Rapora göre Türkiye’nin AB’ye ihracatı toplam rakamlarda artışını sürdürse de ürün bazında bakıldığında Çin karşısında belirgin bir pazar payı kaybı yaşanıyor.
Son bir yıllık dönemde Türkiye’nin AB’ye ihracatı 9,7 milyar dolar artış gösterdi. Ancak bu artışın 5,7 milyar doları otomotiv sektöründen geldi. Böylece toplam artışın %59’u tek başına otomotiv kaynaklı gerçekleşti. Otomobil, makine-ekipman ve elektrikli teçhizat kalemleri birlikte değerlendirildiğinde ise artışın %72’sinin ilk üç ürün grubundan sağlandığı görüldü. Bu tablo, ihracattaki büyümenin sınırlı sayıda sektöre yoğunlaştığını gösterdi.
Raporda, Türkiye’nin AB’ye ihraç ettiği 97 ürün grubunun 44’ünde Çin’e karşı pazar payı kaybettiği belirtildi. Söz konusu 44 ürün grubu, Türkiye’nin AB’ye toplam ihracatının %35’inden fazlasını oluşturuyor. Genel ihracat artışına rağmen ürün çeşitliliğinde daralma yaşanması ve belirli kalemlerde rekabet gücünün zayıflaması dikkat çekiyor.
Pazar kaybının en belirgin hissedildiği alanlardan biri tekstil oldu. Örme giyim, örülmemiş giyim ve dokumaya elverişli maddelerden diğer eşya gruplarında hem ihracat hacmi hem de AB pazar payı geriledi. 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla bu üç ürün grubunun AB’ye toplam ihracatı yaklaşık 13 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ancak pandemi sonrasındaki geçici toparlanma eğilimine rağmen bazı kalemlerde kayıpların hızlandığı görüldü.
Buna karşılık yüksek teknoloji yoğun sektörlerde daha olumlu bir tablo ortaya çıktı. Demiryolu taşıtları, hava ve uzay taşıtları ile silah ve mühimmat ürün gruplarında AB pazarında artış eğilimi gözlendi. Özellikle savunma sanayi tarafında silah ve mühimmat grubunda AB ithalatından alınan pay %4’ün üzerine çıktı ve artışın istikrarlı bir görünüm sergilediği kaydedildi. Bununla birlikte demiryolu ve hava-uzay taşıtlarında son iki çeyrekte görülen gerilemenin kalıcı olup olmayacağına ilişkin belirsizlik devam ediyor.
Türkiye’nin AB pazarındaki lokomotif sektörü konumundaki otomotiv ise güçlü performansını sürdürüyor. Pandemi sonrasında ivme kazanan yükseliş trendi son bir yılda daha da belirginleşti. AB’ye yapılan binek otomobil satışlarında Çin’in pay kaybı yaşadığı dönemde Türkiye’nin yükseliş göstermesi dikkat çekti.
Raporda, AB’nin Çin’e yönelik korumacı adımlarının Türk otomotiv sektörü açısından fırsat yarattığına işaret edildi. Bu avantajın temelinde uzun yıllara dayanan tedarik zinciri entegrasyonu ve Gümrük Birliği çerçevesinde oluşan yapısal bağların bulunduğu ifade edildi. Öte yandan gündemde yer alan “Made in Europe” düzenlemesinin kapsamı ve uygulama biçimi netleşmiş değil. Söz konusu düzenlemenin nasıl şekilleneceği, mevcut kazanımların sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı