15.040,25 TRY BIST 100 BIST 100
52,91 EUR EUR EUR
45,47 USD USD USD
6,72 CNY CNY CNY
0,13 CNY CNY/EUR CNY/EUR
40,70 TRY Faiz Faiz
101,23 USD Petrol(brent) Petrol(brent)
6,27 USD Bakır(lb) Bakır(lb)
117,30 USD Gümüş(ons) Gümüş(ons)
111,15 USD (CME) 62% Fe (CME) 62% Fe
378,00 USD Gemi Söküm Gemi Söküm
6.889,93 TRY Altın(gr) Altın(gr)
111,00 USD Demir Cevheri 61% Fe Demir Cevheri 61% Fe

Steel Summit 2026 uzun ürünler panelinde uzun ürün pazarında maliyet baskısı ve bölgesel kaymalar ele alındı

2. Uluslararası Çelik Sanayi ve Küresel Piyasalar Zirvesi (Steel Summit 2026) kapsamında düzenlenen "Uzun Ürünler Paneli"nde, küresel çelik sektörünün aynı anda hem arz fazlasını hem de lojistik erişim sorunlarını yönetmeye çalıştığı kırılgan bir dönemden geçtiği vurgulandı. Sektör temsilcileri; küresel pazarlarda korumacılık tedbirleri, katılaşan karbon düzenlemeleri ve yoğun Çin baskısı altındaki yeni düzende rekabet gücünü koruyabilmek için esneklik, maliyet optimizasyonu ve katı katma değerli ürünlere dönüşün kaçınılmaz olduğuna dikkati çekti.

Steel Summit 2026 uzun ürünler panelinde uzun ürün pazarında maliyet baskısı ve bölgesel kaymalar ele alındı

SteelRadar tarafından İzmir Çeşme’deki Swissôtel Resort & Spa’da organize edilen zirve, ikinci gününde sektörün geleceğini şekillendiren kritik oturumlarla devam etti. "Uzun Ürünlerde Ticari Yükümlülükler, Piyasa Dengesi ve İhracat Rekabet Gücü" başlıklı oturumun moderatörlüğünü Bilecik Demir Çelik Genel Müdürü Uğur Cengiz üstlendi.

Sektörün yoğun ilgi gösterdiği ve yabancı katılımcılar için simultane çeviri hizmetinin sunulduğu panele; Cezayir'den Algerian Qatari Steel (AQS) Pazarlama Direktörü Abdelkader Khellaf, İzmir Demir Çelik Dış Satış Müdürü Eftal Pehlivan ve Ekinciler Demir Çelik Grup Pazarlama Müdürü Kaan Özülü konuşmacı olarak katıldı. Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler nedeniyle fizsel olarak zirvede yer alamayan Güney Afrika merkezli The Consultancy Hub Direktörü Lufuno Munzhelele ile Birleşik Arap Emirlikleri merkezli EMSTEEL ESG ve Sürdürülebilirlik Müdürü Manal Al Badawi ise oturuma canlı bağlantı ve video mesaj yönetimiyle dijital platformlardan eşlik etti.

"Sektör Hem Arz Fazlasını Hem Erişim Sorunlarını Aynı Anda Yönetiyor"

Panelin açılışını yapan moderatör Uğur Cengiz, uzun ürün pazarının son birkaç yılda alışık olmadığı kadar hızlı değişen ve zorlaşan bir maliyet-marj denklemiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Kapasite fazlasının konuşulduğu küresel piyasada, aynı anda tedarik kırılmaları ve lojistik erişim problemlerinin de beraber yaşandığını kaydeden Cengiz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sektör aynı anda hem arz fazlasını hem de erişim sorunlarını birlikte yönetmeye çalışıyor. Bu durum fiyatlamayı zorlaştırıyor. Türkiye uzun ürün üretiminde güçlü bir sanayi altyapısına sahip ancak rekabetin yapısı kökten değişiyor. Geleneksel pazarlarımız daralırken Afrika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi bölgelerde hem yeni fırsatlar hem de yeni rekabet alanları ortaya çıkıyor. Artık sadece fiyat rekabetini konuşmuyoruz. Teslim süreleri, tedarik güvenliği, üretkenlik, ticari esneklik, finansmana erişim ve müşteri ilişkileri bile rekabet avantajının bir parçası haline geldi. Ayrıca dünyada korumacılık politikaları güçleniyor. Karbon düzenlemeleri, düşük emisyonlu üretim, ESG kriterleri ve yeşil çelik kavramı artık satın alma kararlarının gerçek bir parametresidir. Değişen bu yeni küresel düzende uzun ürün üreticilerinin rekabet gücünü nasıl koruyacağını tartışacağız."

Cezayir Menşeli AQS Teknik Esneklik ve Lojistikle Öne Çıkıyor

Kuzey Afrika pazarındaki dönüşüme ve Türkiye ile Asya menşeli yarı mamullerin pazardaki güçlü rekabetine değinen Algerian Qatari Steel (AQS) Pazarlama Direktörü Abdelkader Khellaf, pazardaki kıyasıya rekabette kaliteleriyle öne çıktıklarını vurguladı. Müşterilere güvence vermek adına üretim süreçlerini ve sertifikasyonlarını sürekli güncellediklerini belirten Khellaf, şöyle konuştu:

"Pazarda bizi farklı kılan en büyük unsur, kalite standartlarının yanı sıra kalitelerde, standartlarda, kesitlerde ve boylarda sunduğumuz teknik esnekliktir. Bu esneklik bizi sıradan bir oyuncu olmaktan çıkarıp özel siparişlerde akla gelen ilk tedarikçi yapıyor. Asya menşeli üreticilere kıyasla teslimat sürelerinde ciddi avantaja sahibiz. Teslimat takvimlerimize sadık kalıyor ve taahhütlerimizi eksiksiz yerine getiriyoruz. Bu sayede 2022'den bu yana Dominik Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiğimiz son 27 bin tonluk sevkiyat da dahil olmak üzere tam 46 ülkeye giriş yapmayı başardık. Ayrıca Cezayir'in en büyük limanı olan Jendouba Limanı'na yarım saat, diğer iki ana limana ise en fazla 3,5 saatlik mesafede bulunmamız, eş zamanlı ihracat operasyonları yürütmemize imkan tanıyor. Yıllık 2 milyon tonluk rebar ve filmaşin üretim kapasitemizle, modern tesislerimizin getirdiği maliyet avantajını pazara yansıtıyoruz."

Khellaf ayrıca, AB'nin uygulamaya koyduğu SKDM (CBAM), 'Made in EU' çelik uygulamaları ve korumacı politikaların pazarda belirsizlik yarattığına dikkati çekerek, firma bünyesinde kurdukları özel SKDM komisyonu vasıtasıyla tedarik zincirindeki emisyon verilerini izlediklerini ve müşterilerine proaktif çözümler sunduklarını sözlerine ekledi.

Türkiye'de Kütük İthalatında "Dahilde İşleme" Baskısı ve Katma Değer Zorunluluğu

Türkiye'deki inşaat çeliği üretiminde ithal kütük kullanım oranlarını ve maliyet baskılarını verilerle paylaşan Ekinciler Demir Çelik Grup Pazarlama Müdürü Kaan Özülü, Türk çelik sektörünün ciddi bir yol ayrımında olduğunu ifade etti. 2025 yılı verilerine göre Türkiye'nin yaklaşık 4 milyon 150 bin ton inşaat demiri ihraç etmesine karşılık, 4 milyon 430 bin ton kütük ithalatı gerçekleştirdiğini açıklayan Özülü, şu çarpıcı rakamları aktardı:

"Kütük ithalatımızın yüzde 75'i Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılıyor. Endişe verici olan durum şu ki; 2025 yılında yüzde 67 seviyesinde olan DİR kapsamındaki ithalat oranı, 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 89'a yükselmiş durumda. Türkiye'nin toplam inşaat demiri ihracatı 1 milyon 65 bin ton iken, DİR ile yapılan kütük ithalatı 1 milyon 920 bin tona ulaştı. Rakamlar bize en büyük çelik ihraç ürünümüz olan inşaat demirinde pazar kaybı yaşandığını çok net gösteriyor. İthalatta Çin ve İran'ın payı giderek artıyor. Elektrik ark ocaklarımızın kapasite kullanım oranları yüzde 55'lerde seyrediyor. Dünya genelinde bu oran yüzde 74'lerdeyken Türkiye yüzde 60'ların da altına inmiş durumda."

Mevcut sorunların aşılması için yapısal adımlar atılması gerektiğini savunan Özülü, "Türkiye'de 25 milyon tonluk devasa bir inşaat demiri kapasitesi var. Bunun 10 milyon tonu iç tüketim, yaklaşık 4 milyon tonu ihracat, geriye kalan 10 milyon ton ise atıl kapasite. Çözüm, bu kapasiteyi daha katma değerli, nitelikli özel çelik ürünlerine kaydırmaktır. Özel çelik üretimine geçen bazı firmalar yol kazaları nedeniyle eski sisteme dönmüş olabilir ancak bu yeni rotada kararlı ve inatçı olmak zorundayız. Dünyadaki lider üreticileri yakalamak için durmadan devam etmeliyiz. Ayrıca Afrika pazarında Çin yüzde 60 payla hakim konumda, Türkiye'nin payı ise yüzde 10'a geriledi. Mevcut enerji maliyetleriyle Çin'in yarattığı bu baskıyla geleneksel yöntemlerle mücadele etmemiz imkansız" uyarısında bulundu.

Kaybedilen Pazarlar ve Lojistik Esneklik Stratejisi

İzmir Demir Çelik Dış Satış Müdürü Eftal Pehlivan ise ihracat pazarlarındaki güncel daralmaları ve şirketin esneklik odaklı stratejilerini paylaştı. İnşaat demiri ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir hacim değişikliği olmadığını belirten Pehlivan, jeopolitik kayıplara değindi:

"Yaklaşık 700 bin tonluk çok büyük bir pazarımız olan İsrail'i kaybettikten sonra alternatif pazarlara yönelmek zorunda kaldık. Ancak inşaat demiri her ülkede yerel kapasitesi olan lokalize bir ürün olduğu için alternatif yaratmak oldukça güç. Son iki yıldır Yemen, Romanya, Arnavutluk, KKTC, Suriye, Peru ve Ekvator gibi pazarlara yoğunlaştık. ABD'deki 232. kesit kısıtlamaları ve Avrupa'daki SKDM kotaları ticareti zorlaştırırken; Afrika ve Orta Doğu pazarlarında hala fırsatlar görüyoruz. Özellikle İran'da yaşanan gelişmeler ve üretim kesintileri yarı mamul ticaretini ve navlun maliyetlerini doğrudan etkiliyor."

İzmir Demir Çelik olarak inşaat demirindeki zorlukları yarı mamul (kütük) ihracatıyla dengelediklerini ifade eden Pehlivan, "2025 yılında Türkiye'nin uzun yarı ürün ihracatı yüzde 189 artarak 319 bin tona ulaştı ve bu ihracatın 270 bin tonunu tek başımıza biz gerçekleştirdik. Şirket olarak oluşturduğumuz güçlü itibar sayesinde Avrupa pazarlarında aktif kalmaya çalışıyoruz. Türk çelik sektörü için en kritik konu; enerji maliyetlerini azaltacak yapısal adımların hızlandırılması, hurdada arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve SKDM uyum sürecine hız verilmesidir. Artık müşteriler sadece fiyat sormuyor; SKDM belgelerini ve emisyon verilerini talep ediyor. Satış kararları artık tamamen bir risk yönetimi kararına dönüşmüştür" dedi.

Küresel Çeliğin Yeni Rotası: Afrika Pazarı ve Çin Gelişimi

Panelin son bölümünde, video mesaj yoluyla Güney Afrika ve çevre ülkelerdeki pazar dinamiklerini aktaran The Consultancy Hub Direktörü Lufuno Munzhelele, küresel çelik üretim ve yatırım merkezinin olgun pazarlardan Afrika kıtasına doğru kaydığını belirtti. Afrika'nın henüz baskın bir çelik üreticisi olmasa da dünyanın en büyük bakir endüstriyel büyüme sınırı olduğunu vurgulayan Munzhelele, şu analizleri paylaştı:

"Dünyada kişi başına düşen yıllık çelik tüketimi ortalama 240 kilogram iken, Sahra Altı Afrika'da bu oran 30 ila 50 kilogram, Güney Afrika'da ise 70 kilogram seviyesindedir. Bu durum devasa bir endüstriyel potansiyeli barındırıyor. Bölgede Çin ve Hindistan'ın etkisi sadece ticaretle sınırlı kalmayıp uzun vadeli stratejik yatırımlara dönüştü. Çin, hammadde temini ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamındaki altyapı yatırımlarının ardından şimdi üçüncü faza geçti. Artık Afrika'da yerel çelik üretimi ve endüstriyel ekosistemler kuruyorlar. Tsingshan Holdings'in Zimbabwe'deki entegre tesisi ve Nijerya'daki çelik yatırımları buna en büyük örnektir. Hindistan ise daha çok özel sektör eliyle madencilik ve otomotiv alanında genişliyor."

Afrika genelinde çelik talebini artıran en hızlı segmentin altyapı, enerji nakil hatları ve kentsel dönüşüm projeleri olduğunu kaydeden Munzhelele; kıtada hala 600 milyon insanın elektriğe erişimi olmadığını, yenilenebilir enerji dönüşümü ve hızlı nüfus artışının önümüzdeki dönemde galvanizli çelik, yapısal kesitler ve filmaşin ürünlerine olan talebi katlayacağını ifade ederek üreticilerin bu dönüşüme göre konumlanması gerektiğini vurguladı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı

Bu içeriğe sadece +plus aboneler erişebilir.

Piyasalara dair düşüncelerinizi paylaşmak ve daha fazla yoruma ulaşmak için hemen ABONE OLUN!
ABONE OLUN Zaten bir hesabınız varsa Oturum Açın

En çok okunan haberler

Steel Summit 2026’de sürdürülebilirlik geri dönüşüm ve SKDM ekseninde paslanmaz çelik ekosistemi ele alındı

17 Mayıs 2026 Pazar

Steel Summit 2026 paslanmaz çelik oturumunda paslanmaz çeliğin önemi ve yaşam döngüsü maliyet avantajı öne çıktı

17 Mayıs 2026 Pazar

Ekinciler Demir ve Çelik halka arz sonuçları açıklandı

16 Mayıs 2026 Cumartesi

SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre: Steel Summit 2026 küresel çelik zincirinin buluşma noktasıdır

16 Mayıs 2026 Cumartesi
İzleme Listesi
Genişlet
İzleme listeniz boş

Favori emtialarınızı hızlı erişim için ekleyin ve son fiyat değişim haberlerini kaçırmayın.


Takip ettiğiniz haber kategorisi bulunmuyor
Bildirim Tercihlerini Düzenle
E-Bülten Aboneliği
En güncel haberleri ve günlük demir fiyatlarını e-posta ve sms olarak almak için kayıt olun.
Şimdi Plus Abonesi Olun!
3 gün ücretsiz deneyin!
Şimdi Abone Olun
Tarafsız Fiyatlar
Haberdar Olun
İl Demir Fiyatları
Yorumlar ve Analizler
Şimdi Abone Olun