SteelRadar’a değerlendirmelerde bulunan Sırbistanlı sektör kaynakları, ithalat kotası uygulamasının başlangıçta yerli üretimi ve çelik sanayisini stratejik olarak korumak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti. Ancak daha sonraki süreçte, kota korumasından yararlanan ve pazarda hâkim konumda bulunan üreticilerin fiyatlarını hızla artırdığı ifade edildi. Fiyat artışlarının bölgedeki genel piyasa eğilimlerini yansıtmaktan ziyade, koruma altında bulunan bu üreticilerin kendi fiyat politikalarının bir sonucu olduğu aktarıldı.
Kaynaklar, diğer tüm tarafların; yani ithalatçıların, son kullanıcıların ve diğer piyasa katılımcılarının ise bu koşullara uyum sağlamak zorunda kaldığını belirterek, bunun o dönemde olduğu gibi bugün de ciddi bir mücadele olmaya devam ettiğini ifade etti.
Karşılaştırma yapıldığında, kota uygulaması öncesindeki yılda Sırbistan'ın Türkiye'den yaklaşık 115 bin ton inşaat demiri ve filmaşin ithal ettiği belirtildi. Yeni uygulamayla birlikte ise Türkiye'den yapılan ithalatın çubuk inşaat demiri için çeyrek başına 6 bin 600 ton, filmaşin ve kangal inşaat demiri için ise ayrı ayrı 2 bin 800 ton ile sınırlandırıldığı bildirildi.
Kaynaklar, Bosna Hersek'teki Zenica Çelik Fabrikası'nın faaliyetlerini tamamen durdurmasının da başlı başına ayrı bir konu olduğunu belirtirken, fabrikanın kapanmasının ardından inşaat demiri kotasının kısa süre önce yaklaşık 2 bin ton artırıldığını ifade etti.
Benzer bir durumun Avrupa Birliği menşeli ürünler için de geçerli olduğu, özellikle İtalya'dan yapılan sevkiyatların da aynı kota uygulamalarından etkilendiği kaydedildi.
Sektör kaynaklarına göre, bölgede çelik fiyatları genel olarak ±10-20 euro/ton aralığında dalgalanırken, Sırbistan'da fiyat hareketleri bu seviyelerin çok üzerinde gerçekleşti.
Talep tarafında ise yılın ilk aylarında istikrarlı bir görünüm hâkim olurken, mayıs ayından itibaren piyasanın belirgin şekilde yavaşladığı bildirildi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı