25 Haziran – 2 Temmuz haftasında, Orta Doğu ve Afrika çelik piyasası, son dönemde birbirini besleyen çok sayıda risk unsurunun etkisi altında yön arıyor. Bölge genelinde enerji kısıtlamaları ve hammadde sorunları üretimi baskılarken, küresel talepteki zayıflık ve jeopolitik belirsizlikler alıcıların piyasaya temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Arzın daralmasına rağmen işlem hacimlerinin düşük seyretmesi, fiyatların yukarı yönlü hareketini sınırlayan temel unsur olarak öne çıkıyor.
Bu tablonun merkezinde ise İran yer alıyor. Ülkede devam eden elektrik tüketim kısıtlamaları çelik üretimini doğrudan etkilerken, doğrudan indirgenmiş demir (DRI) arzındaki yetersizlik de üreticilerin maliyetlerini ve üretim planlarını zorlaştırıyor. DRI fiyatlarının FOB 320-325 $/t seviyesinde korunmasına rağmen hammaddeye erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle birçok üretici satış yapmak yerine beklemeyi tercih ediyor.
Piyasadan edinilen bilgilere göre, Sirjan Jahan Steel Bender Abbas Limanı üzerinden 10.000-30.000 ton kütük arz etmeye hazırlanırken, İmam Humeyni Limanı'nda yaklaşık 2.000 ton yarı mamul ürün FOB 410 $/t seviyesinden stokta bekliyor. Öte yandan son dönemde Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğinin yeniden hız kazanması ve sevkiyatların kademeli olarak normale dönmesi, ilk etapta lojistik endişeleri bir miktar hafifletmiş görünüyor. Buna rağmen navlun maliyetlerinin halen kriz öncesi seviyelere tam olarak dönmemesi ve bölgedeki jeopolitik risklerin devam etmesi nedeniyle alıcılar temkinli tutumunu koruyor. Piyasa katılımcıları, İran ile ABD arasındaki diplomatik sürecin seyrinin ve Körfez'deki güvenlik görünümünün önümüzdeki dönemde navlun maliyetleri ile ticaret akışını belirleyen başlıca unsurlar olmaya devam edeceğini değerlendiriyor. Bu çerçevede İran kütüğü için Umman'ın Sohar pazarına verilen teklifler CFR 430-440 $/t seviyesinde şekillenirken, Türkiye pazarına yönelik DAP teklifleri ise 480-500 $/t bandında bulunuyor. İran iç piyasasında HBI fiyatı EXW 350 $/t seviyesini korurken, Hazar Denizi çıkışlı sıcak haddelenmiş sac (HRC) ihracat teklifleri FOB 560-570 $/t aralığında alıcı arıyor.
Bölge üreticileri açısından yakından izlenen bir diğer gelişme ise Avrupa Birliği'nin üçüncü çeyreğe ilişkin açıkladığı son tarife kotası kullanım sonuçları oldu. Avrupa ile ticaret hacmi yüksek olan Mısır, Cezayir, Türkiye ve Körfez ülkelerindeki üreticiler, kota kullanım hızının ihracat stratejileri üzerindeki olası etkilerini değerlendirmeye başladı. Avrupa pazarına erişimin zorlaşması halinde ihracatçıların Orta Doğu, Kuzey Afrika ve diğer alternatif pazarlara daha agresif yönelmesi beklenirken, bunun bölgesel rekabeti artırarak fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı destekleyebileceği ifade ediliyor. Buna karşın Avrupa pazarında kullanılabilir kota hacimlerinin korunması, özellikle yassı ürün ihracatında bölge üreticileri için önemli bir çıkış kapısı olmayı sürdürüyor.
Piyasanın genelinde ise "bekle-gör" yaklaşımı hakim. Katılımcılar, bölgedeki jeopolitik tansiyonun düşmesi halinde kütük fiyatlarında kısa vadede 20-30 $/t düzeyinde ilave geri çekilme ihtimalini göz ardı etmiyor. Bu beklenti, alım kararlarının ertelenmesine ve işlem hacimlerinin düşük kalmasına neden oluyor. Afrika pazarında ise ürün grupları arasında farklı yönlerde fiyat hareketleri dikkat çekiyor. Cibuti teslim Çin menşeli kütük fiyatı haziran ayına göre 12 $/t düşüşle CFR 533 $/t seviyesine gerilerken, Mombasa teslim Çin çıkışlı 0,7 mm HRC teklifleri 88 $/t artışla CFR 693 $/t seviyesine yükseldi. Bu ayrışma, uzun ve yassı ürün piyasalarının farklı dinamiklerle hareket ettiğini gösteriyor.
Kuzey Afrika'da Mısır, yerel HRC fiyatlarını 710 $/t seviyesinde korurken, Libya çıkışlı HBI piyasasında dengeli arz-talep yapısı sayesinde Lisco'nun FOB fiyatı 367 $/t seviyesine yükseldi. Güney Afrika'da yassı ürünlerde sınırlı artışlar görülürken HRC 885 $/t, standart sac 988 $/t seviyesine ulaştı ve CRC 958 $/t ile yatay seyretti. Buna karşılık uzun ürünlerde zayıf talep etkisini sürdürdü; inşaat demiri 725 $/t'a, hurda ise 240 $/t seviyesine geriledi.
Bölgenin diğer önemli üreticilerinde de iç piyasa dinamikleri maliyet baskısını ve talep görünümünü doğrudan yansıtıyor. Suudi Arabistan'da yaz aylarıyla birlikte inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması, inşaat demiri talebini zayıflatırken, ülkenin önde gelen üreticisi Hadeed 1 Temmuz itibarıyla inşaat demiri ve kangal ürünlerinde ton başına 130 SAR fiyat indirimi uyguladı. Böylece şirket son dört ay içerisindeki ilk fiyat indirimine gitmiş oldu. İndirimin ardından Hadeed, iç piyasada (EXW) 12-32 mm inşaat demirini 746 $/t (2.800 SAR), 10 mm inşaat demirini ise 773 $/t (2.900 SAR) seviyesinden satışa sunarken, filmaşin teklifleri kaliteye bağlı olarak 760-773 $/t (2.850-2.900 SAR) bandında şekilleniyor.
Cezayir'de yerel inşaat demiri fiyatları 870-880 $/t seviyesinde kalmaya devam ederken, filmaşin ihracat teklifleri FOB 585-600 $/t bandında bulunuyor. Fas'ta ise yerel inşaat demiri fiyatlarının KDV hariç yaklaşık 900 $/t seviyesine ulaşması, bölgenin en yüksek fiyatlarından biri olarak öne çıkıyor.
Irak piyasasında ise üreticiler arasındaki fiyat farkı dikkat çekiyor. Mass Steel 630 $/t ile en yüksek fiyatı sunarken, Van Steel 590 $/t, FF Steel 580 $/t ve Darin Steel 540 $/t seviyelerinde satış gerçekleştiriyor. Genel piyasa fiyatları ise 525-545 $/t bandında dengelenmiş durumda.
Batı ve Doğu Afrika'da da benzer şekilde iç piyasa odaklı bir görünüm hakim. Nijerya'da karışık hurda 590 $/t, inşaat demiri ise 750 $/t seviyesinden işlem görürken, Tanzanya'da HMS hurda fiyatı 423 $/t seviyesinde istikrarını koruyor.
Genel tablo değerlendirildiğinde, MENA çelik piyasasında arz tarafındaki sıkışıklığın tek başına fiyatları yukarı taşımaya yetmediği görülüyor. Enerji kısıtlamaları ve hammadde sorunları üretimi sınırlarken, küresel talebin zayıf seyretmesi ve jeopolitik risklerin sürmesi alıcıların piyasaya mesafeli yaklaşmasına neden oluyor. Mevcut koşullar, kısa vadede düşük işlem hacmi ve sınırlı fiyat hareketlerinin devam edeceğine işaret ediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı