Açıklamaya göre, yeni laboratuvar yatırımı kapsamında sözleşme, daha önce thyssenkrupp Steel için sinter üretimine yönelik pilot tesis tasarlayan ve inşa eden Heat & Power şirketine verildi. Projenin toplam değerinin 2,4 milyon euro olduğu belirtildi.
Schwelgern’de bulunan mevcut metalurji laboratuvarı, halihazırda sinter, demir cevheri peletleri, topak cevher ve yüksek fırın kok gibi geleneksel yüksek fırın hammaddeleri için kapsamlı test kapasitesine sahip bulunuyor. Yılda yaklaşık 2.000 testin gerçekleştirildiği bu altyapı, yüksek fırın üretim hattı boyunca kalite güvencesinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni yatırımla birlikte bu kapasite, hidrojen bazlı doğrudan indirgeme yönteminin gerekliliklerine uygun şekilde genişletilecek.
Doğrudan indirgeme süreci, geleneksel yüksek fırın yöntemine kıyasla önemli farklılıklar içeriyor. Yüksek fırınlarda karbon monoksit açısından zengin gazlar ve 1000 santigrat derecenin oldukça üzerindeki sıcaklıklar kullanılırken, doğrudan indirgeme yöntemi yaklaşık 1000 santigrat derece veya daha düşük sıcaklıklarda ve hidrojen açısından zengin gaz ortamında gerçekleştiriliyor. Bu nedenle, kullanılacak pelet ve topak cevherlerin performansının, doğrudan indirgeme koşullarını esas alan ISO standartlarına göre test edilmesi gerekiyor.
Yeni laboratuvar altyapısında, hammaddelerin doğrudan indirgeme koşulları altındaki davranışları detaylı şekilde analiz edilecek. Bu kapsamda, indirgeme sırasında malzemelerin birbirine yapışma veya topaklanma eğilimi, bozunma oranı ve indirgenebilirlik özellikleri değerlendirilecek. Özellikle indirgenebilirlik, reaksiyon hızını doğrudan etkilediği için tesisin genel verimliliği açısından kritik bir parametre olarak öne çıkıyor.
Marco Richrath, konuya ilişkin değerlendirmesinde, yeni DR laboratuvarı sayesinde hammaddelerin gerçekçi hidrojen bazlı koşullar altında analiz edilebileceğini belirterek, elde edilecek verilerin hem demir cevheri kalitesinin değerlendirilmesi hem de gelecekteki doğrudan indirgeme tesisinin istikrarlı ve verimli işletilmesi açısından önemli bir temel oluşturacağını ifade etti.
Laboratuvarda kurulacak test ortamı, gelecekteki üretim koşullarını yansıtacak şekilde tasarlanacak. Mevcut yüksek fırın süreçlerinde proses gazındaki hidrojen oranı yaklaşık %2 seviyesinde bulunurken, doğrudan indirgeme testlerinde bu oran halihazırda %45 seviyelerine ulaşmış durumda. Şirket, hidrojen kullanımının artmasına paralel olarak test koşullarını kademeli şekilde daha yüksek hidrojen konsantrasyonlarına uyarlamayı planlıyor. Ayrıca, test fırınlarında buhar enjeksiyonu da mümkün olacak ve bu sayede hammaddelerin indirgeme davranışı daha kapsamlı şekilde analiz edilebilecek.
Şirketin gelecekteki üretim stratejisinin önemli unsurlarından biri de doğrudan indirgeme tesisi ile elektrikli yeniden eritme fırınlarının entegre şekilde kullanılması olacak. Bu kombinasyon sayesinde, özel DR peletlerinin yanı sıra geleneksel yüksek fırın peletlerinin de kullanımı mümkün hale gelecek. Elektrikli yeniden eritme fırınlarında gerçekleştirilen özel cüruf metalürjisi ile pik demirdeki safsızlıkların giderilebilmesi, hammadde tedarikinde daha esnek bir yapı oluşturulmasına imkân tanıyacak.
Bununla birlikte, yüksek fırın peletlerinin doğrudan indirgeme süreçlerine uygunluğunun bugüne kadar sistematik şekilde test edilmemiş olması, laboratuvar tabanlı kalite güvencesinin önemini artırıyor. thyssenkrupp Steel, yeni laboratuvar altyapısı sayesinde bu değerlendirmeleri kendi bünyesinde gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Laboratuvar yatırımına paralel olarak şirket, çalışanların teknik yetkinliklerinin artırılmasına yönelik eğitim programlarına da ağırlık veriyor. Laboratuvar ekiplerinin, yeni test ekipmanlarının kullanımı, ölçüm verilerinin analizi ve hidrojen içeren gazlarla güvenli çalışma konularında kapsamlı eğitimlerden geçirileceği bildirildi.
Yeni DR laboratuvarı, thyssenkrupp Steel’in yeşil dönüşüm sürecinde altyapısal bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Yatırımın, doğrudan indirgeme ve elektrikli eritme süreçlerine geçişi destekleyerek, Duisburg’daki üretim ağının iklim dostu çelik üretimine uyum sağlamasında kritik rol oynaması bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı