ABD’de kış fırtınalarının Teksas’a kadar uzanan bölgelerde geri dönüşüm tesislerini aralıklı olarak kapatması, özellikle eski kalite çelik arzını sekteye uğrattı. BIR Demir Bölümü’nün World Mirror yayınına göre, önemli miktarda geri dönüştürülmüş çeliğin ihracat kanalına yönelmesi de iç piyasada fiyatların yükselmesine zemin hazırladı.
Japonya’da ise son aylarda üretimdeki durgunluk ve para biriminin sürekli değer kaybı sayesinde geri dönüştürülmüş çelik pazarında daha istikrarlı bir eğilim gözlendi. Çin tarafında ise ham çelik üretimi geçen yıl %4,4 düşüşle yaklaşık 961 milyon tona gerilerken, ihracat 119 milyon tonla rekor seviyeye ulaştı. Kapasite reformu uygulama çabalarına rağmen Çin çeliğinin küresel piyasalarda baskı unsuru olmaya devam etmesinin muhtemel olduğu değerlendiriliyor.
Hindistan’da 2025 yılı çelik talebindeki artış; inşaat, altyapı ve otomotiv sektörlerinden kaynaklandı. Ülkedeki tesisler, daha düşük maliyetli ve kolay temin edilebilir olması nedeniyle ithal geri dönüştürülmüş çelik yerine yerli doğrudan indirgenmiş demiri tercih etti. Derin deniz yoluyla geri dönüştürülmüş çelik ithalatçıları ise Bangladeş ve Türkiye’den gelen bölgesel rekabetle karşı karşıya kaldı.
Avrupa’da Alman geri dönüştürülmüş çelik sektörünün, zayıf sanayi ve inşaat hacimleri ile elektrik ark ocaklı tesislerden gelen düzensiz talep nedeniyle kıtlıkla karşılaşmasının beklendiği aktarıldı. Azalan kar marjları nedeniyle sektörde ilave konsolidasyonların gündeme gelebileceği belirtilirken, özellikle zorlu hava koşullarının İskandinavya’daki geri dönüştürücülerin faaliyet seviyelerini olumsuz etkilediği ifade edildi.
İngiltere’de son dönemde fiyatların yükseldiği ve parçalama hammaddesi için rekabetin yoğunlaştığı bildirildi. Piyasada önemli dalgalanmalar yaşanırken, Unimetals’ın iflası ve aralarında köklü firmaların da bulunduğu bazı işletmelerin faaliyetlerini durdurması sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne serdi.
Orta Doğu’da Birleşik Arap Emirlikleri’nde güçlü alım ilgisi ve ihracat talebi nedeniyle geri dönüştürülmüş çelik fiyatlarının arttığı, Suudi Arabistan’da ise piyasanın görece yatay seyrettiği ve alıcıların seçici stok yenilemeye odaklandığı kaydedildi.
Güney Afrika’da ise hükümetin Fiyat Tercihi Sistemi (PPS) ve ihracat vergi rejiminin uzun vadeli yapısını henüz netleştirmemesi, ticaret faaliyetlerini baskılayan ve çelik değer zinciri genelinde güveni zayıflatan bir belirsizlik yaratıyor. PPS ve ihracat kısıtlamalarının, ülkede geri dönüştürülmüş çelik fiyatlarının küresel piyasa değerinin altında kalmasına yol açtığı öne sürülüyor.
BIR Demir Bölümü İstatistik Danışmanı Rolf Willeke’nin yayımladığı “Dünya Çelik Geri Dönüşümü Rakamları” güncellemesine göre, geçen yılın ocak-eylül döneminde Çin, AB-27, ABD, Japonya ve Güney Kore’de geri dönüştürülmüş çelik tüketimi yıllık bazda geriledi. Buna karşılık Hindistan’da kullanım %16 artışla 29 milyon tona ulaşarak ham çelik üretimindeki %10,5’lik artışı (122,4 milyon ton) geride bıraktı. Türkiye’de ise ham çelik üretimi %0,7 artışla 28,1 milyon tona yükselirken, geri dönüştürülmüş çelik kullanımı %4,3 artışla 24,456 milyon ton olarak kaydedildi.
Ticaret tarafında Türkiye, 2025 yılının ilk dokuz ayında ithalatının %6,8 düşüşle 13,988 milyon tona gerilemesine rağmen dünyanın en büyük geri dönüştürülmüş çelik ithalatçısı konumunu korudu. Hindistan ise %2,8 artışla 6,54 milyon tona ulaşarak ikinci sıradaki yerini pekiştirdi. AB-27 ülkeleri ise aynı dönemde ihracatını %4 azaltarak 11,939 milyon tona düşürmesine rağmen dünyanın en büyük geri dönüştürülmüş çelik ihracatçısı olmayı sürdürdü.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı