Türkiye uzun çelik piyasasında temmuz ayının ilk haftasında hem yarı mamul hem de nihai mamul ürünlerde aşağı yönlü fiyat hareketleri öne çıktı. İç piyasada talebin zayıf seyretmesi, ihracat pazarlarında siparişlerin istenilen seviyeye ulaşamaması ve gerileyen hurda maliyetleri, üreticilerin daha rekabetçi fiyat politikaları izlemesine neden oldu.
Yarı mamul tarafında haftanın en önemli gelişmesi, Kardemir'in yaklaşık bir aylık aranın ardından gerçekleştirdiği yeni kütük satış turu oldu. Şirket, fiyatlarını 10 $/ton düşürerek S235JR kalite 150x150 mm kare kütüğü 515 $/ton EXW, B420 kaliteyi ise 520 $/ton EXW seviyesinden satışa sundu. Yaklaşık 62.700 tonluk satışın kısa sürede tamamlanması, yerli alıcıların avantajlı finansman ve ödeme koşulları nedeniyle yerli tedarike yönelmeye devam ettiğini gösterirken, ithal ve yerli kütük arasındaki fiyat farkının büyük ölçüde kapanması da ithalatın cazibesini azalttı.
İthal kütük piyasasında ise aşağı yönlü eğilim sürdü. Rusya menşeli kütük teklifleri 495-505 $/ton CFR seviyesine gerilerken, Çin menşeli kütük teklifleri ise 515-520 $/ton CFR Türkiye seviyesine indi. Öte yandan, İran kaynaklı yarı mamullerde artan jeopolitik belirsizlikler ve uzayan teslim süreleri, daha düşük fiyat beklentilerinin uygulanabilirliğini önemli ölçüde sınırlandırdı.
Nihai ürün grubunda da benzer bir görünüm hâkim oldu. Türkiye çıkışlı inşaat demiri ihracat teklifleri 570-580 $/ton FOB seviyelerine gerilerken, piyasa katılımcıları zayıf talep nedeniyle üreticilerin kesin alım teklifleri karşısında daha esnek fiyatlandırma politikaları izlediğini belirtiyor
Filmaşin piyasasında ise iç piyasada fabrika çıkışlı fiyatlar 585-600 $/ton seviyelerinde şekillenirken, ihracat teklifleri 585-610 $/ton FOB bandında yoğunlaştı. Talebin toparlanmaması nedeniyle üreticiler, yalnızca fiyat tarafında değil, ödeme vadeleri ve ticari koşullarda da daha rekabetçi teklifler sunarak ileri vadeli ihracat siparişlerini güvence altına almaya çalışıyor.
Uzun çelik piyasası üzerinde baskı oluşturan en önemli unsurlardan biri de hurda fiyatlarındaki gerileme oldu. Türkiye'nin ithal premium HMS 1/2 (80:20) hurda fiyatının 370 $/ton CFR seviyesine kadar düşmesi, üretim maliyetlerini aşağı çekerken, zayıf nihai talep nedeniyle bu maliyet avantajı fiyatlara yukarı yönlü destek sağlayamadı. Bunun yerine üreticiler, maliyetlerdeki gevşemeyi satışlarını koruyabilmek adına daha rekabetçi fiyatlara yansıttı.
İhracat tarafında Avrupa pazarındaki durgunluk devam ederken, kota uygulamalarının etkisiyle sipariş hacimleri istenilen seviyeye ulaşamadı. Bu nedenle Türk üreticileri alternatif pazarlarda daha aktif bir satış politikası izlemeye çalışırken, küresel arz fazlası ve yoğun fiyat rekabeti ihracat marjlarını baskılamayı sürdürüyor.
Genel görünüm değerlendirildiğinde, Türkiye uzun çelik piyasasında fiyatların yönünü belirleyen temel unsur talep olmaya devam ediyor. İç tüketim ve ihracat siparişlerinde belirgin bir toparlanma görülmediği sürece üreticilerin rekabetçi fiyat politikalarını sürdürmesi beklenirken, kütük, inşaat demiri ve filmaşin fiyatlarının kısa vadede dar bantta ve aşağı yönlü baskı altında hareket etmeyi sürdüreceği öngörülüyor. Piyasanın yeniden dengelenebilmesi için ise hurda fiyatlarının istikrar kazanmasının yanı sıra ihracat siparişlerinde ve nihai tüketimde daha güçlü bir toparlanmaya ihtiyaç duyuluyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı