WV Stahl, yeni ticaret savunma aracının Almanya ve Avrupa Birliği çelik sanayisini küresel ölçekte devam eden aşırı kapasite artışının neden olduğu kontrolsüz ithalat baskısına karşı korumak açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti.
Alman Çelik Federasyonu Genel Müdürü Kerstin Maria Rippel, yeni mekanizmanın çelik sektörünün uzun süredir maruz kaldığı yoğun ithalat baskısına etkili bir yanıt olduğunu ifade ederek, "Çelik sektörüne yönelik ticaret savunma aracı, çelik sanayisini kapasite sınırlarına kadar zorlayan AB pazarına yönelik yüksek ithalat baskısına etkili bir cevap niteliği taşıyor. Bu araç sektöre yeniden bir perspektif kazandırıyor ve sanayi açısından önemli bir sinyal veriyor." dedi.
Federasyon, etkili koruma mekanizmalarının bulunmaması halinde piyasadaki bozulmaların daha da derinleşeceğini, bunun da yatırımlar, istihdam ve sektörün iklim nötr üretime dönüşümü üzerinde olumsuz sonuçlar doğuracağını vurguladı.
Yeni ticaret savunma aracının temelini, ülke ve ürün bazında belirlenen gümrüksüz ithalat kotaları oluşturuyor. Belirlenen kotanın dolmasının ardından ilgili ürünlere %50 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Önceki AB korunma önlemlerinden farklı olarak kota üst sınırlarının sabit olmayacağı, mevcut piyasa koşullarına göre esnek şekilde belirleneceği ifade edildi. WV Stahl, söz konusu mekanizmanın Avrupa çelik üretiminde kapasite kullanım oranlarının yeterli seviyelere yükseltilmesine önemli katkı sağlayacağını belirtti.
Rippel, Berlin ve Brüksel'deki karar alıcılara da teşekkür ederek, önceki korunma önlemlerinin sona ermesinden önce dengeli ve etkili bir aracın zamanında devreye alınmasının çelik üreticilerini korurken aynı zamanda çelik kullanan sanayilerin çıkarlarını da gözettiğini söyledi. Federasyon, bu sonucun özellikle Alman Federal Hükümeti'nin konuya yönelik açık desteği sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte WV Stahl, Avrupa Komisyonu'nun kalan düzenleyici boşlukları hızla gidermesi gerektiğini belirtti. Federasyon, ticaret savunma aracının kapsamının tüm çelik ürünlerini kapsayacak şekilde genişletilmesini ve çelik yoğun alt ürünlerin de sisteme dahil edilmesini talep etti. Ayrıca kullanılmayan tarife kotalarının sonraki dönemlere devredilmesinin önüne geçilmesi gerektiği, aksi halde kullanılmayan ithalat hacimlerinin daha sonra AB pazarına yönelerek koruma mekanizmasının etkinliğini azaltabileceği ifade edildi.
Federasyonun öncelikli talepleri arasında uzun süredir savunduğu "eritme ve dökme" (melted and poured) kuralının hayata geçirilmesi de yer aldı. Buna göre çelik ürünlerinin menşeinin, ürünün gerçekten eritilip döküldüğü ülkeye göre belirlenmesi gerektiği vurgulandı.
Kerstin Maria Rippel, "Koruyucu kalkan artık yerinde. Şimdi Avrupa Komisyonu bu korumanın aşılamaz olmasını sağlamalıdır. Tarife kotalarının çeliğin üretildiği ülkeye göre tahsis edilmesi büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.
WV Stahl, ticaret savunma aracının tamamlanmasına yönelik atılacak adımların Avrupa sanayi politikası açısından da belirleyici olacağını kaydederken, eritme ve dökme kuralının yalnızca ticaret koruması için değil, Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası (IAA) kapsamındaki tartışmalar ve Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM) düzenlemelerinin geliştirilmesi açısından da merkezi öneme sahip olduğunu belirtti.
Federasyon, Avrupa Birliği'nin uygulamaya koyduğu sanayi politikası araçlarının, Avrupa içerisinde gerçek sanayi yatırımları, katma değer üretimi ve istihdam yaratılmasını sağlayacak şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı