Kovshevny, söz konusu teklifi şu sözlerle değerlendirdi:
“Geçtiğimiz günlerde kendilerine birlikte oturup tüm tabloyu hesaplamayı önerdim. Çünkü ileride hurda fiyatlarının artmasından siz de zarar göreceksiniz; zira hurdayı toplayacak kimse kalmayacak. Bağımsız hurda toplayıcılar ayakta kalamaz: rekabet ne kadar azalırsa hurda fiyatları o kadar yükselir. İhracatın tamamen serbest bırakılması tüm tesislerin yararınadır, çünkü bugün ihracat yüksek lojistik maliyetleri nedeniyle kâr sağlamıyor, sadece ayakta kalmayı mümkün kılıyor. Üstelik bu da herkes için geçerli değil: artan demiryolu tarifeleri nedeniyle birçok bölge fiilen ihracatın dışında kalmış durumda. İç piyasada fiyatlar 9.000 rubleyi aşmışken ihracatın ekonomik bir mantığı yok.”
İkinci önemli nokta ise talep yapısıyla ilgili. Diyelim ki piyasa toparlanmaya başladı. Peki hangi tesisler geri dönecek? Entegre çelik tesisleri hurda olmadan çalışmayı öğrendi. 2026 yılında hurdanın yerini demir cevheri bazlı hammaddeler ve sıcak briketlenmiş demirin (HBI) alması yönündeki eğilim devam etti. Eski büyük tüketicilerden bazıları, örneğin MMK, hurda alımlarını sıfıra indirmekle kalmayıp, kendi stoklarını satarak tedarikçi konumuna geçti. Ekonomik açıdan bu oldukça başarılı oldu: sıvı ham demirden çelik üretimi etkin şekilde test edildi. Artık buna elektrik ark ocağı çeliği demek doğru değil; çünkü elektrik gerekmiyor, oksijen üflemesi için ham demirin enerjisi yeterli oluyor. Bu teknoloji yeni değil, sadece yeniden devreye alındı.
Benzer bir yolu daha önce Severstal da izledi ve uzun süredir en büyük hurda tüketicileri listesinden çıktı. 2010 yılında 3 milyon tonun üzerinde hurda alımı yapan şirketin tüketimi, 2025’te 19 kat düşerek sadece 0,16 milyon tona geriledi. Bu tablo, büyük oyuncular arasında piyasaya geri dönebileceklerin daha çok boru üreticileri ve elektrometalurji tesisleri olacağını gösteriyor. Boru üreticileri iyi dönemlerde yılda 5 milyon tona kadar hurda tüketebiliyor. Ancak burada da eğilim değişiyor: OMK bu yıl Ecolant doğrudan indirgenmiş demir tesisini devreye alıyor ve bu da hurda tüketimini azaltacak. Geriye TMK kalıyor; burada hurda esas olarak petrol ve gaz sektörüne yönelik dikişsiz borular için gerekli. Diğer segmentlerde ise birincil hammaddeden üretilen kaynaklı boruların payı artıyor.
Sonuç olarak piyasada AEMZ, Balakovo Metallurgical Plant, Amur Steel, DMZ ve yıllık 300–500 bin ton kapasiteli birkaç küçük tesis kalıyor. Bunların toplam talebi yılda 7 milyon tonu geçmiyor. Üstelik bu tesislerde bile hurdanın yerini zamanla HBI ve diğer doğrudan indirgenmiş demir türleri alacak. Yeni tesisler devreye girmediği sürece, piyasa toparlansa bile toplam hurda talebinin 15 milyon tonu aşması beklenmiyor.
Rusya’da birincil hammaddelerin hurdaya göre daha düşük maliyetli olması şaşırtıcı değil; ülke demir cevheri rezervlerinde dünya ilk üçü arasında yer alıyor. İhracata yönelik çalışan üreticiler, Asya pazarlarında rekabet edebilmek için giderek daha fazla demir cevheri bazlı hammaddelere yönelmek zorunda kalıyor. Bu durumun, karbon vergilerinin hurda fiyatlarına yaklaşacağı önümüzdeki üç-dört yıl boyunca devam etmesi bekleniyor. O noktada ihracat ürünlerine ağırlıkça en az %30 hurda eklenmesi gerekecek.
İşte burada potansiyel bir risk ortaya çıkıyor: çelik üreticileri piyasaya geri dönebilir, ancak hurda toplayacak kimse kalmayabilir. 2025 yılında Rusya’da hurda oluşumu 51,3 milyon ton olarak gerçekleşti ve artmaya devam etmesi bekleniyor. Buna karşılık maksimum iç tüketim sadece yaklaşık 15 milyon ton, yani üçte biri seviyesinde. Tüm hurdanın toplanması mümkün değil, ancak %65–70’inin toplanması gerçekçi; bu da yıllık yaklaşık 35 milyon tona denk geliyor. ABD’de olduğu gibi Rusya da iç piyasaya zarar vermeden 17–20 milyon ton ihracat yapabilir.
Ancak mevcut koşullarda bu mümkün değil. Hurda toplama sahalarının yarısından fazlası kapanmış durumda ve yeniden kurulmaları yıllar alacak. Demiryolu tarifeleri o kadar yüksek ki 67 bölge fiilen ihracatın dışında kalmış durumda. Tüm kısıtlamalar kaldırılsa bile ihracatın 3 milyon tonu aşması beklenmiyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2004–2005 yıllarında Rusya yılda 12–13 milyon ton hurda ihraç ederken, iç tüketim yaklaşık 18 milyon ton seviyesindeydi. Ne yazık ki önümüzdeki yıllara ilişkin görünüm pek olumlu değil.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı