Ancak piyasa verileri, 2026 ve sonrasında büyüme ivmesinin belirgin şekilde yavaşlayacağına işaret ediyor.
Sektör verilerine göre Tayland çelik piyasası yüksek oranda ithalata bağımlı olmaya devam ediyor. 2025 itibarıyla toplam çelik arzının yaklaşık %55’i ithalattan karşılanırken, Çin %46 pay ile Tayland’ın en büyük tedarikçisi konumunda bulunuyor. Çin’i %31 payla Japonya ve %13 ile Güney Kore takip ediyor.
Ocak 2026 sonu itibarıyla Tayland iç piyasasında çelik fiyatları aşağı yönlü bir seyir izliyor. Hurda fiyatları aylık bazda %1,8 gerilerken, inşaat demiri fiyatları %3,7 düşüşle ton başına 19.665 Baht seviyesine indi. Piyasa oyuncuları, zayıflayan talep ve yoğun ithalat baskısının fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtiyor.
2026-2027 dönemine yönelik beklentiler, tüketimde daha ılımlı bir artışa işaret ediyor. Bu dönemde çelik tüketiminin %1 ila %1,6 aralığında büyüyerek yıllık ortalama 18,7–18,9 milyon ton seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Küresel arz zincirindeki aksamalar, jeopolitik belirsizlikler ve imalat sektöründeki ivme kaybı, büyümenin önündeki başlıca faktörler olarak öne çıkıyor.
Tayland çelik sektörü için bir dizi yapısal riski gündemde; Yüksek hanehalkı borçluluğu, iç talebi baskılayarak yerel satın alma gücünü kırılgan hale getiriyor. Öte yandan Çin ve Hindistan’ın üretim artışları ile Vietnam ve Endonezya gibi ASEAN ülkelerinde kapasite genişlemeleri, bölgesel rekabeti sertleştiriyor. Düşük fiyatlı ithalat ve damping uygulamaları da yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna ek olarak, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik küresel çevre düzenlemeleri ve uluslararası ticaret politikalarındaki olası değişikliklerin, Tayland çelik endüstrisinde önümüzdeki dönemde yapısal dönüşümü hızlandırması bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı