İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’in danışmanı Ali Ekber Velayeti, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Direniş Cephesi’nin komuta merkezi Babülmendep’i Hürmüz Boğazı gibi kritik bir geçiş noktası olarak görüyor. Beyaz Saray hatalarını sürdürürse enerji akışı ve küresel ticaret tek bir hamleyle sekteye uğrayabilir” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması çağrısını yineleyerek, aksi takdirde İran’ın ciddi sonuçlarla karşılaşacağını vurguladı.
SteelRadar’a konuşan piyasa katılımcıları, bölgedeki jeopolitik gerilimin enerji ve hammadde akışını şimdiden etkilediğini belirtiyor. Bir piyasa kaynağı, Orta Doğu ve İran’dan Asya ülkelerine petrol ve gaz akışının aksaması nedeniyle tedarikçilerin Rusya çıkışlı toplu sevkiyatlara yöneldiğini, ancak bu gemilerin ulaşım süresinin uzun olması nedeniyle arz tarafında gecikmeler yaşandığını ifade etti. Aynı kaynak, enerji kıtlığının çelik üretim maliyetlerini artırarak fiyatlara yukarı yönlü baskı oluşturduğunu kaydetti.
Bir diğer piyasa katılımcısı, bölgede gemi arzının azalmasının ve bazı deniz geçişlerinin güvenlik riski taşımasının navlun maliyetlerini yükselttiğini, gemi kıtlığının ticaret akışını yavaşlattığını belirtti. Yakıt ikmali için bu boğazları kullanan gemilerin alternatif limanlara yönelmek zorunda kalmasının da operasyonel maliyetleri artırdığı ifade edildi.
Aynı kaynak, söz konusu gelişmelerin şirket operasyonlarına doğrudan yansıdığını belirterek, Güney Amerika, Karayipler ve Meksika hattında ticari faaliyetlerin aksadığını, tedarikçilerin bu bölgelere gemi temin etmekte zorlandığını aktardı. Avrupa hattında ise gemi maliyetlerinin belirgin şekilde yükseldiğini ve piyasanın dalgalı yapısı nedeniyle navlun fiyatlarının hızlı değiştiğini söyledi. Artan hammadde fiyatları ve gaz kıtlığına bağlı olarak üretim maliyetlerinin yükselmesi, ithalat fiyatlarını da yukarı çekiyor.
Bir başka piyasa kaynağı ise İran’ın Babülmendep Boğazı’na doğrudan kıyısı bulunmamasına rağmen, Yemen’deki Husiler ile olan yakın ilişkileri nedeniyle bölgede etkili olabildiğine dikkat çekti. Kaynağa göre, boğazın tamamen kapatılması için geniş çaplı bir deniz ablukasına gerek yok; sınırlı sayıda gemisavar füze saldırısı, insansız hava aracı operasyonları veya deniz mayınları bile geçişleri ticari açıdan yüksek riskli hale getirerek trafiğin neredeyse anında durmasına neden olabilir.
Aynı değerlendirmede, Hindistan alt kıtası ile Avrupa arasındaki ticaretin bu senaryodan daha fazla etkileneceği, çünkü söz konusu hattın Süveyş Kanalı üzerinden geçen ana güzergâhın önemli bir parçası olduğu vurgulandı.
Piyasa değerlendirmelerine göre Babülmendep Boğazı’nda yaşanabilecek bir kesinti, Süveyş Kanalı’nı fiilen devre dışı bırakacak ve gemilerin Ümit Burnu üzerinden Afrika’yı dolaşmasına yol açacak. Bu durumda transit sürelerin 10–20 gün uzaması, navlun ve sigorta maliyetlerinde belirgin artış yaşanması ve küresel tedarik zincirlerinde gecikmeler görülmesi bekleniyor. Özellikle petrol, enerji ve demir-çelik sektörleri bu gelişmeden doğrudan etkilenecek. Uzak Doğu’dan Avrupa ve Türkiye’ye yapılan sevkiyatlarda hem sürelerin uzaması hem de maliyet baskısının artması öngörülüyor.
Öte yandan, birkaç gün önce İran Meclis Başkanı Muhammed Bagır Galibaf, Babülmendep üzerindeki baskının artırılabileceğine dair açıklamalarda bulunmuş, Tahran’ın bu kritik geçiş noktalarına yaklaşımında değişim sinyali vermişti.
Piyasa kaynakları, mevcut tabloda tam kapanma ihtimalinin düşük olduğunu ancak artan jeopolitik riskin dahi navlun, teslim süreleri ve tedarik planlamaları üzerinde etkisini göstermeye başladığını vurguluyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı