Avrupa çelik sektörü temsilcileri, Avrupalı politika yapıcılar ve sanayi değer zincirlerinin temsilcileri, EUROFER’ın 50. yılı kapsamında 8 Eylül’de Brüksel’de düzenlenen etkinlikte bir araya geldi. Etkinlikte aynı zamanda 1951 yılında imzalanan Paris Antlaşması’nın Avrupa sanayi işbirliğinin gelişimindeki 75 yıllık mirası ele alındı.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera’nın onur konuğu olarak katıldığı etkinlikte, Avrupa çelik sektörünün mevcut rekabet koşulları, enerji maliyetleri, sanayinin karbondan arındırılması ve Avrupa’daki üretim ve yatırımların geleceği değerlendirildi.
18 Nisan 1951’de altı Avrupa ülkesi tarafından imzalanan Paris Antlaşması, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu (AKÇT) kurmuştu. Kömür ve çelik sektörlerinde ortak bir yapı oluşturan anlaşma, sanayi işbirliğini Avrupa entegrasyonunun temel unsurlarından biri haline getirmişti.
EUROFER: Hedefler somut sonuçlara dönüştürülmeli
EUROFER Başkanı Henrik Adam, Avrupa’nın 75 yıl önce sanayi, refah ve barış arasındaki bağlantıyı ortaya koyduğunu belirterek günümüzde de rekabet gücü, iklim, güvenlik ve sosyal uyumun birbirleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.
Adam, AB’nin güçlü bir sanayi tabanını koruma ve Avrupa’da çelik üretimini sürdürme yönünde önemli bir siyasi tercih yaptığını belirterek bu yaklaşımı desteklediklerini ifade etti.
EUROFER Başkanı, “AB önemli bir siyasi tercih yaptı: güçlü bir sanayi tabanını korumak ve Avrupa’da çelik üretmeye devam etmek istiyor. Bu taahhüdü memnuniyetle karşılıyoruz. Şimdi bu hırsı sonuçlara dönüştürmemiz gerekiyor” dedi.
Enerji maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor
Adam, konuşmasında AB tarafından açıklanan Çelik ve Metaller Eylem Planı dahil olmak üzere Avrupa sanayisini desteklemeye yönelik son dönemde atılan adımlara da değindi.
Söz konusu gelişmeleri olumlu karşıladıklarını belirten Adam, bunların Avrupa sanayisinde daha kapsamlı bir dönüşümün gerçekleştirilmesi için yalnızca bir adım olduğunu ifade etti.
EUROFER’e göre rekabetçi bir “Avrupa’da Üretilmiştir” sanayi ekosisteminin oluşturulabilmesi için değer zincirinin tamamında faaliyet gösteren sektörlerin güçlendirilmesi gerekiyor. Birlik ayrıca Avrupa’daki enerji maliyetlerinin önemli ölçüde düşürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Adam, Avrupa sanayisinin karbondan arındırılmasıyla birlikte şirketlerin kıtada üretim ve yatırım yapmaya devam edebilmesi için rekabetçi ve uygun fiyatlı enerjiye erişimin gerekli olduğunu vurguladı.
Ribera: Sanayi gücü ve sürdürülebilir gelecek birlikte ilerlemeli
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ise Avrupa’nın sanayi gücü ile sürdürülebilir geleceğinin birlikte ilerlemesi gerektiğini belirtti.
Ribera, Avrupa’da faaliyet gösteren şirketlerin yatırım yapmaya, yenilik geliştirmeye ve istihdam yaratmaya devam etmesini istediklerini ifade etti.
Avrupa Birliği’nin bu dönüşümün gerçekleşmesi için gerekli koşulların oluşturulmasına yardımcı olma sorumluluğu bulunduğunu belirten Ribera, sanayinin de dönüşümü hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.
Ribera, Paris Antlaşması’nın imzalanmasının üzerinden 75 yıl geçmesinin ardından söz konusu işbirliği anlayışının Avrupa sanayisinin karbondan arındırılması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün korunması açısından önemini sürdürdüğünü ifade etti.
“Avrupa geride kalmayı göze alamaz”
EUROFER Başkanı Henrik Adam, diğer büyük ekonomilerin kendi sanayi sektörlerini güçlendirmeye yönelik adımlar attığı bir dönemde Avrupa’nın da sanayi tabanını koruması gerektiğini belirtti.
Avrupa çelik sektörünün bu süreçte üzerine düşen rolü üstlenmeye hazır olduğunu söyleyen Adam, “Diğer büyük ekonomiler sanayilerini güçlendirirken Avrupa geride kalmayı göze alamaz. Avrupa küresel bir güç olarak kalmak istiyorsa, bunu başarabilmek için gerekli endüstriyel güce sahip olmalıdır” ifadelerini kullandı.
EUROFER, Paris Antlaşması’nın üzerinden geçen 75 yılın ardından Avrupa’daki çelik üretiminin devam edebilmesi için rekabet gücü, uygun enerji maliyetleri, sanayi yatırımları ve karbondan arındırma koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı