Yılın ilk beş ayında ise üretim %6,8 artışla 16,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından açıklanan verilere göre, üretimdeki yükseliş sürerken, mayıs ayında nihai mamul tüketimi sınırlı gerileme gösterse de yılın ilk beş ayında iç talep güçlü seyrini korudu.
2026 yılının mayıs ayında nihai mamul tüketimi, geçen yılın aynı ayına göre %1,1 azalışla 3,4 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Buna karşın ocak-mayıs döneminde tüketim %7,5 artışla 16,7 milyon tona yükseldi.
Dış ticaret verilerine bakıldığında, mayıs ayında çelik ürünleri ihracatı miktar yönünden %0,2 azalışla 1,3 milyon ton, değer yönünden ise %0,6 düşüşle 914,8 milyon dolar oldu. Yılın ilk beş ayında ise ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında %2,9 azalışla 6,1 milyon ton, değer bazında ise %4,7 düşüşle 4,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
İthalat tarafında ise mayıs ayında gerileme yaşandı. Çelik ürünleri ithalatı miktar yönünden %16,4 azalışla 1,6 milyon ton, değer yönünden ise %18,2 düşüşle 1 milyar dolar olarak kaydedildi. Buna rağmen ocak-mayıs döneminde ithalat miktar bazında %0,5 artışla 7,5 milyon tona yükselirken, değer bazında %3,7 azalışla 5,1 milyar dolar oldu. Bu gelişmeler doğrultusunda, 2025 yılının ocak-mayıs döneminde %80,8 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2026 yılının aynı döneminde %79,9'a geriledi.
Türkiye, haksız ithalata karşı tedbirlerini hızlandırmalı
Açıklamada görüşlerine yer verilen TÇÜD Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, son dönemde Çin menşeli ürünlere yönelik çeşitli ticaret politikası önlemlerinin uygulanmasına rağmen bu ülkeden gerçekleştirilen çelik ithalatının beklenen ölçüde gerilemediğini, hatta bazı ürün gruplarında yüksek oranlı artış eğiliminin devam ettiğini belirtti. Rusya ve ASEAN ülkelerinden yapılan ithalatın da yükseliş eğiliminde olduğunu ifade eden Yayan, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin giderek güç kazandığına dikkat çekti.
Yayan, Avrupa Birliği'nin Temmuz 2026'da yürürlüğe koyduğu yeni çelik korunma önlemlerinin Türk çelik sektörü üzerindeki etkisinin başlangıçta öngörülenden daha sınırlı kalabileceğini belirterek, özellikle Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ülkeleri için ayrılan 1,5 milyon tonluk serbest kotadan alınabilecek pay sayesinde Türkiye'nin AB'ye yıllık çelik ihracatını 3 milyon tonun üzerine çıkarabileceğinin değerlendirildiğini ifade etti.
Bununla birlikte Yayan, küresel ölçekte korumacılık politikalarının hızla yaygınlaştığı mevcut konjonktürde Türkiye'nin de sanayi ve dış ticaret politikalarını gözden geçirerek yerli üretimi destekleyen, haksız ithalatı önleyen ve dış ticaret dengesini güçlendirecek tedbirleri hızlandırmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı