Türkiye uzun çelik piyasasında haziran ayının ikinci yarısına girilirken genel görünüm değişmedi. İnşaat demiri ihracat ve iç piyasasında işlem hacimleri düşük seviyelerde kalmaya devam ederken, kütük segmentinde de hem yerli hem ithal tarafta belirgin bir hareketlilik gözlenmiyor. Piyasanın genelinde alıcıların temkinli tutumu ve fiyat beklentilerindeki farklılıklar işlem hacimlerini sınırlayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
İnşaat demiri ihracat tarafında üreticiler 595-610$/ton FOB Türkiye aralığında teklifler vermeyi sürdürse de, işlem yapılabilir seviyelerin 585-595$/ton FOB bandında şekillendiği görülüyor. Üreticilerin hedeflediği 600$/ton FOB seviyesinin henüz alıcılar tarafından yeterince kabul görmediği, özellikle ana ihracat pazarlarında talebin zayıf seyretmesi nedeniyle satışların sınırlı kaldığı belirtiliyor.
Piyasa katılımcıları, Kurban Bayramı sonrasında beklenen talep artışının gerçekleşmediğine dikkat çekerken, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizliğin alıcıları kısa vadeli hareket etmeye yönlendirdiğini ifade ediyor. Enerji maliyetleri, petrol fiyatları ve navlun piyasasına ilişkin endişeler nedeniyle birçok alıcı uzun vadeli pozisyon almaktan kaçınıyor. Bu durum, ihracat pazarlarında fiyat görüşmelerinin uzamasına ve işlem kararlarının ertelenmesine neden oluyor.
İç piyasada fiyatlar bölgelere göre farklılaşmaya devam ediyor. İzmir’de 580$/ton seviyeleri öne çıkarken, Marmara’da fiyatların 600$/ton civarında şekillendiği görülüyor. İskenderun bölgesinde ise bazı üreticilerin fiyatlarını 585$/ton seviyesine kadar taşıdığı dikkat çekiyor.
Kütük piyasasında ise dengeli ancak zayıf bir görünüm öne çıkıyor. Kardemir'in satışlarını kapalı tutmaya devam etmesi spot arzı belirli ölçüde sınırlandırsa da, talebin düşük olması fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşmasını engelliyor.
İthal kütük tarafında ise satıcı ve alıcı beklentileri arasındaki makasın halen kapanmadığı görülüyor. Rusya menşeli kütük tekliflerinin 510$/ton CFR Türkiye seviyesinde bulunmasına rağmen alıcıların 490$/ton CFR seviyelerine yakın fiyat beklentisi içerisinde olması yeni işlemleri zorlaştırıyor. Çin menşeli yarı mamullerde ise 525-530$/ton seviyelerindeki teklifler rekabetçi bulunmakla birlikte talep tarafında henüz güçlü bir alım iştahı oluşmuş değil.
Hurda piyasasında fiyatların yatay seyretmesi de uzun ürün üreticilerine maliyet tarafında yeni bir yön sinyali vermiyor. Bu nedenle üreticiler mevcut fiyat seviyelerini korumaya çalışırken, alıcılar ise daha düşük seviyelerin oluşup oluşmayacağını görmek amacıyla bekle-gör stratejisini sürdürüyor.
Önümüzdeki dönemde piyasanın yönü açısından temmuz ayında devreye girmesi beklenen yeni ticaret kotaları, Orta Doğu'daki gelişmeler ve hurda fiyatlarının seyri belirleyici olacak. Mevcut görünüm, kısa vadede fiyatlardan çok işlem hacimlerinde kademeli bir toparlanma ihtimaline işaret etse de, piyasanın güçlü bir yükseliş trendine girmesi için nihai tüketici talebinde daha belirgin bir canlanmaya ihtiyaç duyulduğu değerlendiriliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı