KPMG’nin “Çelik Sektörel Bakış - 2022” raporuna göre Türkiye dünyada Çin, ABD, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden sonra hurdayı kullanan 4’üncü ülke konumunda. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, Türkiye’nin hurda ve atık ithalatı, 2001 yılındaki yaklaşık 543 milyon dolar düzeyinden 2021 yılına gelindiğinde 14 milyar dolara ulaştı. İthalattaki artış oranı ise 26 katı buldu.
Hammadde sorunu sanayiciyi çıkmaza sokabilir
Çin tek başına zirveyi korusa da ürettiği hurdaları kendisi kullandığı için ithalatı yüksek olmayan ülkeler arasında. Türkiye’nin hurdayı hammadde olarak kullanmasının yanı sıra ürünlerin çoğu ithal edilerek ülkemize ulaşıyor. Benelux ülkelerinden de yakın zamanda hurda ithal eden Türkiye’deki çelik üreticileri, daha uygun fiyatlı hurdalar arıyor. Türkiye’nin hurdaya olan ihtiyacı ve halihazırda hurdanın çoğunluğunu ithal ediyor olması önümüzdeki süreçte hammadde krizinin ortaya çıkabileceğini ortaya koyuyor.
Kota sınırı getirilebilir mi?
Türkiye çelik üretiminde kullanmak üzere hurdayı; AB, ABD, Japonya, Rusya ve Baltık bölgelerinden ithal ediyor. Türkiye’nin açık pazar haline gelmesi, AB’nin ABD pazarını kapatmış olması ve kota uygulamasına geçmesi Türkiye’yi de büyük bir sorunun eşiğine getiriyor. AB’nin Türkiye’yi de etkileyecek kota sınırı getirme kararı Türkiye’de hammadde sorununu açığa çıkarabilir.
Hurda fiyatlarındaki artış ön görülemez hale gelebilir
Önümüzdeki dönemde ise sıfır karbon politikası hedefiyle hurda ihraç eden ülkelerin hammaddelerini kendi pazarlarında tutma talepleri, hurdaya kota sınırlaması getirilecek tartışmaları ve hurda fiyatlarındaki artış ön görülemez hale geliyor. Gelecek dönemde hammadde sorunu yaşamamak adına yeni pazarların araştırılması ve hammadde kaynaklarının çeşitliğinin nasıl artırılabileceği bir tartışma konusu olarak karşımıza çıkıyor.
Comments
No comment yet.