Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 5 Mart’ta yapılan yönetmelik değişikliğiyle, yenilenebilir enerji santralleri için gerekli özel mülkiyet taşınmazlarının temininde, önlisans veya lisans sahibi şirketlerin başvurularının uygun bulunması halinde acele kamulaştırma kararı alınabilmesinin önü açıldı.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkan Yardımcısı ve ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, bu düzenlemenin projelerin devreye alınma süresini 36 aydan 18 aya kadar düşürebileceğini belirtti.
Türkiye’de rüzgar enerjisinin 1998’de başladığını ve 2005’te yürürlüğe giren teşvik mekanizmasıyla kurulu gücün 19 megavattan yaklaşık 15 bin megavata ulaştığını ifade eden Arıcı, mevcut durumda projelerin ortalama devreye alma süresinin 5 yıl civarında olduğunu söyledi.
Arıcı, önümüzdeki 3-4 yıl içinde toplam 26 bin megavatlık kapasitenin izin süreçlerinin tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, süreçlerin hızlandırılmasıyla bu sürenin önemli ölçüde kısalabileceğini dile getirdi. “Süper izin” mekanizmasıyla birlikte projelerin 36 aydan 18 aya indirilebileceğini belirtti.
Geçen yıl rüzgar enerjisinde 2 bin 150 megavat kapasitenin devreye alındığını ve Türkiye’nin Avrupa’da ikinci sırada yer aldığını aktaran Arıcı, 2035 hedeflerine ulaşmada en kritik unsurun izin süreçlerinin sadeleştirilmesi olduğunu ifade etti.
Mevzuatta ayrıca iki yeni düzenleme beklendiğini kaydeden Arıcı, orman izinlerine ilişkin değişikliğin ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na imar planı onaylama ve ruhsat yetkisi veren düzenlemenin kısa süre içinde yürürlüğe girmesinin öngörüldüğünü belirtti.
Türkiye’nin rüzgar ve güneşte yıllık 5 bin megavatlık kapasite artışını yakaladığını ifade eden Arıcı, yeni düzenlemelerle 2035 hedefleri için gerekli olan yıllık 7-8 bin megavat seviyesine ulaşılabileceğini söyledi. Depolamalı projelerde ise 33 bin megavatlık bir proje stoku bulunduğunu ve yatırımların özellikle 2027’de zirve yapmasının beklendiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı