Dünyada birçok ülke, savunma sanayine yönelik çelik tedarikini milli güvenlik stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. ABD, Rusya, Çin, Almanya ve Güney Kore gibi ülkelerde hem devlet destekli hem de özel sektör odaklı entegre çelik üreticileri, askeri ürünler için özel alaşımlı çelikler geliştiriyor.
Örneğin:
- United States Steel Corporation (U.S. Steel) ve ArcelorMittal USA, Amerikan ordusuna yönelik zırhlı araç çelikleri ve askeri platformlara özel sac üretiminde önemli tedarikçilerden.
- Thyssenkrupp (Almanya), denizaltı ve savaş gemisi projeleri için özel alaşımlı çelikler sunuyor.
- Baowu Steel (Çin) ve POSCO (Güney Kore), savunma sanayiinde kullanılan özel kalitelerdeki yüksek dayanımlı çeliklerin üretiminde önemli rol oynuyor.
Bu şirketler, sadece çelik üretmekle kalmayıp, savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu mekanik özellikleri sağlayan özel ürün geliştirme projelerinde de yer alıyor. Zırh delici mühimmatlara karşı koruma, yüksek sıcaklık direnci, radar görünürlüğünü azaltan çelik yüzeyler gibi ihtiyaçlar, çelik teknolojisinin sınırlarını sürekli olarak zorluyor.
Türkiye’deki Durum
Türkiye, özellikle son yıllarda savunma sanayiinde yerlileşme ve millileşme vizyonunu merkezine alırken, bu vizyonun en temel ayaklarından biri olarak çelik üretimini de stratejik hale getirdi. Savunma sanayiine yönelik özel çelik üretimi ise halen gelişme aşamasında olan, ancak potansiyeli yüksek bir alan olarak dikkat çekiyor.
Nitelikli çelik üretimi; tank gövdesi, top namlusu, uçak parçaları, helikopter sistemleri, zırhlı araçlar ve İHA/SİHA platformları gibi pek çok alanda kritik öneme sahip. Bu nedenle Türk demir-çelik sanayii, yalnızca inşaat ve otomotiv gibi konvansiyonel alanların ötesinde, savunma sanayiine yönelik yüksek katma değerli çelikleri de gündemine aldı.
IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, bu ilişkiyi daha görünür kılmak açısından önemli bir platform oldu. Hem yerli savunma sanayi firmalarının ihtiyaç duyduğu çelik kalitelerinin hem de bu ihtiyaçlara cevap vermek isteyen çelik üreticilerinin bir araya geleceği IDEF, sektörler arası sinerjiyi arttırdı.
IDEF gibi fuarlarda çelik üreticilerinin, savunma sanayiiyle doğrudan temas kurmaları, Ar-Ge iş birliklerine kapı araladı. Aynı zamanda bu tür etkinlikler, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak adına geliştirilen stratejilerin sanayicilerle buluşturulması açısından da kritik öneme sahip.
Demir-çelik sektörü ile savunma sanayii arasındaki iş birliği, hem ekonomik hem stratejik açıdan büyük bir gelecek vadediyor. Yüksek dayanım, hafiflik, ısıya dayanıklılık ve özel manyetik özellikler gibi nitelikler taşıyan çelik türlerine olan ihtiyaç, bu iki sektörün daha yakın çalışmasını kaçınılmaz hale getiriyor.
Gerek küresel ölçekte gerekse Türkiye özelinde savunma sanayiine yönelik nitelikli çelik üretiminin artırılması, sadece ekonomik kazanç değil, aynı zamanda ulusal güvenlik açısından da stratejik bir hamle olacak. Özellikle yeni nesil savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması için çelik, kelimenin tam anlamıyla “bel kemiği” rolünü üstleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı