Dernek, Avrupa Parlamentosu Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi’nde yapılan tartışmanın belirleyici bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekti. WV Stahl’a göre SMAP kapsamında verilen taahhütlerin, kısa süre önce açıklanan Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası’na (IAA) henüz yansımadığı görülüyor.
WV Stahl, özellikle sürdürülebilirlik gerekliliklerinin bağlayıcı Made in EU kriterleriyle ilişkilendirilmesinin yasa taslağına açık şekilde dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
WV Stahl Genel Müdürü Kerstin Maria Rippel, “En azından Avrupa çelik endüstrisine yönelik siyasi bağlılık ciddiye alınıyorsa, bu taahhütlerin yasal düzenlemelerle desteklenmesi gerekir. Geçen yıl Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ve Şansölye Friedrich Merz tarafından bu yönde sözler verildi. Şimdi bu sözlerin somut mevzuatla takip edilmesi gerekiyor” dedi.
Rippel, Almanya ve Avrupa’daki çelik endüstrisinin varoluşsal bir tehditle karşı karşıya olduğunu belirterek, Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası’nın Brüksel’den güçlü bir sinyal niteliği taşıyabileceğini ifade etti. Rippel, söz konusu yasanın çeliği stratejik bir sektör olarak tanımlamak ve düşük emisyonlu, AB’de üretilen çelik için öncü bir pazar oluşturmak amacıyla kullanılabileceğini söyledi.
IAA’ya ilişkin mevcut tartışmalara değinen WV Stahl, farklı siyasi araçların birbirine karıştırılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Dernek, ileri aşamada olan düzenlemelerin, örneğin koruma önlemleri sonrası yeni bir ticaret aracı üzerinde devam eden müzakerelerin, IAA çerçevesinde bağlayıcı Made in EU kriterlerine karşı bir gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Rippel, “Ticaret savunma araçları ile Made in EU kriterleri farklı ve birbirini tamamlayan hedefler taşır. Ticaret koruma araçları, küresel çelik aşırı kapasitesinin kontrolsüz büyümesinin etkisini sınırlamak için gereklidir. Made in EU gereklilikleri ise AB’de faaliyet gösteren şirketlerin rekabetçiliğini güçlendirecek yatırımları destekler. Bu iki enstrümanı birbirine karşı kullanmak ciddi bir stratejik hata olur” değerlendirmesinde bulundu.
WV Stahl, açıklanan IAA’nın sürdürülebilirlik kriterlerini net Made in EU gereklilikleriyle birleştirmesi gerektiğini vurguladı. Dernek, uygulama kapsamının AB-27 ve EFTA ülkeleriyle sınırlandırılmasını ve Avrupa’da değer yaratımına yönelik yatırımların hedefli biçimde güçlendirilmesini talep etti.
Rippel son olarak, “Avrupa sanayi tabanını korumak istiyorsa, çelik yalnızca piyasa tartışmalarında değil, hukuki metinlerde de stratejik değer yaratımının omurgası olarak tanınmalıdır. Çelik ve Metal Eylem Planı ile doğru yol haritası bir yıl önce ortaya kondu. Şimdi ihtiyaç duyulan, Brüksel ve Berlin’de uygulama aşamasında stratejik öngörü ve siyasi cesarettir” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı