13.811,60 TRY BIST 100 BIST 100
55,14 EUR EUR EUR
47,71 USD USD USD
7,11 CNY CNY CNY
0,13 CNY CNY/EUR CNY/EUR
41,60 TRY Faiz Faiz
88,12 USD Petrol(brent) Petrol(brent)
6,63 USD Bakır(lb) Bakır(lb)
99,01 USD Gümüş(ons) Gümüş(ons)
95,22 USD (CME) 62% Fe (CME) 62% Fe
377,25 USD Gemi Söküm Gemi Söküm
6.089,00 TRY Altın(gr) Altın(gr)
95,00 USD Demir Cevheri 61% Fe Demir Cevheri 61% Fe

Jason Gordon: “UK CBAM’de Türk üreticiler için asıl fırsat veri kalitesi”

CBAM Proof Kurucusu Jason Gordon, 2027’de yürürlüğe girecek Birleşik Krallık Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın çelik ticaretinde yalnızca yeni bir uyum yükümlülüğü yaratmayacağını, aynı zamanda tedarikçi tercihlerini de değiştireceğini belirtti. Gordon’a göre Türk çelik üreticileri açısından en büyük avantaj, karbon fiyatı indiriminden ziyade tesise özgü, doğrulanmış ve varsayılan değerlerin altında kalan emisyon verilerini hızlı biçimde sunabilmek olacak.

 Jason Gordon: “UK CBAM’de Türk üreticiler için asıl fırsat veri kalitesi”

Birleşik Krallık Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (UK CBAM), 1 Ocak 2027’den itibaren demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre ve hidrojen ithalatlarına uygulanacak. Sistem kapsamında ithalatçıların, ülkeye getirdikleri ürünlerin gömülü karbon emisyonları üzerinden vergi ödemesi gerekecek. Üreticiye ait doğrulanmış emisyon verisinin bulunmaması durumunda ise HMRC tarafından belirlenen ihtiyatlı varsayılan değerler kullanılacak.

SteelRadar’a değerlendirmelerde bulunan Jason Gordon, Kurucu, CBAM Proof (Archimedes Lever Ltd), UK CBAM ile AB CBAM arasındaki temel farklılıklardan çelik üreticilerinin karşılaşacağı ticari risklere, Türk ihracatçıların hazırlık sürecinden küresel tedarik zincirlerinde beklenen dönüşüme kadar birçok başlıkta görüşlerini paylaştı.

“UK CBAM ve AB CBAM iki ayrı yükümlülük sistemi”

UK CBAM, AB CBAM'den nasıl farklılaşıyor? Çelik sektörü açısından en önemli noktalar neler?

İki sistem aynı adı ve genel olarak benzer bir amacı taşıyor ancak hukuken birbirinden tamamen ayrı sistemler. Her iki pazara da ihracat yapan çelik üreticilerinin bunları tek bir uyum süreci olarak değil, iki ayrı yükümlülük süreci olarak ele alması gerekiyor.

İlk fark hukuki dayanak. UK CBAM, Finance Act 2026 kapsamında oluşturuldu ve ayrıntılı uygulama mekanizması CBAM (Emissions and Verification) Regulations 2026'da düzenlendi. Bu, HMRC tarafından uygulanan bir Birleşik Krallık vergisi. AB CBAM kapsamında düzenlenen bir sertifika veya yapılan bir beyanın Birleşik Krallık'taki yükümlülükler açısından herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmuyor; aynı durum tersi için de geçerli.

İkinci fark, ücretin nasıl hesaplandığı. UK CBAM oranı sabit değil; her üç ayda bir yeniden hesaplanıyor ve Birleşik Krallık Emisyon Ticaret Sistemi'nin (UK ETS) açık artırma fiyatından türetilerek sektörün azalan ücretsiz tahsisat bazına göre aşağı yönlü olarak ayarlanıyor. AB sistemi ise AB ETS açık artırmalarındaki takas fiyatlarının ağırlıklı ortalamasına göre fiyatlandırılan bir sertifika mekanizması üzerinden işliyor. Temel fikir yapısal olarak benzer olsa da rakamlar, zamanlama ve uygulama birbirinden farklı ve bu sistemler birbirinin yerine kullanılamıyor.

Üçüncü ve bir üretici açısından en çok dikkat edilmesi gereken fark ise doğrulama. UK CBAM kapsamında doğrulayıcıların, Global Accreditation Cooperation'ın tam üyesi olan bir kuruluş tarafından akredite edilmesi gerekiyor. HMRC'nin Temmuz 2026'da yayımladığı rehber doğrultusunda doğrulayıcıların belirli ISO ve IEC standartlarına göre akredite edilmiş olması gerekiyor. AB ise Almanya'da DAkkS, Fransa'da COFRAC ve diğer ülkelerdeki eşdeğerleri gibi kendi ulusal akreditasyon kuruluşlarını, paralel ancak kurumsal olarak ayrı bir yapı altında kullanıyor. Bir sistem için alınan akreditasyon diğer sistem için otomatik olarak geçerli olmuyor.

Gerçek anlamda aktarılabilen şey ise temel veriler. HMRC, Birleşik Krallık'ın izleme ve doğrulama metodolojisinin AB CBAM ile birlikte çalışabilirlik sağlayacak şekilde tasarlandığını doğrudan belirtti. Dolayısıyla hâlihazırda AB sistemi kapsamında raporlama yapan bir tesis, Birleşik Krallık için sıfırdan başlamıyor. Üretim yöntemi, emisyon yoğunluğu, öncül ürünlere ilişkin ayrıntılar ve bunların büyük bölümü yeniden kullanılabilir. Ancak raporun kendisinin ve arkasındaki doğrulamanın Birleşik Krallık'ın özel gerekliliklerine göre yeniden yapılması gerekiyor.

“Üreticinin yükümlülüğü hukuki değil, ticari olacak”

Çelik üreticileri ve ihracatçıları 2027'den itibaren Birleşik Krallık'a tedarik sağlarken hangi yükümlülüklerle karşılaşacak ve en büyük zorluklar neler olacak?

Hukuki yükümlülüğün tam olarak nerede olduğunu net bir şekilde belirtmek gerekiyor: UK CBAM kapsamındaki kayıt ve beyan yükümlülüğü doğrudan yurt dışındaki üretici veya ihracatçıya değil, Birleşik Krallık'taki ithalatçıya ait. Ancak bu durum üreticilerin etkilenmeyeceği anlamına gelmiyor; tam tersine. İthalatçının yükümlülüğü, ülkeye getirdiği ürünlerin gömülü emisyonları üzerinden hesaplanıyor. Üretici doğrulanmış veri sağlayamazsa HMRC bunun yerine sektör için en yüksek emisyon yoğunluğu esas alınarak belirlenen varsayılan değeri uyguluyor.

Uygulamada bu durum, belgelenmiş bir tedarikçinin ürünüyle aynı fiyata sahip olsa bile, belgelenmemiş bir tedarikçinin ürününün Birleşik Krallık sınırında daha yüksek maliyetli hale gelmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla üreticilerin karşı karşıya olduğu yükümlülük hukuki değil, ticari bir yükümlülük. Ancak bu yükümlülük gerçek ve Birleşik Krallık'taki alıcıların hangi tedarikçilerden satın almayı tercih edeceğini etkilemeye başlayacak.

Birleşik Krallık'taki ithalatçıların üreticilerden ihtiyaç duyacağı bilgiler şunlar olacak:Yalnızca ticari aracının değil, belirli üretim tesisinin kimliği; yönetmelik kapsamında ton başına beş ondalık basamağa kadar emisyon yoğunluğu; söz konusu rakamın ölçülmüş gerçek bir değer mi yoksa varsayılan bir değer mi olduğu; ve gerekli olduğu durumlarda kullanılan öncül malzemeler ile bunların kendi gömülü emisyonları.

En büyük pratik zorluk zamanlama. Yurt dışındaki bir tesisten doğrulanmış emisyon verilerinin düzgün şekilde toplanması genellikle sekiz ila on iki hafta sürüyor. Doğru tesisin belirlenmesi, veri talebinin gönderilmesi, yanıtın takip edilmesi ve elde edilen verilerin doğrulanması gerekiyor.

HMRC, Birleşik Krallık CBAM kayıt hizmetinin 2028'in başlarına kadar açılmayacağını doğruladı. İlk hesap dönemi 2027 takvim yılının tamamını kapsıyor ve beyan birkaç ay sonra sunulacak. Ancak temel yükümlülük ve kayıt tutma zorunluluğu, bir ithalatçının eşiği aşmasıyla birlikte, evrakların sunulabileceği tarihten değil, yükümlülüğün doğduğu andan itibaren başlıyor.

"Yükümlülük mevcut" ile "bu yükümlülüğe uyum sağlamak için kullanılacak sistem mevcut" arasındaki bu boşluk, karşılaştığım en büyük kafa karışıklığı kaynağı. Bu nedenle veri toplama süreci, çoğu üreticinin düşündüğünden çok daha önce başlamış durumda.

İkinci önemli zorluk ise doğrulamanın kendisi. HMRC artık bir doğrulayıcının karşılaması gereken akreditasyon standartlarını yayımladı ancak henüz bireysel olarak onaylanmış doğrulayıcıların düzenli ve kapsamlı bir listesini yayımlamadı. Üreticiler bu listeyi bekleyerek bir akreditasyon kuruluşuyla görüşmeye başlamayı ertelerse, Birleşik Krallık'taki ithalatçılardan gelen talep gerçekten başladığında kendilerini uzun bir bekleme sırasının sonunda bulabilirler.

“Tedarik zincirinin iki tarafı da yeterince hazır değil”

Çelik üreticileri ve Birleşik Krallık'taki ithalatçılar ne kadar hazırlıklı? Şirketler şu anda ne yapmalı?

Genel olarak yeterince hazırlıklı değiller ve bunun yalnızca bir taraf için değil, tedarik zincirinin her iki tarafı için de geçerli olduğunu söyleyebilirim. Çelik ithalatçılarının kendileri de dahil olmak üzere kamuoyundaki tartışmaların önemli bir bölümü hâlâ düzenlemenin iyi bir fikir olup olmadığına odaklanıyor. Oysa asıl konu, düzenlemeye pratikte nasıl uyum sağlanacağı olmalı. Gerçekten karmaşık ve hâlâ gelişmekte olan bir mevzuat karşısında bu anlaşılabilir bir tepki. Ancak bu durum, gerçek veri toplama çalışmalarının olması gerekenden daha geç başlamasına neden oluyor.

Birleşik Krallık'taki bir ithalatçı için en kritik adım, tedarik zincirini yalnızca doğrudan tedarikçi veya tüccara kadar değil, belirli üretim tesisine kadar takip etmek. Yükümlülük, ürünlerin fiilen üretildiği tesise bağlı ve özellikle ürünlerin aracılar üzerinden geçtiği veya üçüncü bir ülke üzerinden sevk edildiği durumlarda, bu sorunun yanıtlanması insanların beklediğinden daha zor olabiliyor.

Üretici veya ihracatçı açısından öncelik ise veri talebi gelmeden hazırlıklı olmak. Birleşik Krallık'taki müşteri doğrulanmış emisyon verilerini resmi olarak talep ettiğinde, sekiz ila on iki haftalık süre zaten müşterinin kendi uyum takvimi açısından belirleyici bir faktör haline geliyor. Sekiz hafta yerine iki hafta içinde yanıt verebilen bir üretici, fiyatından bağımsız olarak ticari açıdan çok daha cazip bir tedarikçi haline geliyor.

Her iki tarafın da Karbon Fiyatı İndirimi (Carbon Price Relief) konusunda erkenden gerçekçi olması gerekiyor. Bu gerçek bir mekanizma ancak yalnızca ilgili ülkede böyle bir sistemin mevcut olmasına değil, belirli üretim tesisinde gerçekten bir karbon fiyatının ödenmiş olmasına bağlı. İndirimin mevcut olacağını varsaymak ve beyan tarihine kısa süre kala bunun geçerli olmadığını öğrenmek, önlenebilir bir hata.

“Doğrulanmış emisyon verisi tedarikçi tercihlerini değiştirecek”

UK CBAM'in küresel çelik ticaretini ve tedarik zincirlerini nasıl etkilemesini bekliyorsunuz?

Bunu kesin bir sonuçtan ziyade gerekçeli bir beklenti olarak ifade ederdim çünkü sistem hâlâ şekillenmeye devam ediyor. Ancak gidişat oldukça açık görünüyor. Mekanizma, hangi ürünün veya nasıl üretilmesi gerektiğini değiştirmiyor. Belirli bir üretim yöntemi gerektiren bir ürün yine aynı üretim yöntemini gerektirecek. Değişen şey, aynı ürünü aynı spesifikasyonlara göre üreten tedarikçiler arasında hangisinin Birleşik Krallık sınırında daha ucuz hale geleceği.

Bu durum, alıcılar açısından doğrulanmış ve tesise özgü emisyon verileri sağlayabilen tedarikçileri, sağlayamayan veya sağlamak istemeyen tedarikçilere kıyasla önceliklendirmek için gerçek bir teşvik oluşturuyor. Bunun nedeni ikinci grubun ürününün daha düşük kalitede olması değil; veri eksikliğinin varsayılan olarak sektörün en yüksek emisyon değeri üzerinden fiyatlandırılması ve varsayılan değerler kullanılarak bir beyan sunulduktan sonra bu durumun geriye dönük olarak düzeltilememesi.

Zaman içinde bunun, emisyon ölçümü, doğrulamaya hazırlık ve veri taleplerine hızlı yanıt verme konusunda erken yatırım yapan tesisler için gerçek bir ticari avantaja dönüşmesini bekliyorum. Buna karşılık, CBAM'i yalnızca karşı çıkılması veya göz ardı edilmesi gereken bir uyum maliyeti olarak gören tesisler dezavantajlı duruma düşebilir.

Ayrıca bazı tedarik zincirlerinin kısalmasını veya daha şeffaf hale gelmesini bekliyorum. Bunun temel nedeni, CBAM kapsamında ürünleri birden fazla aracı üzerinden gerçek üretim tesisine kadar takip etmenin eskisine göre daha zor olması. Bu izlenebilirlik gerekliliğinin kendisi, bazı alıcıları daha doğrudan tedarik ilişkilerine yöneltebilir.

“Türk üreticiler için asıl fırsat karbon indirimi değil, veri kalitesi”

Türk çelik üreticileri ve ihracatçıları hangi alanlara öncelik vermeli ve rekabet avantajı nerede?

Burada diplomatik davranmak yerine açık konuşmak istiyorum çünkü Türk üreticilerin cesaretlendirici bir tablo yerine doğru bir tabloyu görmesinin daha faydalı olduğunu düşünüyorum.

Türkiye'nin kendi emisyon ticaret sistemi şu anda pilot aşamada ve çelik dahil ticarete açık sektörlerde ücretsiz tahsis oranı oldukça yüksek seviyede. Bu, devlet tarafından yürütülen gerçek bir sistem. Ancak UK CBAM'in Karbon Fiyatı İndirimi kuralları kapsamında indirim, yalnızca bir ülkede böyle bir sistemin mevcut olmasına değil, ilgili tesiste gerçekten ödenmiş olan karbon fiyatına dayanıyor. Bu pilot dönemde tahsisatın fiilen ücretsiz olması nedeniyle, çoğu Türk çelik ihracatçısının şu anda yararlanabileceği indirim sıfıra yakın. Bir üreticinin yanlış evraklara zaman harcadıktan sonra bunu öğrenmesindense, bunu şimdiden açıkça söylemeyi tercih ederim.

Bu nedenle Türk üreticiler açısından gerçekten önemli olan unsur Karbon Fiyatı İndirimi değil, emisyon verilerinin kendisi. HMRC'nin varsayılan değerleri, sektörün en yüksek emisyonlu üretim rotası esas alınarak belirleniyor. Doğrulanmış ve tesise özgü veriler aracılığıyla gerçekten bu varsayılan değerden daha düşük bir emisyon yoğunluğunu kanıtlayabilen bir Türk tesisi, karbon fiyatlandırması konusundan tamamen bağımsız olarak, bunu kanıtlayamayan bir tesise kıyasla doğrudan ve ölçülebilir bir ticari avantaja sahip oluyor.

Somut olarak üç konuya öncelik verirdim. İlk olarak, HMRC'nin Temmuz 2026'da yayımladığı akreditasyon standartlarına aşina olunmalı. Bunlar GACI üyeliğinin yanı sıra ilgili ISO ve IEC standartlarını da içeriyor. Önceden onaylanmış doğrulayıcıların isimlerinin yer aldığı bir listeyi beklemek yerine, şimdiden bir akreditasyon kuruluşuyla görüşmeye başlanmalı.

İkinci olarak, üretim rotası ve emisyon yoğunluğuna ilişkin veriler tesis seviyesinde düzenli ve ölçülebilir hale getirilmeli. Böylece bir Birleşik Krallık müşterisinin talebine aylar içinde değil, haftalar içinde yanıt verilebilir. Bu hızlı yanıt verme kapasitesi de başlı başına bir rekabet avantajı.

Üçüncü olarak, Türkiye'nin kendi emisyon ticaret sisteminin nasıl geliştiği yakından takip edilmeli. Ücretsiz tahsisatın zaman içinde azalması bekleniyor. Emisyonlarını şimdiden ölçen ve doğrulayan bir üretici, gerçek bir karbon maliyetinin uygulanmaya başlaması durumunda çok daha avantajlı bir konumda olacaktır.

Kısacası fırsat şu anda karbon fiyatlandırması tartışmasında değil. Fırsat, rakiplerin çoğu bunu henüz yapamazken, varsayılan değerden daha iyi bir emisyon değerini kanıtlayabilen tesis olmaktan geçiyor.

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı

Bu içeriğe sadece +plus aboneler erişebilir.

Piyasalara dair düşüncelerinizi paylaşmak ve daha fazla yoruma ulaşmak için hemen ABONE OLUN!
ABONE OLUN Zaten bir hesabınız varsa Oturum Açın

En çok okunan haberler

ARGEZ: AB Sanayi Hızlandırma Yasası Avrupa tedarik sanayisi için fırsat sunuyor

11 Ağustos 2026 Salı

Primetals Technologies, KG Steel’in Güney Kore’deki soğuk haddehanesini modernize edecek

11 Ağustos 2026 Salı

Günlük demir cevheri analizi | 11 Ağustos 2026

11 Ağustos 2026 Salı

Manaksia Steels’in net kârı ilk çeyrekte %249 arttı

11 Ağustos 2026 Salı
İzleme Listesi
Genişlet
İzleme listeniz boş

Favori emtialarınızı hızlı erişim için ekleyin ve son fiyat değişim haberlerini kaçırmayın.


Takip ettiğiniz haber kategorisi bulunmuyor
Bildirim Tercihlerini Düzenle
E-Bülten Aboneliği
En güncel haberleri ve günlük demir fiyatlarını e-posta ve sms olarak almak için kayıt olun.
Şimdi Plus Abonesi Olun!
3 gün ücretsiz deneyin!
Şimdi Abone Olun
Tarafsız Fiyatlar
Haberdar Olun
İl Demir Fiyatları
Yorumlar ve Analizler
Şimdi Abone Olun