Nisan 2026'da Dünya Çelik Birliği'ne (worldsteel) üye olan Almaadi Steel'in bu üyeliği yalnızca şirket için değil, Mısır çelik sektörünün küresel platformlarda daha güçlü temsil edilmesi açısından da önemli bir adım olarak değerlendiren Hendy, yeşil dönüşümden CBAM'a, teknolojik yatırımlardan Türkiye-Mısır iş birliğine kadar birçok konuda SteelRadar'ın sorularını yanıtladı.
Nisan 2026'da Almaadi Steel'in worldsteel üyeliğine kabul edilmesi şirketiniz adına önemli bir kilometre taşı oldu. Bu üyeliğin yalnızca Almaadi Steel'e değil, Mısır çelik sektörüne nasıl katkılar sağlayacağını düşünüyorsunuz?
Bizim için Dünya Çelik Birliği'ne katılmak, yalnızca saygın bir kuruluşa üye olmak anlamına gelmiyor. Bu üyelik, küresel çelik sektörünün geleceğine aktif katkı sunma kararlılığımızın bir göstergesidir.
Çelik sektörü; karbonsuzlaşma, dijitalleşme ve değişen endüstriyel değer zincirlerinin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün başarıyla yönetilebilmesi için çelik üreticilerinin küresel bilgi, inovasyon ve liderlik ekosistemine entegre olması gerekiyor.
Worldsteel üyeliğimiz, Almaadi Steel'e bu ekosisteme erişim imkânı sağlıyor. Daha da önemlisi, Mısır'ın uluslararası çelik platformlarında sesini daha güçlü duyurmasına katkı sunuyor. Mısır'ın Afrika ve Orta Doğu'nun önde gelen sanayi ve çelik üretim merkezlerinden biri olabilmesi için gerekli tüm temel avantajlara sahip olduğuna inanıyoruz.
Almaadi Steel olarak kendimizi yalnızca çelik üreticisi olarak görmüyoruz. Aynı zamanda sanayi ekosisteminin gelişimine, insan kaynağına ve döngüsel ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan bir paydaş olarak konumlandırıyoruz.
"Mısır çelik sektörü kritik bir dönüm noktasına yaklaşıyor"
Mısır son yıllarda hem kapasite yatırımları hem de ihracatıyla bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor. Sizce Mısır çelik sektörünün önümüzdeki 5 yıldaki en büyük fırsatları ve karşılaşacağı en önemli zorluklar neler olacak?
Bence Mısır çelik sektörü kritik bir dönüm noktasına yaklaşıyor. Ülkenin stratejik coğrafi konumu, bölgesel pazarlara erişimi, gelişmiş sanayi altyapısı, devam eden altyapı yatırımları ve büyüyen üretim kapasitesiyle aynı anda çok az ülkenin sahip olduğu avantajları bünyesinde barındırıyor. Ancak bundan sonraki büyüme döneminin yalnızca üretim kapasitesini artırmaya dayanamayacağına inanıyoruz. Gelecek; teknolojiyi, sürdürülebilirliği, verimliliği ve nitelikli insan kaynağını katma değere dönüştürebilen sektörlerin olacak.
"Hedefimiz sürdürülebilir çelik üretimine yönelik küresel çözümün bir parçası olmak"
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve küresel yeşil çelik dönüşümü, üreticilerin yatırım planlarını yeniden şekillendiriyor. Almaadi Steel bu dönüşüme hangi yatırımlarla hazırlanıyor?
Bizce karbonsuzlaşma, içinde bulunduğumuz neslin karşı karşıya olduğu en büyük sanayi dönüşüm fırsatıdır. Almaadi Steel olarak stratejimizi dört temel sütun üzerine inşa ettik. Operasyonel mükemmeliyet, emisyonların şeffaf şekilde izlenmesi, döngüsel ekonomi ilkeleri ve teknolojik modernizasyon.
Uluslararası sürdürülebilirlik standartları doğrultusunda ölçüm, raporlama ve doğrulama sistemlerine, süreç optimizasyonuna, geri dönüştürülmüş hammadde kullanımının artırılmasına ve enerji verimliliğini geliştiren projelere aktif olarak yatırım yapıyoruz.
Bununla birlikte gelişmekte olan ekonomilerin gerçekçi ve kapsayıcı bir dönüşüm yol haritasına ihtiyaç duyduğunun da farkındayız. Gelişmekte olan ülkeler sürecin dışında bırakılırsa küresel yeşil dönüşümün başarıya ulaşması mümkün değildir.
Hedefimiz yalnızca gelecekteki düzenlemelere uyum sağlamak değil, sürdürülebilir çelik üretimine yönelik küresel çözümün bir parçası olmaktır.
Almaadi Steel özellikle yüksek dayanımlı ve deprem performansı yüksek inşaat çelikleriyle öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde katma değerli ürünlerin toplam üretiminiz içindeki payını artırmayı hedefliyor musunuz? Yeni ürün yatırımları gündeminizde var mı?
Çelik üretiminin geleceğini yalnızca üretim hacmi değil, yaratılan katma değer belirleyecek. Stratejimiz; altyapı, inşaat ve sanayi sektörlerinin değişen ihtiyaçlarını karşılayabilecek yüksek performanslı çelik ürünlerinin üretim payını artırmaya odaklanıyor.
Yüksek mukavemetli ve sismik performansı yüksek donatı çeliklerinde güçlü bir konum elde ettik. Süreç optimizasyonu, ileri üretim teknolojileri ve ürün inovasyonuna yönelik yatırımlarla bu yetkinliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Nihai amacımız, Almaadi Steel'i kalite, güvenilirlik ve mükemmeliyet açısından bölgesel ölçekte referans gösterilen bir marka haline getirmektir.
Bugün teknolojiye, karbonsuzlaşmaya, operasyonel mükemmeliyete ve insan kaynağına yatırım yapan şirketler, yarının bölgesel sanayi liderleri olacaktır.
Küresel çelik sektöründe Çin'in ihracatı, korumacılık önlemleri ve jeopolitik gelişmeler piyasayı doğrudan etkiliyor. Sizce 2026'nın ikinci yarısında küresel çelik piyasasını en fazla hangi gelişmeler şekillendirecek?
Küresel çelik sektörü artık yalnızca arz-talep dengesiyle yönlendirilmiyor. Bugün rekabet gücü; jeopolitik gelişmeler, enerji arz güvenliği, karbon düzenlemeleri, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve teknolojik dönüşüm gibi unsurlar tarafından belirleniyor.
Çin'in ihracat stratejisi, uluslararası ticaret koruma önlemleri, enerji piyasalarındaki gelişmeler, altyapı yatırımları ve sürdürülebilirlik düzenlemeleri küresel piyasaları etkilemeye devam edecektir. Ancak bana göre belirleyici unsur, sektörün ekonomik rekabetçiliği çevresel sorumlulukla dengeleyebilme başarısı olacaktır. Sürdürülebilirliği, verimliliği ve inovasyonu iş modellerinin merkezine yerleştiren şirketler, yeni sanayi döneminin liderleri olacak.
"Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliği umut verici sanayi fırsatları sunuyor"
Türkiye ile Mısır arasındaki ticari ilişkileri, özellikle demir çelik sektörü açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki dönemde iki ülke arasında ticaret, yatırım veya ortak projeler açısından nasıl bir potansiyel görüyorsunuz?
Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğinin bölgemizin en umut verici sanayi fırsatlarından biri olduğuna inanıyorum.
Her iki ülke de güçlü üretim altyapısına, stratejik coğrafi avantajlara, nitelikli iş gücüne ve geniş bölgesel pazar erişimine sahip. Birbirimizi yalnızca rakip olarak görmek yerine stratejik ortaklıklar geliştirmek için önemli fırsatlar bulunuyor.
Sanayi alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesiyle Türkiye ve Mısır; Avrupa, Afrika ve Orta Doğu'yu birbirine bağlayan, küresel ölçekte rekabetçi bir çelik ekosisteminin oluşturulmasına önemli katkı sağlayabilir.
"Yıllık yaklaşık 500 bin ton ham çelik üretim kapasitesine ulaşmayı hedefleyen yatırımlarımızı sürdürüyoruz"
Almaadi Steel son yıllarda iç pazardaki büyük altyapı ve konut projelerinde önemli rol üstleniyor. Artan talep doğrultusunda kapasite artırımı, yeni tesis yatırımı veya modernizasyon planlarınız bulunuyor mu?
Vizyonumuz yalnızca daha büyük bir çelik üreticisi olmakla sınırlı değil. Orta Doğu ve Afrika'nın en saygın, teknolojik açıdan en gelişmiş ve en sürdürülebilir çelik şirketlerinden biri olmayı hedefliyoruz.
Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz "Generations of Steel" (Çeliğin Nesilleri) girişimiyle sanayi, akademi ve geleceğin yetenekleri arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlıyoruz.
Çelik sektörünün gelecekteki liderlerinin yalnızca üretim kapasiteleriyle değil; yenilikçi yaklaşımları, iş birlikleri, eğitime verdikleri önem ve sanayi dönüşümüne sorumlu liderlik etmeleriyle öne çıkacağına inanıyorum.
Uzun vadeli stratejik planımız kapsamında, yıllık yaklaşık 500 bin ton ham çelik üretim kapasitesine ulaşmayı hedefleyen yatırımlarımızı aktif şekilde sürdürüyoruz. Bu yatırım, dikey entegrasyonumuzu güçlendirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor.
Amacımız; Mısır'ın, Afrika'nın, Orta Doğu'nun ve uluslararası pazarların artan ihtiyaçlarını karşılayabilecek küresel ölçekte rekabetçi bir çelik platformu oluşturmak. Ham çelik üretimine, teknolojik modernizasyona ve insan kaynağına yapılacak yatırımların, Mısır'ın önümüzdeki yıllarda önde gelen sanayi ve sürdürülebilir çelik merkezlerinden biri haline gelmesinde kritik rol oynayacağına inanıyoruz.
Bizim hedefimiz yalnızca çelik üretim kapasitesini artırmak değil; Mısır'ın sürdürülebilir ve güçlü bir sanayi ile çelik üretim merkezi olarak konumlanmasına katkı sağlarken sektörün yeni nesil liderlerini de yetiştirmektir. Çünkü geleceğin çelik sektörünün yalnızca tesislere ve teknolojiye yapılan yatırımlarla değil; insanlara, iş birliklerine ve ortak bir vizyona yapılan yatırımlarla şekilleneceğine inanıyoruz.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı