Avrupa Parlamentosu Ticaret Komitesi’nin kısa süre önce bu yöndeki talebi resmen reddetmesine rağmen, İsviçreli yetkililer Perşembe günü AB temsilcileriyle acil bir toplantı gerçekleştirerek istisna talebini yeniden gündeme taşıdı.
İsviçre Ekonomi İşleri Devlet Sekreterliği (SECO), İsviçre ile AB arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması Ortak Komitesi’nin olağanüstü toplantısının Bern’in talebi üzerine yapıldığını duyurdu. Toplantıda İsviçre tarafı, Avrupa sanayisi için kritik öneme sahip yerleşik bölgesel tedarik zincirlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak, çelik ticaretinde özel muamele talep etti.
İsviçre’nin bu girişimi, AB ticaret politikasında artan gerilimin yaşandığı bir döneme denk geldi. Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA), Salı günü yaptığı oylamada, Haziran 2026’da sona erecek mevcut koruma önlemlerinin yerine geçecek yeni çelik ticaret düzenlemesini 36’ya karşı 2 oyla ve 5 çekimserle kabul etti. Komite, İsviçre’nin kota dışı gümrük vergilerinden muaf tutulmasına yönelik öneriyi ise açık şekilde reddetti.
Kabul edilen yeni çerçeveye göre, AB’ye yapılacak gümrüksüz çelik ithalatı yıllık 18,3 milyon ton ile sınırlandırılacak. Bu rakam, 2024 kotalarına kıyasla %47’lik bir düşüşe işaret ediyor. Kota dışı ithalatta uygulanan gümrük vergileri ise %25’ten %50’ye çıkarılacak. Yeni düzenlemeler kapsamında yalnızca Avrupa Ekonomik Alanı üyeleri olan Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn muaf tutulacak.
Buna karşın, komitenin İsviçre’ye yönelik katı tutumu, AB’nin diğer ticaret ortaklarına verdiği mesajlarla çelişkili bir tablo ortaya koyuyor. Avrupa Birliği Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič, bu hafta AB-Hindistan serbest ticaret anlaşmasının ardından yaptığı açıklamada, Hindistan’ın AB çelik pazarına erişim müzakerelerinde “ayrıcalıklı bir konuma” sahip olacağını ifade etmişti. Hindistan’ın bu kapsamda yılda yaklaşık 1,6 milyon tonluk gümrüksüz kota talep ettiği belirtiliyor.
Uzmanlar, İsviçre’nin artan baskısına rağmen AB’nin yeni çelik politikasında geri adım atmasının kısa vadede zor göründüğünü değerlendiriyor. Yeni düzenlemelerin, Avrupa çelik sanayisini koruma hedefi doğrultusunda daha sıkı bir ticaret rejimi oluşturacağı ve üçüncü ülkelerle ilişkilerde yeni pazarlık süreçlerini beraberinde getireceği öngörülüyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı