TCMB 2026 enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etti
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini güncelledi. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın yılın ilk Enflasyon Raporu sunumunda paylaştığı verilere göre, 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığı yüzde 13-19 bandından yüzde 15-21 aralığına çıkarıldı. 2026 için ara hedef ise yüzde 16 seviyesinde korundu.
2027 yılı enflasyon tahmini yüzde 6-12 aralığında açıklanırken, ara hedefler 2027 için yüzde 9, 2028 için ise yüzde 8 olarak sabit bırakıldı.
Revizyonun gerekçeleri
Başkan Karahan, tahmin aralığındaki güncellemede risklerin belirginleşmesi, varsayımlardaki değişiklikler ve TÜFE hesaplama yönteminde yapılan düzenlemelerin etkili olduğunu belirtti. Özellikle hizmet grubunun endeks içindeki ağırlığının artmasının yukarı yönlü etki yarattığı ifade edildi.
Ocak ayı itibarıyla tüketici enflasyonunun yüzde 30,7 seviyesine gerilediğini aktaran Karahan, bu dönemde gıda fiyatları ve yıl başına özgü fiyat ayarlamalarının etkili olduğunu söyledi. Hizmet enflasyonunda katılığın zayıflamaya başladığına dikkat çeken Karahan, kira ve eğitim kalemlerinde geçmişe endeksleme davranışının kırılma sinyalleri verdiğini kaydetti. Yıl sonunda kira enflasyonunun yüzde 30-36 bandına gerileyebileceği öngörülüyor.
Sıkı para politikası vurgusu
TCMB, dezenflasyon sürecine yönelik sıkı ve veri odaklı duruşun süreceği mesajını yineledi. Aralık ayında politika faizinin yüzde 38’e, ocak ayında ise 100 baz puanlık indirimle yüzde 37’ye çekildiğini hatırlatan Karahan, enflasyon görünümünde hedeflerden belirgin sapma olması halinde para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceğini vurguladı.
Karahan, kısa vadede faiz indirim adımlarının büyüklüğünü artırmak için gerekli eşiğin “bir miktar yüksek” göründüğünü ifade etti. Mart ve nisan ayı verilerinin enflasyon görünümünü netleştirmek açısından kritik olacağını belirtti.
Küresel riskler ve iç talep dengesi
Sunumda küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Küresel büyüme beklentilerinde toparlanma sinyalleri görülse de, ticari korumacılık ve jeopolitik gelişmelerin aşağı yönlü risk oluşturduğu belirtildi.
Sıkı para politikasının etkisiyle iç talepte dengelenme sürecinin sürdüğü, tüketimin büyümeye katkısının azalırken yatırımların payının arttığı ifade edildi.
Rezervlerde artış, KKM’de tasfiye
6 Şubat itibarıyla brüt rezervlerin 208 milyar dolara, swap hariç net rezervlerin ise 78 milyar dolara yükseldiği açıklandı. Bir dönem 140 milyar doları aşan Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesinin 0,1 milyar doların altına gerileyerek büyük ölçüde tasfiye edildiği bildirildi.
Gıda, enerji ve petrol beklentisi
Karahan, gıda enflasyonunda son dönemde oynaklığın öne çıktığını, ancak ilk 6 aya ilişkin tahminlerle uyumlu bir seyir izlendiğini söyledi. Enerji fiyatlarındaki artışın ve dış talepteki toparlanmanın da tahminlerde etkili olduğu kaydedildi.
ABD’de seçim sürecinin ardından petrol fiyatlarında gerileme beklendiğini belirten Karahan, bunun dezenflasyona katkı sağlayabileceğini ifade etti. Maliye politikasıyla sağlanan eşgüdümün de enflasyonla mücadeleye destek vereceği belirtildi.
“Fiyat istikrarı sürdürülebilir büyümenin ön koşulu”
Başkan Karahan, fiyat istikrarının kalıcı büyüme için temel şart olduğunu vurgulayarak, enflasyonu ara hedeflerle uyumlu seviyelere indirmek için gerekli tüm adımların atılacağını söyledi.
Ayrıca “yastık altı” olarak nitelendirilen yaklaşık 600 milyar dolarlık altının servet etkisine de dikkat çeken Karahan, altın fiyatlarındaki artışın ekonomik davranışlar üzerinde yaklaşık 200 milyar dolarlık bir servet etkisi oluşturduğunu ifade etti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı