Kuruluş tarafından yapılan değerlendirmede, bölgede artan gerilimin jeopolitik kırılganlıkları ortaya çıkardığı belirtilerek, savaşın süresi ve kapsamına bağlı olarak ABD’nin makroekonomik görünümü ile kredi koşullarının olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.
Açıklamada temel senaryonun askeri gerilimin kısa süreli olması yönünde olduğu ancak çatışmanın uzaması veya farklı güvenlik olaylarıyla genişlemesi halinde ekonomik etkilerin daha belirgin hale gelebileceği kaydedildi.
Değerlendirmeye göre uzun süren veya genişleyen bir savaş, enerji piyasalarında ve küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açabilir. Bu durumun enflasyon baskısını artırabileceği ve ekonomik büyümeyi zayıflatabileceği vurgulandı.
ABD’nin net enerji ihracatçısı olmasına rağmen ham petrol ithalatını sürdürdüğüne dikkat çekilen raporda, Orta Doğu’dan gelen bazı ürünlere bağımlılığın devam ettiği belirtildi. Körfez ülkelerinin özellikle alüminyum, gübre, pestisitler ile petrol ve kömür ürünlerinde önemli tedarikçiler arasında yer aldığı ifade edildi.
Enerji ve emtia fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalmasının şirketlerin üretim maliyetlerini artırabileceği, bunun da tüketici harcamaları ve ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirildi. Artan enerji maliyetlerinin veri merkezi yatırımları gibi büyümeyi destekleyen alanlarda da yavaşlamaya yol açabileceği aktarıldı.
S&P’ye göre tarım, kimya, metal ve madencilik, petrol ve gaz ile ulaştırma sektörleri çatışmanın doğrudan etkilerini hissedebilecek alanların başında geliyor. Uzayan tedarik zinciri sorunlarının ise daha geniş bir sektör grubunu etkileyebileceği belirtildi.
Raporda ayrıca çatışmanın beklenenden uzun sürmesi durumunda finans kuruluşları, sigorta şirketleri ve kamu finansmanı kurumlarının da yükselen enflasyon ve zayıflayan büyüme gibi dolaylı etkilerle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi. Buna karşın petrol ve gaz şirketlerinin yüksek enerji fiyatlarından fayda sağlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı