USTR müfettişleri önünde geçen hafta ifade veren birliğin başkan yardımcısı Brandon Farris, söz konusu ticaret aracının Amerikan sanayisini korumada gerekli olduğunu savundu.
Farris, 301. Madde’nin “Amerikan işlerini tehdit eden, adil rekabeti zayıflatan ve üretim tabanını aşındıran aşırı kapasite sorunuyla mücadelede uygun ve gerekli bir araç” olduğunu belirtti. Açıklamasında çelik sektörünün uzun süredir küresel üretim fazlasının etkisi altında olduğunu ifade eden Farris, bu durumun yerli üreticiler üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi.
USTR verilerine göre 301. Madde kapsamındaki vergiler, adil olmayan ticaret uygulamalarının tespit edildiği durumlarda devreye alınabiliyor. Farris, çeliğin hem ekonomik yapı hem de ulusal güvenlik açısından kritik bir sektör olduğunu vurgulayarak, bazı yabancı üreticilerin fazla üretimi piyasaya yönlendirerek rekabeti bozduğunu öne sürdü.
Farris konuşmasında Çin Halk Cumhuriyeti’ni özellikle işaret etse de, ABD Ticaret Bakanlığı verileri yılın ilk dört ayında ABD’ye en fazla çelik ihracatı yapan ülkeler arasında Güney Kore, Kanada ve Brezilya’nın öne çıktığını gösteriyor. Nisan ayında ise Meksika ve Vietnam da yüksek hacimli ihracatçılar arasında yer aldı.
Çin’in ABD pazarında aylık bazda genellikle daha alt sıralarda yer almasına rağmen, küresel üretim fazlası tartışmalarında sıkça merkezde olduğu belirtiliyor. Farris, küresel çelik üretim fazlasının geçen yıl 700 milyon tonu aştığını ve bunun ABD’nin yıllık üretim kapasitesinin birkaç katına ulaştığını ifade etti.
Ayrıca Farris, Avrupa Birliği, Güney Kore, Tayvan, Tayland ve Vietnam gibi bölgelerde de üretim-tüketim dengesizliklerine dikkat çekerek, bu durumun ABD sanayisi üzerinde baskı yarattığını savundu. SMA, USTR’nin 301. Maddeyi kullanarak bu yapısal dengesizliklere karşı daha sert adımlar atması gerektiğini belirtti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı