğal kaynak rezervine sahip bu ülkede iş yapmak isteyen tüm iş insanlarının bölgeyi mutlaka ziyaret etmesini tavsiye ediyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı